X

2016 sonbaharının en havalı saç trendi: Çikolata leylak

Son zamanlarda birçok farklı saç trendi ortaya çıktı. Öyle ki; rose gold, gökkuşağı ve gri ombre gibi alışılmadık saç renkleri artık moda olmaktan çıkmak üzere. Öte yandan hızla değişen ve sıra dışı renk tonlarıyla bizi şaşırtmaya devam eden saç trendleri arasına bugünlerde bir yenisi daha eklendi. New Yorklu renk uzmanı Hannah Edelman, 2016 sonbaharı için hepimizin kalbini daha şimdiden çalan yeni bir saç rengi yarattı: Çikolata leylak.

İlginizi çekebilir: Hollywood”un en havalı saç trendi: BrondeHollywood”

Mor, turuncu, pembe ve leylak renklerini orta koyulukta kahverengiyle karıştırarak oldukça ilginç bir kahverengi tonu elde eden Edelman, yeni bir renk oluşturmaya karar verdiğinde önce kırmızı, sarı ve yeşili kahverengiyle karıştırarak başlamış. Ardından turuncu, mor ve rastgele seçtiği farklı renkleri ekleyen Edelman, işlemi bitirdiğinde son derece ilginç ve dikkat çekici güzellikte bir renk ortaya çıkarmış.

Edelman, bu yeni rengi tam anlamıyla elde edebilmek için saçın kendi renginin açık olması gerektiğini söyleyip ekliyor: “Saç rengi açık değilse, açıcı kullanılarak açılması gerekiyor; ki bu da daha işlemin daha uzun süreceği anlamına geliyor.”

Sonbaharın en trend rengi çikolata leylak

Edelman’ın yarattığı bu yeni ton, daha şimdiden sonbaharın en trend saç rengi olmayı başarmışa benziyor. Özellikle Instagram’da birçok kadın, çikolata leylağa boyattığı saçlarının fotoğrafını paylaşmaya başladı bile. Üstelik farklı renklerin birbirine karıştırılarak elde edildiği çikolata leylak rengi, kullanılan renklerin miktarıyla oynanarak farklı tonlarda oluşturulabiliyor.  Aşağıda bu sonbaharın trend saç renginin farklı örneklerini görebilirsiniz:

İlginizi çekebilir: Kadın modasında ombre rüzgarları

Kaynak:

brit.co.uk

cosmopolitan.com

instyle.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale