X

2024 yılının en çok okunan Green Up yazıları

Sürdürülebilirlik, sıfır atık, yeşil enerji ve çevre dostu yaşam pratikleri gibi konular, yalnızca bireylerin değil, aynı zamanda toplumsal ve küresel gündemin de merkezinde yer alıyor. Doğayı koruma bilinci arttıkça, daha fazla insan çevreye duyarlı adımlar atmanın yollarını arıyor. Bu süreçte, bilgi ve ilham kaynağı olan Green Up kategorimizin en çok okunan yazılarını sizler için derledik. İşte 2024 yılının en çok okunan Green Up yazıları:

‘Sürünmeden’ sürdürebilir miyim?

Sürdürülebilirlik kelimesi son yıllarda hayatımıza giren ama aslında varoluşun temelini oluşturan kelimelerden biri. Birçok bakış açısı konuşulabilir bu kavram ile ilgili. Kimileri bir trend olarak görebilir, kimileri ise bunu hayatına adapte edip yaşamını aslında daha kolaylaştırabilir. Bu konuya ilk girişi tüketim alışkanlıklarından ele almak isterim. Tüketim konusu son yıllarda aldı başını gidiyor diyebiliriz. Reklam kampanyaları, modern alışkanlıklar, konformistliği eşyalar üzerinden ele almak ve özendirmek birçok şeye ihtiyacımız varmış gibi bir his doğuruyor. Kendi çevremde bile yaptığım küçük gözlemde buna sıklıkla rastlıyorum. Ne demek peki bunlar; senede belki bir kez kullanacağımız eşyalar ile dolu mutfaklar, banyo yapma seremonisini bir saate taşıyan her şeyin kremi, her şeye ayrı sabun, 4-5 farklı saç ürünü, giymediğimiz fakat almamız gerektiğini düşündüğümüz kıyafetler, çocukların hayatını kolaylaştırdığını düşündüğümüz ama farkında olmadan hayal güçlerini kısıtladığımız eşyalar, felsefesine hayran olduğumuz en minimal sadece beden ve zihin diye başladığımız yoganın bile tüketim endüstrisinden nasibini alması, derken listemiz uzar gider. Oysa ki zenginlik sadeleşmek ile başlıyor.

Yazarlarımızdan Tuba Gürcan’Tuba Gürcan’ın kaleme aldığı yazının tamamını okumak için tıklayın.

Yeşil sessizlik (greenhushing) nedir?

Modadan gıdaya kadar pek çok sektörde şirketlerin çevreye dair sorumluluk alıp almadıklarına günümüzde fazlasıyla dikkat ediliyor. Birçok insan, satın alacağı ürünlerin doğa dostu özelliğine veya hayvanlar üzerinde test edilmediğine odaklanıyor. Bu kriterlerin dışında yer alan ürünlerin fazlasıyla alıcısı olsa da pek çok kullanıcı bu özelliklere dikkat ederek çeşitli şirketlerden uzaklaşıyor. Müşterilerin sahip olduğu bu sürdürülebilirlik bilinci sonucunda çeşitli şirketler greenhushing yani yeşil sessizlik olgusunu benimseyebiliyor.

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

Son yıllarda uçaklarda yaşanan türbülans olaylarının artış nedeni, iklim krizi mi?

Kuraklık, orman yangınları, şiddetli hava olayları gibi son yıllarda artan doğal afetler ve hava durumundaki aşırı değişimler, iklim krizinin en büyük etkileri arasında. Son yıllarda şiddetini daha da hissettiğimiz iklim krizi, çevresel dengeleri bozarak kendini hissettirse de günlük yaşamımızın hemen hemen her alanını fark etmesek de derinden etkiliyor. Üstelik, bu etkiler sadece gözle görülür alanlarla sınırlı değil. Muhtemelen pek çoğumuzun henüz bilmediği veya üzerinde durmadığı bir diğer etkisi de uçak seyahatlerinde yaşanan türbülans olaylarının artışı. Evet; araştırmalar, uçak seyahatlerinde çoğumuzu tedirgin eden ve bir anlığına da olsa korkuya neden olan türbülans olaylarının son yıllarda şiddetini artırdığına dikkat çekiyor. Nedeni ise hızla etkisini genişleten ve büyüten iklim krizi.

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

‘İklim Sözlüğü’ yayınlandı: Çevre ve sürdürülebilirliğe dair hayatımıza hangi terimler girdi?

Dünya genelinde küresel ısınma, sürdürülebilirlik, doğayı koruma, karbon ayak izi, atıksız yaşam, iklim krizi gibi kavramlar, artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Yaşadığımız dünya, her geçen gün daha da karmaşık hale gelen iklim değişikliği gerçeği ile karşı karşıya. Mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar, eriyen buzullar, sel baskınları ve daha çok sayıda olumsuz gelişme, iklim krizinin ne kadar ciddi boyutlara geldiğinin habercisi. Dolayısıyla dünya üzerinde yaşayan her insanın bu durumun farkına varması ve bireysel olarak neler yapabileceğinin farkına varması kritik öneme sahip.Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) da bu konuda önemli bir adım atarak ‘The Climate Dictionary’i yani İklim Sözlüğü’nü yayınladı. Bu sözlük, karmaşık görünen bilimsel terimleri daha anlaşılabilir ve herkes tarafından kolayca kavranabilecek halde açıklıyor ve iklim krizinin daha iyi anlaşılmasına yönelik bir kılavuz görevi görüyor. 

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

Doğayı koruyan sistem: Yeşil ekonomi

Ekonomik kalkınma, bir ülkedeki yaşam düzeyini, insan başına düşen milli geliri ve ekonomik gelirin gelişimini barındıran bir süreç olarak biliniyor. Eğer bir ülkenin ekonomik açıdan pozitif yönde değiştiği görülüyorsa o ülkenin ekonomik kalkınmasının iyi olduğunu söyleyebiliriz. Yeşil ekonomi ise ekonomik kalkınmanın çevresel boyutunu vurgulayan bir kavram olarak tanımlanıyor. Bu yazımızda, sizler için yeşil ekonominin ne olduğunu ve detaylarını kaleme aldık.

Yazının tamamını okumak için tıklayın.

İlginizi çekebilir: 2023’ün en çok okunan Green Up yazıları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale