X

45 yıllık araştırma sona erdi: “Süper zeki” çocuklar nasıl eğitilmeli?

Eğitim çağı, bir çocuğun en önemli dönemi. Çocuğun düşünmeyi, fikir yürütmeyi, ne yapmayı sevdiğini, ne yapmayı sevmediğini öğrendiği bu kritik dönemde nasıl bir yol izlendiği bir hayli önemli. Hele ki çocuğunuz bir süper zekaysa!

Peki süper zeki bir çocuk nasıl eğitilir?

Normalin üstüne bir IQ’ya sahip çocuklar, eğitim hayatında yaşıtlarına göre zorlu süreçler yaşayabiliyor. Birçok eğitimci bu noktada ne yapılması gerektiğini biliyor olsa da aileler, panikleyebiliyor, yanlış bir şey yapmayayım derken çocuğa yardımcı olmayabiliyor. Ne var ki sizinle birazdan paylaşacağımız araştırmanın sonuçları hem birçok eğitimciye hem de ailelere oldukça yol gösterici olacak.

Psikolog bir grup 45 yıl boyunca 5000 farklı deha çocuğa eğitim verdi. Bu süreç boyunca süper zeki çocukların eğitim alırken zorlandıkları ya da onlara yardımcı olan faktörleri tespit etti. Araştırma aynı zamanda, tarihin çocuklar üzerinde yapılan en uzun araştırması niteliğinde.

“İstesek de istemesek de, bu çocuklar toplumu gerçek anlamda şekillendiriyor.”

Sayısal anlamda ayrıcalıklı çocukların incelediği ve eğitildiği araştırmada psikologlar 45 yıl boyunca 5000 farklı süper zeka çocuğu gözlemleme şansı buldu. Bu süreç boyunca çocukların eğitimleri için neyin gerekli ya da neyin sakıncalı olduğunu tespit eden ekip, 2016’da sonlanan araştırmanın sonuçlarını paylaştı.

İşte 45 yıllık araştırmanın 6 önemli sonucu:

Çocukların %1’i, %0.1’i ve %0.01’i ayrıcalıklı bir hayat sürüyor

Araştırmayı yürüten SMPY, çocukların zekalarını test etmek için üniversiteye giriş sınavı olan SAT’yi ve birçok farklı IQ testini kullandı. Bu testlerden hemen sonra araştırmacılar, hayat kalitesi, yerleşilen okullar ve seçilen kariyer yolları gibi faktörleri incelemeye başladı. Çocuklardan en üstün yetenekli olanlar, doktora, lisans programlarını dereceyle tamamladılar. Ayrıca iş hayatına atılanların birçoğu, gelir seviyesi en yüksek olan insanların %5’i arasında yer aldı. Duke Üniversitesi’nde çalışan psikolog Jonathan Wei süper zeki çocuklara zaman ayırılması gerektiğinin altını ise şu sözlerle çiziyor; “İstesek de istemesek de, bu çocuklar toplumu gerçek anlamda şekillendiriyor.”

Süper zeka kendini pek çok farklı alanda belli edebiliyor

Araştırmaya göre zeki olmak yalnızca güçlü bir hafıza ya da ileri bir sayısal yetenek anlamına gelmiyor. İncelenen 5000 çocuğun arasında aynı zamanda, ileri bir tahmin etme, görselleştirme ve akıl yürütme yeteneğine sahip pek çok çocuk bulunuyor. Bu yetenekli çocuklar, bir mekanizmanın ya da kuramın gelecekte nasıl sonuçlar doğuracağına, nasıl vücut bulacağına ve ne gibi etkileri olacağına dair oldukça yetenekli tahminlerde bulunabilme becerilerine sahip.

Süper zeki çocukların birçoğu yeterince ilgi görmüyor

Araştırmanın en önemli sonuçlarından biri diyebileceğimiz maddeye geldi sıra. Sonuçlara göre süper zeki çocukların birçoğu, okulda öğretmenleri tarafından yeterince ilgi görmüyor. Araştırmaya göre, genel olarak sınıftaki diğer çocukların belli bir seviyeye getirilmesi ön planda tutuluyor ve süper zeki çocuklar geri planda bırakılıyor. Ortaya çıkan bu ihmalkar durum, öğretmenlerin deha çocukların sordukları sorulardan çekinmeleri ve çocukların zekasıyla nasıl başa çıkacaklarını bilememelerinden kaynaklanıyor. Dolayısıyla süper zeki çocukların nasıl eğitilmesi gerektiğini öğrenmek bir hayli önemli.

SMPY’e göre standartlaştırılmış testler, seviye belirlemek için bir hayli yardımcı olabilirken, aynı zamanda süper zeki çocukların hangi alanda daha becerili ve hevesli olduklarını tespit etmede en etkili yöntemlerden biri.
Sınıf atlamak işe yarıyor!

SMPY, bu tür süper zeki çocukların potansiyellerini açığa çıkarabilmeleri için onlara gerekli ortamın sağlanması gerektiğini savunuyor ve bu bağlamda çocuklara sınıf atlatmanın faydalı olabileceğini söylüyor. Araştırmacılar sınıf atlatılan çocuklarla, eğitimlerine bulundukları sınıfta devam eden çocukları karşılaştırdı ve sonuç sınıf atlayan çocukların atlamayanlara göre, özellikle matematik, teknoloji, mühendislik ve bilim alanlarındaki doktora ve lisans programlarını %60 oranda daha fazla kazandığını gösterdi.

Standartlaştırılmış testler belirleyici olabiliyor

Birçok bilim insanı ve eğitimci üniversiteye hazırlık sınavları gibi standartlaştırılmış testlerin, süper zeki çocukların seviyelerini belirlemek için yetersiz olduğunu savunuyor. Ancak SMPY’e göre bu tür testler, seviye belirlemek için bir hayli yardımcı olabilirken, aynı zamanda süper zeki çocukların hangi alanda daha becerili ve hevesli olduklarını tespit etmede en etkili yöntemlerden biri. Böylelikle öğretmenler, çocukların ilgi alanlarını tespit ederek ve çocukların eğitimlerini o alanda devam ettirerek, çok daha verimli geri dönüşler elde etti.

Süper zekiler “değişime” odaklanıyor

Psikolog Carol Dweck, başarılı insanların “sabit bir zihne” değil, değişken ve gelişen bir zihne sahip olduklarını söylüyor ve ekliyor;

“Bu tür insanlar, değişim odaklı yaşarlar ve yeni bir şeye adapte olmakta asla zorlanmazlar.”

SMPY, Carol Dweck’in elde ettiği bu sonuca katılıyor. SMPY buna ek olarak, süper zeki çocukların yalnızca bu şekilde keşfedilmesinin yetersiz olabileceğini, deha çocukların pratikle ve yardımla çok daha kolay ve hızlı eğitilebileceğini söylüyor.

İlginizi çekebilir: Çocuklarda erteleme alışkanlığının önüne geçmenin 7 yolu

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale