X

Kendini tanıma soruları: 25+1 soru ile kendimizi tanımak

Bir şeyi en iyi anlatırken anlayan insanlardansanız eğer, sorunlarınızı çözmenin ve kendinizi tanımanın en iyi yolu kendinize doğru soruları sormaktır. Size bu konuda rehberlik edebileceğini düşündüğümüz soruları sıralamadan önce, biz bir soru yöneltelim: Sizce kainat insanlığa dost mu, yoksa düşman mı? Bu soruyu ortaya atanın Uplifers olduğunu iddia edemeyiz, çünkü kendisi Albert Einstein’a ait. Einstein bu sorunun olası üç yanıtını (dost, düşman ya da hiçbiri) verirken aslında insanlığın gideceği yolu değerlendiriyordu. İnsanlığın gözünde ne dost ne düşman olan bir kainat demek, tamamen rastgele ve amaçsız şekilde var olmamız demekti. İnsanlık kainatın düşmancıl olduğuna inandığı takdirde tüm kaynaklarını ve keşiflerini saldırı ve savunmaya, dost olduğuna inandığı takdirde ise onu anlamaya harcayacaktı.

Biz konuya tüm insanlık açısından değil, biraz daha bireysel yaklaşalım: Düşman bir kainat inancı bizi daha diken üstünde ve güvensiz kılıyor, sürekli savunma halinde olmamıza neden oluyor. Dost bir kainat düşüncesi ise, her ne olursa olsun evrenin bizi desteklediğini hissetmemizi sağlıyor. Böylece, her detayı düşünmemize gerek kalmıyor ve kontrolü elden bırakabiliyoruz, çünkü evren yanımızda iken başımıza geleceklerden korkmamıza gerek olmuyor.

Kontrol manyaklığının kaynağı korku

Her şeyi kontrol etme, hep bir adım sonrasını görmeye çalışma alışkanlığı, kaynağını korkudan alıyor: İşlerin ters gideceği korkusundan. Ters değilse bile, istediğimiz gibi, bizim için en iyi olacak şekilde gitmeyeceği korkusundan… Oysa bizim için “en iyi” olanın ne olduğundan nasıl emin olabiliriz ki? Şu anda bizi çok üzen bir durumun, uzun vadede yararımıza olmayacağını kim garanti edebilir?

Kişiden kişiye bir miktar değişiklik gösterse de, sürekli kontrol halinde olmaya çalışmanın yarattığı beden ve ruh hali pek çok insanda yüksek adrenalin salgılanması durumuna benziyor. Beyin o belirli konuya odaklı, nefesler tutulmuş, kalp atışları hızlanmış, vücut gergin… Oysa ipin ucunu bırakmak, iç huzuru veriyor, büyük resmi görmeye olanak sağlıyor.

Sürekli kontrol halinde olmaya çalışmanın yarattığı beden ve ruh hali, pek çok insanda yüksek adrenalin salgılanması durumuna benziyor.

Kendini tanıma soruları: Son derece kişisel 25 soru

Başkalarının sizi size tanıtmasını beklemeden, aşağıdaki 25 soruyu kendinize sorabilirsiniz. Yanıtları bir yere yazmanızı öneriyoruz, bu hem sorulara daha iyi konsantre olmanızı, hem de yanıtlarınızı gözden geçirebilmenizi sağlayacak…

  1. Etik anlayışımın ve değerlerimin dışında olan şeyler yapıyor muyum?
  2. Çözmeden bıraktığım bir sorun ya da bitirmediğim bir iş var mı?
  3. Ben öldükten sonra dünyaya ne kalmış olacak?
  4. İnatla ve gereksizcesine tutunduğum, boşa kürek çektiğim bir konu var mı?
  5. Karşılanmayan ruhsal ihtiyaçlarım neler?
  6. Yaşama nasıl daha çok dahil olabilir, nasıl daha iyi yaşayabilirim?
  7. Bana özgü olmayan, başkalarına uydurduğum davranışlarım neler?
  8. Hayatımda gerçekten istemediğim kimlere ve nelere tahammül gösteriyorum?
  9. İstediğim için değil, mecbur olduğum için verdiğim kararlar neler?
  10. Sevdiğim bir kişiyi olduğu gibi kabullenmekte zorluk çekiyor muyum?
  11. Etken değil, edilgen olduğum konular neler?
  12. Güzel şeylere layık olmadığımı hissettiğim oluyor mu?
  13. Kendimi daha iyi hissetmek için başkalarını harcadığım oluyor mu?
  14. Affetme yüceliğini hangi konularda göstermiyorum?
  15. Etrafımdaki insanlar kim olduğumla ilgili nasıl bir fikir veriyor?
  16. Hangi olumsuz düşüncelere sürekli olarak kapılıyorum?
  17. İnsanların sınırlarımı aşmasına izin veriyor muyum?
  18. Beni sevenlerle paylaşmadığım zayıflıklarım neler?
  19. Başka insanların sorunları ile boğuşup duruyor muyum?
  20. Sevdiğim insanların yanındayken gerçekten anın içinde olabiliyor muyum?
  21. Hayatı kendi kendime dar ettiğim oluyor mu?
  22. Arkadaşlarım ve ailem, güçlü yanlarımın neler olduğunu söylerlerdi?
  23. Önceliğim olmayan hangi konularda çok fazla zaman harcıyorum?
  24. İşim yeteneklerimi, ilgi alanlarımı ve tutkularımı ne derece karşılıyor?
  25. Sevgimi göstermekten ya da söylemekten korktuğum oluyor mu?

Bu sorulara verdiğiniz yanıtlar hoşunuza gitmediğinde (ya da birkaçına yanıt veremediğinizde) sizde eksik olduğunu düşündüğünüz ama ne olduğunu bulamadığınız bir şeyler yerine oturmuş olacak… İşte o zaman, istediğiniz yönde değişim zamanı!

İlginizi çekebilir: Kendinizi gerçekten tanıyor musunuz?

Kaynaklar:
Live Bold & Bloom 
Tiny Buddha
Awakin 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale