X

5 adımda iş şekillendirme rehberi

İşe giderken mutsuz olmak, iş yerinde mutsuz hissetmek ve her gün iş yerine bir daha dönmemeyi hayal etmek… 

Hepimiz bu günlerden geçtik. Ama ne yazık ki istifa etmenin artık seçenek olmadığı bir dönemdeyiz. Dolayısıyla profesyonel yaşamdaki temel hedefimiz, iş yerindeki sorunları kontrol altına almak ve tatminsizliği gizleyerek hareket etmek oldu. Neyse ki çalışmalar bizi destekliyor ve sadece 2024 yılında iş yerine bağlı çalışanların %10, sonraki bir yıl içinde işinden istifa etmek isteyenlerin ise %40 oranında olduğunu gösteriyor. Ancak eldeki maaş güvencesi ve iş yerinde kazanılan kıdem gibi faktörler, bu seçeneği çoğu kişi için eliyor. Bunun üstüne işten çıktıktan sonra yeniden iş bulma stresi ve bulunan işin de üç aşağı beş yukarı benzer olma ihtimali eklenince sorunun içinden bir türlü çıkılamıyor.

Eğer siz de buraya kadar okuduklarınızla bağ kurduysanız, “sessiz istifa” olarak adlandırılan yeni fenomen aradığınız çözüm olabilir. İşten çıkmak zorunda kalmadan iş hayatını dönüştürmekten ve bireysel mutluluğa hizmet edecek şekle getirmekten ibaret olan bu yaklaşımı herkesin benimsemesi gerekiyor. Çünkü içinde bulunmak zorunda olduğunuz ortamı, size hizmet edecek şekilde yapılandırdıktan sonra kendi güçlü yönlerinize, tutkularınıza ve kişisel değerlerinize daha kolay odaklanabiliyorsunuz.

1. Güçlü yönlerinizin farkına varın

İş şekillendirmenin ilk adımı kendini tanımakla başlar. İş yerinde size enerji ve heyecan veren anları düşünerek nelere odaklanacağınızı daha iyi kavrayabilirsiniz. Objektif bir düşünme sürecinden sonra öncelikle güçlü üç yönünüzü listeleyin. Bunlar; yaratıcılık, liderlik, sorun çözme, analitik düşünme veya iletişim gibi birçok şey olabilir. Daha sonra güçlü olduğunuz bu yönleri mevcut görev akışına dahil edin ve akış içinde hangi yönlerinize daha çok gereksinim duyduğunuzu belirleyin. Ardından güçlü yönleri desteklemeyen aktiviteleri eleyin ve yerine keyif aldığınız görevleri ekleyin.  

Bu sırada nelerin sizi sıktığını ve en çok hangi görevlerde zorlandığınızı düşünmeyi de ihmal etmeyin. Çünkü bu sayede sadece güçlü yönlerin farkına varmakla kalmaz, aynı zamanda enerjinizi çalan ve veriminizi düşüren tehditleri de kontrol altına alma avantajı edinirsiniz. 

2. Görev ve sorumlulukları yeniden düzenleyin

Görev ve sorumlulukları yeniden düzenlemek denilince gözünüz korkmasın. Çünkü bu adım, iş hayatındaki rolünüzü bir anda değiştireceğiniz anlamına gelmez. Daha çok mevcut sorumlulukları keyif alacağınız hale getirmeyi önerir. Rutindeki parçaları güçlü yönlerinizi pekiştirecek şekilde düzenlerseniz iş hayatından fazlasıyla keyif alabilirsiniz. 

Bu adıma başlamadan önce haftalık görevlerinizi çıkarın ve bunlar arasında kişisel yetilerinize en uygun olanları belirleyin. Örneğin; yaratıcı bir insansanız, idari işler gibi tekrarlayan görevlerde yavaş olmanız çok normal. Bu durumda, görevi daha iyi yapacak biriyle takas etmeyi deneyin ve  yaratıcılığınızı öne çıkaracak sorumluluklarda aktif görev alma talebinizi iletin. İstekli olduğunuz alanları başkalarının da görmesini sağlayarak herkesi gereken adımı atmaya teşvik edebilirsiniz.

3. İş amacını tanımlayın

Bazen iş yerindeki sorun görevlerden çok onlara bakış açınızdadır. Bakış açısında yapacağınız ufak değişiklikler sayesinde yaptığınız işte daha fazla anlam bulabilir ve kendizi değerli hissedebilirsiniz. Bunun için kişisel görev tanımına giren eylemlerin müşterileri ve diğer çalışanları nasıl etkilediğini düşünün. Emin olmadığınız durumlarda karşı tarafa soru sormaktan çekinmeyin ve bu görev sayesinde insanların ne edindiğini belirleyin. Mesela otomatikleşmiş görevlerde sıkılırken aslında bu işlerin şirket amacına ve çalışan mutluluğuna nasıl hizmet ettiğini düşünmeyi deneyin. Bu adım, zihninizi değiştirerek olayları geniş pencereden görmenize yardımcı olabilir.

4. Kariyer hedefleri belirleyin

İşinizden genel anlamda memnun olsanız bile, kendinize her zaman kariyer hedefleri belirlemeniz gerekir. Bu sayede kişisel gelişim isteğini canlı tutar ve sürekli ilerlemek için sebep ararsınız. İşin sıradanlaşmasıyla mücadele etmek için kendinizi sürekli öğrenim sürecine dahil etmeyi deneyin. Online kurslar almak, seminerlere katılmak veya yeni bir yazılım öğrenmek bu sürecin parçası olabilir. Böylece hem işe olan heyecanınızı canlı tutar hem de sektör gelişmelerini yakından takip edersiniz. Ayrıca şirket bağlılığını vurgulayarak daha iyi pozisyona gelme şansı da edinirsiniz.

5. Kişiselleştirilmiş çalışma ortamı yaratın

Mutlu ve tatminkar bir iş yerinin temelinde kişiselleştirilmiş çalışma alanı yatar. Standartlaştırılmış bir ortam bireysel gereksinimleri göz ardı ettiğinden yaratıcılığın ve motivasyonun desteklenmesini önler. İş verimliliğini ve konforunu da büyük ölçüde düşürür. Çalıştığınız ortama ait hissetmenizi sağlayacak ufak değişiklikerle, gün içindeki ruh halini ve odağı iyileştirme imkanınız olur. Birkaç yeşil bitki, dekoratif çerçeve ve obje kullanarak bulunduğunuz ortamı daha çalışabilir ve olumlu bir düzene sokabilirsiniz.

İş yerini size uydurmaktansa, iş yerini kendinize uydurmaya hemen başlayabilirsiniz. Böylece üretkenliği, bireysel mutluluğu ve iç huzuru artırabilirsiniz. Güçlü yanlarınızı ve tutkularınızı besleyen ufak adımlarla son derece tatmin ve ilham dolu bir döneme girebilirsiniz.

Kaynak: happiful

İlginizi çekebilir: Daha huzurlu bir iş hayatı için öneriler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale