X

2021’e girerken hayatınızı değiştirecek 8 Feng Shui önerisi

Benim beynim sadece bir alıcıdır (reseptör). Evrende, bilgiyi, gücü ve ilhamı ondan aldığımız bir öz var. Bu özün sırlarına nüfuz etmedim. Ama var olduğunu biliyorum.
Nicola Tesla

Evrende var olan her şey enerji ile hayat bulur; hisler enerjidir, hücrelerimiz enerjidir, duygularımız enerjinin farklı formlarıdır, madde enerjidir, su, hava, buhar, buz, gözümüzün gördüğü ağaçlar, parklar, ormanlar evet tüm dünyamız hepsi enerjidir… Hayatımızın akışı bir enerjiler toplamıdır. 

Peki hiç düşündük mü hayatımızın en önemli kısmını geçirdiğimiz evimiz veya ofisimiz, kısacası en çok kullandığımız ortak alanların enerjisi var mıdır? Bu ortamlar bize ilham veriyor mu? Bu ortamlar hangi enerjileri barındırıyor ve aslında farkında bile olmadığımız bu kavramlar hayatımızı nasıl etkiliyor? Yeni bir eve taşındığımızda aynı zamanda hayatımızda paranın, varlığın, bolluğun ve bereketin artmasını istiyorsak neye dikkat etmeliyiz? Bu ortamlarda enerjinin bloklanmadan akması, yani evimizin düzeni veya ofisimizin düzeni hayatımızda neleri değiştirebilir? Ev veya ofisimizin düzeni ile hayatımızın düzeni arasında görünmeyen bir bağ var mıdır? Bu bağ nasıl farklılaştırılabilir, yani evimizin düzeni değiştiğinde hayatımız daha mutlu veya daha bereketli olabilir mi?

İşte tam bu noktada sizleri Feng Shui ile tanıştırmak istiyorum. Sevgili Richard Webster, Feng Shui, Eviniz İçin Pratik Öneriler adlı eserinde şöyle açıklıyor:

Feng Shui’nin sözcük anlamı rüzgar ve sudur. Günümüzden beş bin yıl kadar önce eski Çinliler evinizi doğru konumda kurarsanız doyumlu, mutlu ve bereketli bir yaşam süreceğinize inanırlardı. Doğal olarak mutlu, başarılı yaşamlar sürdürmeyi hepimiz isteriz. Bu amaca hizmet eden her şey incelemeye değer.

Feng Shui’nin özgün Çin işaretleri ham ve yu idi. Ham, enerjinin göklerden alınması anlamına gelirken, yu dünyanın diğer gök cisimleriyle bağlantısını kurar. Dolayısıyla da Feng Shui, gökyüzü ile yer yüzünü birleştirme çabasından doğmuş diyebiliriz.
(…)

Feng Shui’de Çin astrolojisinin geleneksel beş elementini kullanırız. Bunlar ağaç, ateş, toprak, metal ve sudur. Çinliler evrende her şeyin bu beş elementten birine ait olduğuna inanırlar. Bu elementler ch’i (çi- enerji) enerjisinin kendini ifade edişinin beş farklı yolunu temsil eder.

(…) Beş element kesin olarak birbirini izler. Ağaç yanar, ateşi yaratır. Ateşin sonuna kadar yanmasının sonucu topraktır. Topraktan metali (altın, gümüş, vb.) çıkarırız. Ergiyen metalden simgesel olarak su yaratılır. Sonuç olarak besleyici su ağacı (bitkileri) yaratır. Dolayısıyla sürekli olarak dönen bir enerji çemberiyle karşı karşıyayızdır.’’

İşte kadim Feng Shui öğretisi üzerinden 2021 yılında günlük hayatınızda kullanabileceğiniz ve umuyorum ki hayatınıza etki edecek bazı öneriler…

1. Dağınıklıktan sakının. Kullanmadığınız ve biriktirdiğiniz her şeyi atmaya özen gösterin.

2. Enerjinin evinizde kolayca dolaşması evin yönü ile ilişkilidir. Mümkünse eviniz güneye bakmalı, bolluk ve bereket için güney yön çok önemlidir. Eğer mümkünse, evin giriş kapısının güneye bakması önerilir.

3. Mutfak, hayatımızın para bölümü ile ilişkilidir. Her daim toplu ve düzenli olması önerilir. Mümkünse doğuya bakması tavsiye edilir. Mutfak iyi aydınlanmalı ve genişlik hissi vermelidir. Özellikle ocak doğrudan ailenizin bolluğu ile ilişkilendirilir, bu yüzden mutlaka temiz ve iyi durumda olması önerilir.

4. Yatak odaları, uykunun konumlandığı yer olarak enerji akışı en çok kontrol edilmesi gereken ev bölümüdür. Eğer mümkünse direkt mutfağa açılmamalıdır. Yatak odasında su, akış, akan nehir, deniz gibi su elementi bulunduran tablo vs. gibi öğelerden kaçınılması önerir. Bu öğeler mutluluğun ve bereketin hayatımızdan akıp gitmesi mesajı ile ilişkilendirildiği için özellikle yatak odasında bulundurulmamalıdır.

5. Özellikle yatağınızın başının kapı ile aynı duvara dayandırılmaması ve yatağı mümkünse kapı ile kesişmeyen bir bölüme koymanız önerilir ki bu enerjinin döngüsünü ve akışını kolaylaştıracaktır. Enerjinin akımı için yatağın altında yeterli ölçüde boşluk bırakın. Yatak odanızda canlı bir bitki odanın enerjisini harekete geçirebilir. Ancak fazla sayıda bitkiden kaçının.

6. Banyo, suyun (para olarak ifade edilir) akışıyla evden para ve enerjinin aktığı bir nokta olarak belirtilir. Bu yüzden banyonuzda toprak etkisini arttırmak üzere dışarıdan alacağınız birkaç taşı banyo gideri üzerinde konumlandırabilir ve böylece evinizin enerjisinin dengelenmesine yardımcı olabilirsiniz. Banyo ve tuvalet kapılarının mümkün olduğunca kapalı tutulması önerilir.

7. Evin salonu evin en çok kullanılan bölümlerinden biri olarak enerji akışı düşünülerek dekore edilmelidir. Bu yüzden, mobilyaları salona eşit şekilde yerleştirin. Mekanın bir tarafına fazla eşyanın yığılması dengesizlik yaratır, enerjinin burada ağırlaşıp sınırlanmasına sebep olur.

8. Renk bir mekana veya bir kişiye önemli ölçüde enerji verir. İş yerinizde hangi alanı güçlendirmek istiyorsanız o alanın renklerinde daha fazla element bulundurabilirsiniz, örneğin bolluk vurgusunu arttırmak istiyorsanız yeşil, kırımızı ve menekşe tonlarını kullanabilirsiniz. Meslek alanınızda daha güçlenme için daha fazla siyah, beyaz veya yeşil, bilgi alanı içinse siyah, yeşil ve maviden yararlanabilirsiniz.

Unutmayın ki değişim tek seferde olmayacaktır. Feng Shui öğretileri ile bir yere gittiğinizde bir mekanı enerjisini değerlendirdiğinizde akışı ve alandaki enerjiyi artık daha iyi yorumlayabilirsiniz. Siz de evinizde önemli tavsiyeler uygulayarak daha iyi bir enerji akışını tetikleyebilirsiniz.

Yeni yılınız şimdiden kutlu olsun! 2021 ve güzel enerjileri ile mutlu yıllar!

İlginizi çekebilir: “Benim frekansım, benim hayatım!” diyebilmek: Hangi frekansta olmayı seçiyorsunuz?

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale