2022’de yeni bir sen mi, yine bir sen mi?

Bu yıl başlarken eminim sen de pek çok kararla yıla başlamıştın. Hayallerin vardı, belki Covid sonrasında “Sağlık olsun da yeter” dedin ya da aşk istedin, belki iş, belki para, belki kariyerinde yükselmek… Yeni yılı olanca heyecanıyla kucakladın ve bilinmeyene dair iyi hissin yeni yıl zamanı pozitifti. Fakat sonra yıl boyunca neler olduğunu, neler deneyimlediğini elbette en iyi sen biliyorsun. Gel bu yolculuğa başka bir perspektiften birlikte bakalım.

Bu yıl ağladığın günler oldu, birileri seni üzdü, bazı şeyler istediğin gibi gitmedi, birileri sana komplo düzeyinde kötü davrandı veya arkandan işler çevirdi, büyük bir kayıp yaşadın, belki başarılı oldun, haksızlığa uğradın belki, zorlansan dahi birilerini hayatından çıkardın, çok şahane bir mucize geldi belki hayatına, belki hayalin gerçek oldu ve belki yalnız, çaresiz hissettiğin anlar oldu… Ve hatta, “Her sene aynı şey, bu sene de aynı ya, ne değişecek ki 2022’de!” diye düşünmeye başlamış dahi olabilirsin.

Tüm bunlar hepimize bir yerden değebilen olasılıklardan aslında. Şu bir gerçek ki yıllar defalarca değişse dahi bizim hangi bilinçte olduğumuz ve kim olduğumuz çok önemli. Hikayende kendine kurban olarak mı, yoksa kahraman olarak mı bakıyorsun mesela: İçinde yaşadığın koşullar zorluk mu, mücadele mi, yoksa seninle birlikte akan, sana destek olan şartlar mı? Bir an dur ve bu soruları düşün lütfen.

Kendini, inandıklarını, düşündüklerini yenilemedikten sonra her yeni yıl bir öteki yılı izleyebilir. İşte bu yüzden bu yıl bitmeden hayatını yukardan bir film izler gibi izlemeni öneririm. Bu yıl nerede yol aldın, nerede yerinde saydın, sana olanları nasıl yorumladın, neyi daha başka yapabilirsin, bu yıldan gelecek yıla neleri götürebilirsin, neyi, kimi veya kimleri 2021’de bırakmalısın? Sor kendine lütfen.

Zaman hepimiz için bir yanılsama. Bugün biraz dün, biraz yarınken, ancak sen değişirsen yaşadıkların ve yaşanacaklar değişebilir. İşte bu yüzden hayallerinin, isteklerinin gerçek olma yolunda değişiminin gücünü sakın hafife alma…

Dilara Pepedil
İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümünden 2008 yılında mezun oldum. Daha sonra Marmara Üniversitesi’nde ‘örgütsel davranış’ alanında wellbeing-iyi-oluş konusunda tezli yüksek lisans yaptım. Yaklaşık 14 yıldır ... Devam