X

3 büyük değişimle Facebook’un gelecek 10 yılı

Yıllık Facebook F8 Geliştirici Konferansı katılımcıları, bu yılki konferansın hem spiritüel hem de maddi açıdan tatmin edici bulduklarını belirtiyorlar. Bu yıl konferansa damga vuran olaylar; Mark Zuckerberg’in açıkladığı Facebook’un 10 yıllık gelecek planı ve Samsung ile sanal gerçeklik konusunda yaptığı anlaşma oldu.

Mark Zuckerberg’in açıkladığı Facebook’un 10 yıllık planı konferansa damga vurdu.

Peki yerel kitlenin ve dünyanın ilgisini çekecek başka neler yaşandı? Anlatılan planlara bakarsak Facebook’ta gelecek yıllarda birçok değişimin yaşanacağını, Facebook’un kullanıcılarına heyecan verici ve merak edilen konularda fırsatlar sağlayacağını söylemek mümkün. Yaşanacak değişimleri ve Facebook’un gelecek 10 yılda ulaşmak istediği hedefleri 3 ana maddede açıklamak mümkün:

Sanal gerçekliğin 10 yılı

Sanal gerçeklik ürünleri ve akıllı telefonlar, kullanıcıların bambaşka bir deneyim yaşamalarına olanak sağlıyor. Sanal ve arttırılmış gerçeklik, şirketin gelecek planlarında önemli bir yer edinecekmiş gibi görünüyor.

‘Yapay zeka, tüm farklı servisleri insan seviyesindeki algıdan daha iyi bir seviyede yapma gücü sağlıyor ve sanal ile artırılmış gerçeklik alanında yeni büyük bir platformun ortaya çıktığını göreceğiz. Yol haritamızı oluştururken 10 yıllık süreçteki tüm elementler dünyayla daha bağlantı kurmak için yaratıldı ve servislerimizin içerisinde bulunan tüm bu elementler misyonumuzu oluşturuyor. Hepsi insanları bir araya getiriyor ki, biz halihazırda bunu burada gerçekleştiriyoruz.’ diyor Facebook’un CEO’su Mark Zuckerberg.

Konferans sırasında Zuckerberg geleceğin VR (Sanal Gerçeklik) ve AR(Artırılmış Gerçeklik) tasarımlarını tanıttı. Aynı zamanda Surround 360 kameranın da tanıtımı gerçekleştirildi. İkinci buluş Facebook’un Oculus Rift sanal gerçeklik ürününün oluşturulmasını oldukça kolay hale getiriyor, yine de ürünün fiyatı ve ortak kullanıcılara uygunluğu konusunda hala belirsizlikler devam ediyor.

Oculus Rift

Her ne kadar zor görünse de, developer’ların görünen niyeti Facebook için var olan sanal gerçeklik dünyası yaratmak değil, onun yerine bu sosyal ağın dışında bir Matrix yaratmak gibi görünüyor. Oculus VR’ın başmühendisi Michael Abrash şunları dile getiriyor: ‘ Morpheus’un aksine, ben size haplardan bir tanesini seçmenizi teklif etmiyorum. Çünkü ne seçerseniz seçin, tavşan deliğinden beraber düşeceğiz.’

Bu sözcükler hırslı birinin konuşmaları gibi gözükse de, aslında sanal altyapının inşa edilmesinin hayali anlatılıyor; ancak kulağa hırslı ve rahatsız edici geliyor.

İş hayatında iletişimin 10 yılı

Güncel chat bot denemelerindeki problemlere rağmen, Facebook en büyük başarıyı Messenger aplikasyonundan bekliyor. Zuckerberg’e göre, yeni chat bot’lar sayesinde kullanıcılar şirketlerle üçüncü parti web siteleri olmadan direkt olarak iletişime geçebilecekler.

Şu anki Messenger takımı, konferansta halihazırda servisin içerisinde bulunan bot’ları tanıttı. Yeni Messenger sistemi sayesinde Poncho the Weather Cat size Messenger üzerinden günlük hava tahminin iletebilecek ve bunun için ekstra bir aplikasyon kullanmanıza gerek kalmayacak.

Facebook Mesajlaşma Ürünleri Yardımcı Başkanı David Marcus şunları söylüyor: ‘UI ve sohbetin kombinasyonu sayesinde bu işi başarabileceğimizi düşünüyorum.’

Canlı videonun 10 yılı

Genel yeniliklerin ve değişimlerin yaşanması beklenildiği alanlardan biri de video olacak. Geliştiricilerin gayretlerinin büyük bir kısmı Facebook Live’ı popüler hale getirmek üzerine oluyor.

Geliştiriciler tüm gayretlerini Facebook Live’ı daha popüler hale getirmek için harcıyorlar.

İlgili yazı: Facebook görsel gerçeklik konusunda bir adım daha ileriye gitmeye hazırlanıyor

Zuckerberg’in konferans sırasında drone yardımıyla yaptığı gösteriye bakılırsa, Facebook Live’a video stream etmek için tek ihtiyacınız olan şey akıllı kamera. Şu anda ekip, programcıların Facebook Live videolarını kendi aplikasyonlarına koymalarına olanak sağlayan yeni bir seçenek üzerinde çalışıyorlar.

Sanal gerçeklik artık informal iletişimin yeni trendi, mesajlaşma iş iletişiminin yeni yolu ve hiç bitmeyen video stream etme olayı da Mark Zuckerberg’in planlarının dünyaya egemen olacağının en net göstergesi olarak karşımıza çıkıyor.

Bu üç hedeften hangisinin Facebook ekibi için daha zorlu olacağı yönünde tartışmalar sürerken, iki şeye kesin olarak hakimiz:

İlk olarak, tüm yenilikler, kullanıcılara heyecan verici fırsatlar sunuyor ve ikinci olarak da bu üç hedeften en az bir tanesine bile ulaşılsa dahi, Facebook’un fiziksel yaşamımıza etkisi inanılmaz derecede artmış olacak.

Sonuç olarak, bekleyelim ve Mark Zuckerberg’in 10 yıllık planının tutup tutmayacağını beraber izleyelim.

Kaynak:

inc.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale