X

21 günlük olumlu zihin diyeti

Olumlu zihin diyetini deneyin.

Geçenlerde izlediğim George Clooney’in oynadığı “Tomorrowland-Yarının Dünyasıfilmi, çok eskiden bildiğim güzel bir Kızılderili hikayesini hatırlattı.

İhtiyar Kızılderili torununa hayat hakkında ders veriyormuş. “İçimde bir savaş var” diye başlamış ihtiyar.

Olumlu ruh halinizle, hiç olmadığınız kadar huzurlu olabilirsiniz.

İki kurt arasında çok kötü bir savaş. Kurtlardan bir tanesi çok kötü, hep kızgın… üzgün… kaprisli… kendini beğenmiş… kendine acıyan… yalancı… gururlu… şüpheci… Öbür kurtsa iyi bir kurt, neşeyle dolu… barış içinde… kalbi temiz… sevgi ve ümitle dolu… yüreği geniş… candan… şefkatli… Ve bu iki kurt bende, sende var, herkeste var. Bu kurtların savaşı, herkeste var…

Kızılderilinin torunu biraz düşünmüş ve sormuş; “Hangi kurt kazanacak?” İhtiyar kızılderili şöyle demiş; “Hangisini beslersen o kazanacak.

Hislerin kararlarımız üzerindeki etkileri 

Gerçekten de böyle… Düşünceler duyguları, duygular kararları, kararlar davranışlarımızı oluşturuyor. Hiç kimsenin hayatının her gününü “eller havaya” geçmiyor. Acı, tatlı her türlü deneyim var herkesin hayatında. Kimi insan yaşadıklarını iyi – kötü diye ayırt etmeden deneyim olarak kabulleniyor. Kendi içindeki dönüşüme yardımcı olacak dersi alıp yoluna devam ediyor. Kimi ise kendi dışında herkesi suçlayarak öfke, nefret, haksızlığa uğramış mağdur rolünü oynamayı seçerek öfke ve nefret gibi olumsuz duyguları içinde büyütüyor.

Tıpkı büyüteçle güneş ışığını bir noktaya odaklamak gibi, bir süre sonra ışığın yansıdığı yeri alevlendirmesi gibi, bu keskin duygular hayatı her geçen gün daha da dibe götürebiliyor. Olumsuz hislerle aldığımız kararlar, maalesef neticesi çok da hayırlı olmayan adımlar atmamıza sebep olabiliyor. Bu bir kısır döngü şeklinde devam ediyor.

Beyindeki nöronlar arasında her yeni kurulan bağ, aynı eylem tekrarlandıkça güçleniyor ve bir süre sonra hiç düşünmeden yapılan alışkanlıklar ve davranış modelleri haline geliyor. Vücudumuzun her hücresinin şaşırtıcı bir biçimde her hafta, her ay, her yıl tamamen yenilendiğini düşündüğünüzde 21 günlük kısa bir olumlu zihin diyeti ile hayatınızda mucizeler yaratmaya başlayabilirsiniz.

Olumlu zihin diyetiyle 21 günde yeni bir bakış açısı kazanabilirsiniz.

Olumlu zihin diyeti

Duygu ve düşüncelerinizi takip ederek aşağıdakileri 21 gün süresince uygulayın. Bu süre içinde, günde 6-8 saat düzenli uyumak, günde 2,5 lt su içmek, haftada 2-3 gün en az 20 dakika yürüyüş veya egzersiz, özellikle her gün 10 dakika dahi olsa meditasyon yapmak; ekstra destek sağlayacaktır.

Nasıl uygulamalı?

1. Hiç kimseden ve hiçbir şeyden şikayet etmeyin.

2. Tv dizileri, gazete ve televizyon haberlerinden, ayrıca sürekli dert yakınan, olumsuz kişilerden uzak durun.

3. Hiç kimse hakkında dedikodu yapmayın.

4. Geçmişte yaşadığınız sizi üzen, rahatsız eden olayları hatırladığınızda, o düşünceden uzaklaşmak için hemen hareket edin ve güzel bir anınızı düşünün.

Gülferi Yıldırım: Psikoloji ve Nörobilim Uzmanı. Mindfulness Eğitmeni İTÜ Elektronik Mühendisliği’nden mezun ve Yeditepe Üniversitesi’nden (MBA) İşletme Yüksek Lisansına sahip olan Gülferi Yıldırım, Üsküdar Üniversitesi’nde Uygulamalı Psikoloji ve Nörobilim Yüksek Lisansını tamamlamıştır. Aynı zamanda Kültür Üniversitesi'nde Öğretim Görevlisi olarak “İletişim ve Marka Yönetimi” dersi vermektedir. Kurumsal dünyada, 25 yılı aşkın süredir strateji, organizasyonel yapılanma, iletişim ve pazarlama konularında danışmanlık ve liderlik yapmaktadır. Her yıl İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Mutlu İnsan ZihinRuhBeden Festivali”nin kurucusudur. Kendini keşfetmek üzere çıktığı yolda Türkiye’den Güney Afrika’ya, ABD’den Peru’ya, Hindistan’dan İngiltere’ye ve Bali’ye pek çok eğitime katılmıştır. Bu eğitimlerden bazıları; Oxford, MIT (Massachusetts Institute of Technology), University of Massachusetts gibi dünyanın saygın üniversitelerinde aldığı mindfulness, meditasyon ve nörobilim temelli eğitimlerdir. Doğunun binlerce yıllık kadim bilgilerini, batı bilimi ışığında, kurumsal deneyimleriyle sentezleyerek oluşturduğu mindfulness temelli mutluluk, liderlik, yaratıcılık ve stres yönetimi eğitimleriyle kurumların ve bireylerin hedeflerine ulaşmalarına vesile olmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale