X

2022’de koşu bandından inip yola çıkıyoruz

Sanki herkes bir yerlere koşturuyordu ancak kimse bir yere varmıyordu. Adeta koşu bandının üzerinde geçen bir yıl oldu 2021. Belki de pandemiyle birlikte değişen hayatlarımızda, 2020’de sekteye uğrayan şeylerin bir kısmını ancak bu sene yapabildiğimiz için 2 yılı birleşik gibi yaşadık. Bu nedenle de çok hızlı geçtiğini hissediyoruz. Ancak bu hızla beraber debisi de yüksek bir yıldı. Bazı şeylerin ağırlığını hepimiz hissettik omuzlarımızda.

Artık koşu bandından inip gerçekten yola çıkmanın vakti geldi. 2022, yürüdüğümüz yolların bizleri güzel yerlere götürdüğü bir yıl olsun. Hem hedeflerimize ve hayallerimize ulaşalım, hem de yolculuğun tadını çıkaralım.

Yolda bize lazım olacakların bir listesini yapalım, haydi.

1. Kabullerimiz

Bir başlangıç noktası belirleyeceksek kendimize önce kabullerden başlamalıyız belki de. Daha doğrusu kabul ederek çıkmalıyız yola. Olanın olduğu haliyle bir fotoğrafını çekip, sonra şöyle bir karşısına geçip bakmalıyız. Bazı detayları incelemeli, bu fotoğrafın bizim lensimizden çıktığını fark etmeli, diğer versiyonları olabileceğini de hatırlamalıyız. Olanı olduğu haliyle görmeden, faydayı da zararı da kabul etmeden değiştirmek mümkün değildir. Bir yola çıkacaksak, yolda karşımıza çıkan her şeyin her zaman istediğimiz gibi olmayabileceğini, ancak olanı olduğu haliyle anlamaya çaba gösterebileceğimizi kabul etmeliyiz önce. Gerekirse yolda giderken kabullerimizi değiştirmemiz gerektiğini de kabul etmeliyiz hatta.

2. Dikkatimiz

Her an bir sürü uyarana maruz kaldığımız bir çağda yaşıyoruz. Her şey, herkes bizden dikkatimizi istiyor. Günbegün artan birçok kaynaktan sürekli mesajlar alıyoruz. Hangisini işleyip hangisini pas geçeceğimizi iyi seçmemiz gerekiyor. Çünkü dikkatimizi neye veriyorsak enerjimizi oraya yöneltiyoruz. Ve enerjimiz kısıtlı, bu kaynağımızı çok iyi kullanmalıyız. Bunu da dikkatimizi kendi yolumuza, odaklanmamız gereken şeylere vererek başarabiliriz.

3. Sağduyumuz

Bazen o kadar kendimizde olabiliyoruz ki, başkalarının da bizler gibi kendi yollarında savaşlar verdiklerini unutabiliyoruz. Kendi gündeminden farklı olduğu için başkalarının gündemlerini önemsizleştiren kişilere çokça rastladım bu sene. Ve maalesef bu kişiler karşılarındakini anlamadıklarını farkında bile değillerdi. Her zaman, hepimizin bambaşka gündemleri olacak, hepimiz farklı cephelerde savaşacağız. Bu nedenle, anlayışlı olmayı ve empati kurmayı öğrenmek zorundayız. Ancak bu şekilde ilişkilerimizi sağlıklı bir şekilde yürütebiliriz. Sağduyumuza belki de her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.

4. Merakımız

Bir şeyi odağımıza koymak için, ona karşı içimizden yükselen bir meraka ihtiyacımız var. Bir konuda ilerlemek için bizi en çok motive eden şey de, meraktır. Yeni şeyler keşfetmek için, yeni insanlar tanımak, kendimizi daha iyi tanımak için, yaşanan kolektif değişime ayak uydurabilmek ve ilerleyebilmek için merak duygumuzu hep canlı tutmalıyız.

5. Sorularımız

Kendi deneyimlerime göre söyleyebilirim ki, aslında doğru cevap diye bir şey yok çünkü mutlak bir doğru yok, ancak doğru soru diye bir şey var. Hayatta doğru soruları sorarak çok fazla şeye ulaşabiliyor insan. Bu nedenle de, bu becerimizi geliştirmeliyiz ve kim ne derse desin asla soru sormaktan vazgeçmemeliyiz.

6. Şüphelerimiz

Başta kabullerimiz olmalı demiştik ya bavulumuzda, şüphelerimiz de onlar kadar önemli. Bir şeyi kabule geçmeden önce şüphe etmeliyiz. Çünkü kesin çizgiler, büyük harfler, kendinden emin olunan her durum bizi kısıtlıyor aynı zamanda. Öğrenilmiş çaresizlikleri tetikliyor ya da “ben biliyorum” hali gelişmemizi engelliyor. Bize anlatılanları da, kendi kendimize anlattıklarımızı da her daim belli süzgeçlerden geçirmemiz gerekiyor. Taşlar öyle ayıklanıyor, bize ait olanı ancak öyle bulmamız mümkün oluyor.

7. Bağlarımız

Herkes kendi yolunu ancak kendi başına yürüse de, yol boyunca birçok kişiyle yolumuz kesişiyor. Kimi yerlerde bizdeki eksik bir parçayı başkasında buluyoruz, kimi zaman bizler başkalarının yarasına merhem oluyoruz. Kurduğumuz sağlıklı bağlar, bizi kendi yolumuza da daha çok bağlıyor. İnsan sosyal bir varlık, bu yüzden dengeli ve güvenli bağlar kurmaya her zaman ihtiyaç duyacağız. Kurduğumuz sağlam bağların değerini bilmeli ve adeta zehirli bir sarmaşığa dönüşmüş zararlı bağları da fark edip kesmeliyiz.

Şimdi de, bu listeyi daha kişisel hale getirmeliyiz. Kendimize “Yola çıkmak için benim neye ihtiyacım var?” sorusunu soralım. Gerekiyorsa yardım isteyelim, nereden başlayacağımızı bilmiyorsak ilham peşinde koşalım ve ne yaparsak yapalım kendimizi koşu bandından indirmenin bir yolunu bulalım. Bence güzel bir müzik listesi de yapmalı yol için.

2022 sağlıkla, mutlulukla ve keyifle gelsin. Yolumuz açık olsun…

İlginizi çekebilir: Hayatının kaç farklı versiyonu olabilir: Kararlar, pişmanlıklar, seçimler

Ceyda Tepret: İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümü mezunudur. Koç Üniversitesi’nde MBA eğitimi alıp, Madrid’deki IE Business School’da International MBA programında eğitimini tamamlamıştır. Pazarlama alanında bir kariyer tercih etmiştir ve bu alandaki çalışmalarına devam etmektedir. İnsan davranışları ve psikolojiye duyduğu ilgi onu koçluk eğitimi almaya yöneltmiştir. ICF sertifikalı profesyonel bir koç olarak, danışanlarına kendi yolculuklarında destek vermektedir. Pazarlama profesyoneli kimliğiyle marka hikayelerinin, profesyonel koç kimliğiyle de insan hikayelerinin peşindedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale