X

2015 Günerji yorumları

Her son bir başlangıçtır. 2015 yılında sonlanma enerjisi çok yüksek. Geçmiş yedi yılın tüm emekleri ve birikimleri bu yılın içinde sonuçlarını gösterecektir. Yoğun ve enerjik bir yıl olarak 2015 size emekleriniz doğrultusunda maddi ve manevi kazançlar sunabilir. Bu yıl kendinizi ortaya koymalı ve yeteneklerinizi yaşamınızı yeniden yapılandıracak şekilde cesurca kullanmalısınız.

Kazanmanın yolu kendinizi ifade etmekten ve yenilenmekten geçiyor. 2014 içinde yüzleşme ve arınma enerjisi çok yüksekti şimdi tüm bu yüzleşme ve yeniden doğuşun yenilenme şeklinde ortaya çıkan sonuçlarını görme zamanı. O yüzden ertelemeden yapmanız gerekenleri ciddi ve sistemli şekilde yapma zamanı.

Finansal hayat

2015 yılında özellikle maddi açıdan, verdiğiniz emeklerin karşılıklarını ciddi düzeyde görebilirsiniz. Hiç olmadığı kadar çok işiniz artabilir ve aynı şekilde elde edeceğiniz gelirde bu sebeple yükselebilir.

Gelirinizdeki artışın bir bölümünü yatırım veya tasarruf şeklinde değerlendirmeniz size çok fayda sağlayacaktır. Özellikle toprak ya da toprağa ait konularda yatırımlar yapmak veya bu anlamda yatırım fırsatlarını kullanmak size ikinci bir kazanç sağlayabilir. Bir başka yaklaşımda bugüne kadar toprak ya da toprakla ilişkili yatırımlarınız varsa o zaman bunlardan ciddi şekilde gelirler elde edebilirsiniz. Maddi kazançların olmadığı ya da oluşturulamadığı durumlarda ise manevi yönden elde etmiş olduğunuz deneyimleri bu süreçte ve sonrasında etkin şekilde yaşamınızın geri kalanı için kullanmak suretiyle fayda sağlayabilirsiniz. Hatta bu deneyimleri kullanacağınız fırsatlar ayağınıza gelebilir.

Bitişler ve başlangıçlar

2015 ciddi düzeyde değişimlerinde olabileceği bir yıl. Bu sebeple bitişler ve başlangıçların yaşamınızı çok ciddi şekilde etkileyebileceğini belirtelim. Yaşamınızda yeni evrelerin başlaması mümkün olabilir. Bir kısmı beklentilerinizin çok üzerinde gerçekleşirken şan ve şöhret açısından güçlü kişilerden büyük destekler gelebilir. Bu sebeple maddi yönden değil ancak manevi yönden alacağınız desteklerde size büyük kazançların ya da çok farklı yeni bir hayatın kapılarını açabilir.

Kendinize güvenmeli ve yeteneklerinizi en üst düzeyde cesurca kullanmaya hazır olmalısınız. Özgüveninizin yüksek olması ve yaratıcı özelliklerinizin ortaya konması hem ilerlemenize çok büyük destek sağlarken, hem de değiştirmek istediğiniz tüm konularda size başarılı olma fırsatlarını getirecektir.

İş yaşamı

2014 yılında rafine ettiğiniz ve daha mükemmel seviyelere taşıdığınız tüm konularda geri dönüşleri alma zamanı olarak 2015 yılı yine size maddi değerler ve ödüller açısından çok şans getirebilir. Bu tip zamanlarda sistemli olmak, sistemli çalışmak her zamankinden daha önemli olmaktadır. Sistem kurmak, yeni tekniklerle sistemleri yenilemek, yeni ürünler ve yeni yaklaşımlarla tüm sistemi düzenlemek 2015 yılında iş dünyasına yeni ufuklar açacaktır. Üretken ve bereketli bir yıl olacağını söyleyebileceğimiz 2015 yılı içinde en önemli gelişmelerin iş konularında olacağını söyleyebiliriz. İşini genişletmek ya da yeni iş kurmak isteyenler için bu yılın çok fırsatlar sunduğunu belirtelim. Kendinizi yenileyerek ve yapılandırarak, işinizi yenileyerek ve yapılandırarak yapabileceğiniz çok şey var.

2015 yılında girişimci olmak ve bunu özellikle yabancılarla yapmak açısından fırsatların daha çok olabileceğini söyleyelim. Uzun soluklu bekleyen ya da devam eden projeler bu yılın içinde bir sonuca varabilir. Bu sonuç olumlu ya da olumsuz olabilir. Olumsuz sonuçları iyi değerlendirmek gerekiyor. Çünkü tüm olumsuzlukların içinde saklı duran ciddi fırsatların olabileceğini hemen söyleyelim. Deneyimlerinizi küçümsemeyin ya da olumsuz gelişen durumların sizi moralsiz bırakıp ilerlemenizi engellemesine izin vermeyin. Zira, hızla değişen durumların ve sürprizlerin getirebileceği şartlarda deneyimlerinize çok ihtiyacınız olabilir. Moralsiz ve kendi içinize çekilip kaldığınız durumlarda tüm bu fırsatları kullanamamanın getireceği zararlarda olabilir. Harekete geçmeye hazır ve yeterli enerjiye sahip olmak yani çevik davranmak 2015 yılında her zaman olduğundan daha önemli olacaktır. Enerjinizi yüksek tutmaya düşünmekten çok yapmaya odaklanmalısınız.

Olumlu şekilde gelişen durumlarda maddi kazançlarınız yükseleceğinden “Su akarken küpünü” doldur sözünü hep hatırlamanızı tavsiye ederim. Buradan hareketle yoğunlaşan çalışma ortamında kendinize ve sevdiklerinize yeterince zaman ayıramayabilirsiniz. Zamanınızı ne için harcadığınıza çok dikkat etmelisiniz. 2015 yılında neye “evet” ya da neye “hayır” dediğiniz her zamankinden daha önemli olacaktır.

Özellikle artan sorumluluklarınızın veya iş yükünüzün getirdiği stres ve gerginliği yönetebilecek dinginlikte kalmak, gündelik temponuzu koruyabilmek açısından da ayrı bir önem taşımaktadır. Kendinize zaman ayırmakta zorlanabileceğiniz bu süreçte yapamayacağınız şeyler için söz vermemeye özen gösteriniz. Size ait olmayan sorumlulukları üzerinize almayınız. İşinizde ve gündelik yaşamınızda delege edebileceğiniz işleriniz varsa bunları delege ederek gerçekten yapmanız gereken işlere odaklanmanız ve bunlara zaman ayırmanız emeğinizin doğru şekilde değerlenmesi açısından hayati bir önem kazanmaktadır. Bu sebeple yapacaklarınızı çok iyi seçip aynı zamanda bunları önceliklendirmeyi başarabilirseniz elde edeceğiniz sonuçlarda bir o kadar başarılı olabilir.

Harekete geçin

2015 yılı maddi değerlerin çok öne çıktığı bir yıl olarak herkes açısından bu değerleri yeniden bir gözden geçirmeye sebep olabilir. Paraya verdiğiniz değeri bir kere daha düşünebilirsiniz. Para konularında çok önemli değişimlerin yaşanabileceğini mutlaka göz önünde tutmanızda fayda var. Paraya ya da para kazanma yollarına olan bakış açınızı yeniden bir ele almak, hatta bugüne kadar olana deneyimlerinizin ışığında yeni bir bakış açısı geliştirmek isteyebilirsiniz. Gerçekçi ve uygulanabilir yaklaşımları yaşamınıza sokmanız hiçte zor olmayacaktır. Emeğiniz nasıl değerlenir ya da neye emek verirseniz daha kazançlı çıkarsınız gibi soruların cevaplarını bu yıl içinde bulabilirsiniz. Deneyimlerinizi etkin şekilde değerlendirmek için bu yıl nasıl bir sistemle çalışmanız gerektiği gibi kritik ve yaşamınızı direkt etkileyecek konularda yeni kararlar verebilir ve uygulamaya geçebilirsiniz. Hatta bu konuda hiç bir şekilde ihmal etmeden harekete geçmeniz sizin için hayati bir önemde sunuyor olabilir.

Uzun zamandır ertelenmiş bekleyen projeleriniz varsa bunları uygulamaya koymak 2015 yılında size ilerleme imkanı sunarken aynı zamanda kalıcı sonuçlar ile yaşamınızın geri kalan dönemine damga vurabilir. Yaşamınıza ve kendinize değer vermek, ertelenmiş konuları gündeminize almak ve bunlar için plan yapmak 2015 yılında çok önemli. Bu sebeple yapmak istediklerinizi yazılı hale getirip bir çalışma planı dahilinde hedeflere dönüştürmek için yılın ilk zamanlarında kendinize zaman ayırınız. Unutmayınız ki seçimleriniz ve kararlarınız, kararlılığınız, kendinize olan güveniniz ve cesaretiniz bu yıl test edilebilir. Testi geçenlerin çok ciddi maddi ve manevi kazançlar elde edeceğini tekrarlamak gerekiyor. Hiç olmadığı kadar kendinize ve yeteneklerinize güvenerek kararlı adımlar atmaya hazır olunuz. Fırsatların farkına varmak ve kullanmak, doğru zamanda doğru yerde doğru insanlarla olmak yaşamınıza çok ciddi şekilde etki edebilir.

Aşk

2015 yılı tutkulu aşkların yılı olacaktır. Sahiplenmeyi ya da sahiplenilmeyi kabul edebildiğiniz ölçüde bu tutkulu aşkın içinde olabilirsiniz. Özgürlük ve bağımsızlık, sahiplenmek ve sahiplenilmek duygusuyla sıkça çatışacağından, duygu ile mantık arasında sıkışıp kalmanız söz konusu olabilir. İlişkilerde materyal yaklaşımlar, akla dayalı ya da sanki iş ortaklığı yapılıyormuş gibi yaklaşımlar görülebilir. Tüm bunlar aslında ne istediğimiz ya da ne aradığımız ve de duygularımızı ne kadar ifade ettiğimizin bir sonucu olarak ortaya çıkabilir. 2015 yılında ilişkilerde aslında en temel konu “seviyorsanız sevdiğinizi söyleyebilmeniz” ve kendinizi ifade etmeniz. Eğer duygularınızı ve düşüncelerinizi yeterince ve açıkla ifade etmezseniz ilişkilerde olumlu sonuçlar almanız pek mümkün olmayabilir.

İlişkilerde yine uzun dönemdir yaşanan birliktelikler mutlu bir sona varabilir. Evliliklerin sağlam ve kalıcı olabileceğini söyleyelim. 2015 yılı uzun soluklu birlikteliklerin sonuca varabileceği bir yıl olarak oldukça parlak görünüyor. Eğer bekarsanız bu yıl tutkulu bir aşka ve kalıcı bir ilişkiye doğru ilerleyebilirsiniz. İlişkilerin önündeki en önemli engeller geçmişte yaşanmış olumsuz deneyimlerden dolayı kolay güvenememek ve yoğun iş temposu içinde aşka ve sevdiklerinize yeteri kadar zaman ayıramamak olabilir.

İlişkilerde dengede olmak ve dengede kalmak bu yıl çok önemli. Taraflar arasındaki güven bağının zedelenmemesi için bu dengenin özellikle dürüstlük açısından korunması gerekmektedir. Verdiğiniz sözleri tutmaya, önce kendinize sonra karşınızdaki kişi veya kişilere karşı dürüst olmaya azami şekilde özen göstermelisiniz. Özel ilişkilerde güven arayışı artarken tedbirsiz şekilde bütünüyle “güvenmeyi seçerek” kullanılmak çok zorlayıcı durumlar yaratabilir. İş ilişkilerinde bu durum çok daha dramatik şekilde alavere dalavere ile kandırılma şeklinde olabilir. Bu sebeple işinizi ve kendinizi sağlama alıp gerekli kontrolleri ve tedbirleri alarak işinizi yürütmeye çalışınız. Riskinizi ölçemediğiniz durumlarda karar alırken daha dikkatli olmanızda fayda var.

İletişim kurun

Tüm yıl boyunca en çok dikkat edilmesi gereken konuların başında gerginliklerle başa çıkma geliyor. Sinirli ve gergin ortamlar patlamaya hazır bir hava yaratabilir ve bu da yaşamınızın tüm alanında ciddi etkiler oluşturabilir. Bu sebeple yaklaşımlarınızda ve iletişiminizde kullandığınız dil ve davranışlarınız olabildiğince nazik ve kibar olursa daha rahat edebilirsiniz. İlişkilerde gergin tutumlar sonlanmalara yol açabilir. İş ortamında da benzer sonuçlar oluşabileceğinden siniri ve gergin yaklaşımlar yerine daha esnek ve çözüm odaklı yaklaşımlar yılın bütününde her açıdan size daha fazla kazanç veya avantaj sağlayacaktır.

Özetle, 2015 yılında, kendinizi ifade ederken, yeteneklerinizi cesurca ortaya koyabilmeli, düşünmekten çok yapmaya odaklanmalısınız. Somut ayakları yere basan bir tarzı, sistematik ve ciddi bir çalışmayla desteklemesiniz. Emek vermelisiniz. Hem iş hem ilişkiler bu yıl hiç olmadığı kadar emek ve efor sarf etmenizi gerektirebilir. Vizyonunuzu yenilemeye ve yeniden yapılandırmaya, tüm yaşamınıza daha yukarıdan bakarak bu yapılandırmayı yaşamınızın bütününe uygulamaya ve tüm bunları yaparken de olabildiğince esnek olmaya ihtiyacınız olacaktır. İstikrarlı olmakla sabitlik arasındaki farkı fark ederek yaşamınızı yapılandırmanızı tavsiye ediyorum.

2015 yılının herkese sağlık mutluluk neşe ve keyifle , bolluk ve bereket getirmesini diliyorum.

Bu yıl için seçtiğim olumlama;
Aklım, duygularım , ruhum ve bedenimle bir bütünüm.Bana bahşedilmiş olan tüm yetenekleri , yeni bilgilerle ve öğrenmelerle cesur şekilde kullanmaya gönüllüyüm ve hazırım. Akıp giden zamanın yaşamımda ne kadar değerli olduğunu biliyorum. Anı anda yaşayarak, çalışkan ve bereketli bir enerji ile yaşamımı maddi ve manevi zenginlik içinde yaşıyorum. Şükürler olsun.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.

Mehmet Aktürk: Günerji ile günlerin enerjisini yorumlamaya başlamış ve ilk çalışmasını 2012 yılında kitap halinde sunmuştur. Günerji yazılarını halen www.gunerji.com adresinde ve bazı web siteleri ile kişisel gelişim dergilerinde paylaşmaktadır. Doğum tarihi yanında isimlerin de enerjileri konusunda çalışmalar yapmaktadır. İsimlerin kişileri nasıl etkilediği, doğum tarihi ile isim arasındaki enerjinin kişi üzerindeki etkileri nelerdir gibi konularda çalışmalarını geliştirerek devam ettirmektedir. Bu çalışmaların bütününü “yaşam kodu” olarak isimlendirmiş ve tescil ettirmiştir.

Tutkularınızı anlayan yapay zeka: Samsung Vision AI TV

Tutkularınızı anlayan yapay zeka: Teknoloji, sizi anlamaya başladığında evde geçirdiğiniz zaman da değişiyor.



Bir zamanlar televizyonlar yalnızca izlediğimiz şeydi. Sonra akıllandılar; uygulamalar geldi, sesli komutlar geldi, internet geldi. Şimdi ise yeni bir döneme giriyoruz. Artık teknoloji sadece ne izlediğinizi değil, o an neye ihtiyaç duyduğunuzu da anlamaya çalışıyor.

Belki kulağa biraz iddialı geliyor ama düşündüğümüzde günlük hayatımız tam da bunun üzerine kurulu. Çünkü gün içinde sürekli farklı rollere giriyoruz.

Sabah haberleri açıyoruz. Öğlen mutfakta tarif bakıyoruz. Akşam çocuklarla animasyon izliyoruz. Sonra arkadaşlarımız geliyor, bir futbol maçı açılıyor. Gece ise iyi bir filmle günü kapatıyoruz.

Aslında aynı ekranı kullanıyoruz ama beklentimiz her seferinde bambaşka oluyor.

İşte Samsung Vision AI TV‘nin en ilgi çekici tarafı tam burada başlıyor. Çünkü televizyon artık yalnızca görüntü veren bir ekran olmaktan çıkıp, izlediğiniz içeriğe ve kullanım alışkanlıklarınıza uyum sağlayan akıllı bir yardımcıya dönüşüyor.

“Bir ayar vardı ama neredeydi?” derdini ortadan kaldıran teknoloji

Hepimizin tanıdığı bir senaryo var. Film açıyoruz. Bir süre sonra “görüntü çok karanlık” diyoruz.

Menüye giriyoruz.

Parlaklık…

Kontrast…

Ses…

Sonra bir oyun açılıyor ve bu kez her şeyi yeniden değiştirmek gerekiyor.

Samsung Vision AI TV‘nin yapay zeka destekli optimizasyon sistemi tam olarak bu noktada devreye giriyor. İzlediğiniz içerik ve bulunduğunuz ortama göre görüntü ve ses ayarlarını otomatik olarak optimize ediyor. Siz ayarlarla uğraşmak yerine yalnızca izlemeye odaklanıyorsunuz.

Aslında iyi teknoloji biraz da böyle hissettirmiyor mu?

Varlığını sürekli göstermeyen ama işleri sessizce kolaylaştıran…

Eski videoları yeniden izlemek neden bu kadar keyifli geliyor?

Telefonlarımızda yıllardır duran videolar var.

İlk tatil…

İlk yürüyüş…

Çocuğunuzun ilk doğum günü…

Belki çözünürlükleri bugünkü standartlara göre çok yüksek değil ama değeri hiçbir zaman azalmıyor.

Yapay zeka destekli görüntü yükseltme teknolojisi sayesinde eski içerikler daha net ve daha detaylı hale geliyor. Böylece yıllar önce çekilmiş görüntüler bile büyük ekranda çok daha canlı hissedilebiliyor.

Bazen teknoloji yeni anılar üretmiyor.

Var olan anıları daha güzel hatırlamamızı sağlıyor.

Evde sinema keyfi bazen sadece doğru renkleri görmekten ibaret

Bir doğa belgeseli açtığınızı düşünün.

Yeşiller gerçekten yeşil.

Gökyüzü tek bir mavi tonundan oluşmuyor.

Gün batımındaki turuncular neredeyse pencerenin dışındaymış gibi görünüyor.

Aslında etkileyici bir görüntüyü yalnızca parlaklık belirlemiyor. Renklerin birbirine ne kadar doğal geçtiği ve sahnelerin gerçek hayattakine ne kadar yakın göründüğü de izleme deneyimini doğrudan etkiliyor.

Samsung’un Micro RGB AI Engine Pro teknolojisi renkleri ve kontrastı yapay zekâ ile analiz ederek sahnelerin daha doğal ve derin görünmesini sağlıyor. Böylece doğa belgesellerinden sinematografisi güçlü filmlere kadar pek çok içerikte renk geçişleri daha gerçekçi, detaylar ise daha belirgin hissediliyor. Özellikle film izlemeyi sevenler için bu küçük gibi görünen farklar, izleme deneyimini bambaşka bir seviyeye taşıyabiliyor.

Çünkü bazen hikâyeyi etkileyen şey senaryo değil, onu nasıl gördüğünüz oluyor.

Oyun oynayan biri varsa evde bunu iyi bilir

“Bir dakika ayar yapıyorum.”

Belki oyuncuların en sık kurduğu cümlelerden biri.

Her oyun farklı ayarlar istiyor.

Yarış oyunu başka.

FPS başka.

Macera oyunu başka.

Vision AI’ın AI Oyun Optimizasyonu özelliği, oynanan oyunun türünü algılayarak görüntü ayarlarını otomatik optimize ediyor. Böylece menüler arasında kaybolmadan doğrudan oyunun içine girebiliyorsunuz.



Özellikle aynı televizyonu evde birden fazla kişi kullanıyorsa bu küçük kolaylık günlük hayatın içinde oldukça fark yaratıyor.

Bazen televizyon sadece televizyon olmak zorunda değildir

Evde hiçbir şey açık değilken bile ekran sürekli siyah kalmak zorunda mı?

Samsung Vision AI TV‘nin yapay zeka ile oluşturulan duvar kağıtları bu fikri biraz değiştiriyor. Evinizi bir sanat galerisine çevirebiliyor.

O gün nasıl hissettiğinize göre daha sakin, daha enerjik ya da doğadan ilham alan görseller oluşturabiliyor. Böylece televizyon yalnızca içerik izlediğiniz bir cihaz değil, yaşam alanının bir parçasına dönüşüyor.

Bu belki küçük bir detay gibi görünüyor.

Ama günün sonunda ev dediğimiz yer zaten küçük detayların toplamı.

Teknoloji, görünmez olduğunda gerçekten iyi çalışıyor

Yapay zekâ denince çoğu zaman aklımıza çok büyük değişimler geliyor.

Oysa günlük yaşamı kolaylaştıran şey çoğu zaman küçük dokunuşlar.

Filmin sesini daha net duyabilmek.

Eski bir videoyu yeniden keyifle izlemek.

Oyunda ayarlarla vakit kaybetmemek.

Evin içinde daha estetik bir atmosfer yaratabilmek.

Samsung Vision AI TVnin yaklaşımı da tam olarak buna odaklanıyor. Televizyonu yalnızca daha akıllı yapmak yerine, onu yaşam tarzınıza uyum sağlayan bir deneyime dönüştürmeyi hedefliyor.

Evde maç izlemek bazen sadece maçı izlemek değildir

Maç izleyenler bilir.

Gol pozisyonunda herkes aynı anda ayağa kalkar.

Birisi “ofsayttı” der.

Diğeri “top çizgiyi geçti” diye ekranı geri sardırır.

Ama tam da o anlarda görüntü akıcılığı bozulduğunda ya da top bulanıklaştığında, heyecanın bir kısmı da kaybolur.

Samsung Vision AI TV, spor karşılaşmalarını analiz ederek hızlı hareket eden nesneleri daha net ve akıcı göstermeye yardımcı oluyor. Özellikle futbol gibi tempolu karşılaşmalarda topun hareketini takip etmek, oyuncuların pozisyonlarını daha net görmek ve aksiyonun içinde kalmak çok daha kolay hale geliyor.

Bir de işin ses tarafı var.

Stadyum atmosferi, tribünlerin coşkusu, spikerin heyecanı… Yapay zekâ destekli ses optimizasyonu sayesinde yalnızca ses yükselmiyor; o anın atmosferi de daha gerçekçi hissediliyor. Dilerseniz spikerin sesini kısabiliyor, stadyumun sesini yükseltebiliyor dilerseniz tam tersini yapabiliyorsunuz.

Belki tek başınıza izliyorsunuz, belki arkadaşlarınızla salonu küçük bir tribüne çeviriyorsunuz…

İyi bir maç deneyimini belirleyen şey sadece skor değil, o heyecanı ne kadar hissettiğiniz oluyor.

Televizyon bazen dekorasyonun en görünür parçası olabilir

Evimizi dekore ederken her detayı düşünüyoruz. Duvar rengi, aydınlatma, tablolar, raflar…

The Frame TV tam bu noktada farklı bir bakış açısı sunuyor. Televizyon yalnızca içerik izlediğiniz bir cihaz olmaktan çıkıp yaşam alanının estetik bir parçasına dönüşüyor. Art Mode sayesinde kullanılmadığı zamanlarda sanat eserlerini, sevdiğiniz fotoğrafları ya da dekorasyonunuza uyum sağlayan görselleri sergileyerek duvarda bir çerçeve gibi yerini alıyor.

Samsung Vision AI TV ile birleştiğinde ise bu deneyim daha da kişiselleşiyor. Günün atmosferine ve yaşam alanının ruhuna uyum sağlayan görseller sayesinde ekran, dikkat çeken bir teknoloji ürünü olmaktan çok evin doğal bir parçası gibi hissettiriyor.

Çünkü bazen iyi tasarım, bulunduğu ortama uyum sağlayabilen tasarım oluyor.

Teknoloji yaşam alanının ritmine uyum sağladığında

Bugün televizyon izlemek, müzik dinlemek ya da evde vakit geçirmek birbirinden tamamen ayrı deneyimler değil.

Samsung’un Movingstyle ekran çözümleri de bu esnekliği destekliyor. Ekranı yalnızca salonda değil; mutfağa, çalışma köşesine ya da balkona taşıyarak günün farklı anlarına uyum sağlayan daha özgür bir kullanım sunuyor.

Müzik bazen görüntü kadar önemlidir

Evde geçirilen zamanın büyük bir kısmı yalnızca ekran izleyerek geçmiyor. Bazen yemek yaparken, bazen çalışırken, bazen hiçbir şey yapmadan sadece müzik dinlerken…

Music Studio hoparlör ise ses deneyimini daha kişisel hale getiren özellikleriyle televizyonu yalnızca izlediğiniz değil, dinlediğiniz anların da bir parçasına dönüştürüyor. Farklı müzik modları ve ses deneyimi seçenekleriyle evin atmosferine uyum sağlayan daha zengin bir dinleme deneyimi sunuyor.

Belki de yeni nesil televizyonların en büyük farkı tam olarak burada. Sadece daha akıllı olmaları değil evin içindeki farklı anlara, farklı ihtiyaçlara ve farklı yaşam tarzlarına uyum sağlayabilmeleri.

*Bu yazı Samsung’un katkılarıyla hazırlanmıştır.



Klima çarpar mı?: Çocuklu evlerde yazın en çok konuşulan klima soruları

Çocuk sahibi olduktan sonra daha önce üzerine iki dakika bile düşünmediğimiz konuların nasıl bir anda hayatımızın önemli meselelerine dönüştüğüne hâlâ şaşırıyoruz.



Gece üstünü açtı, tekrar örtsek mi? Saçları terlemiş, oda çok mu sıcak? Camı açsak sivrisinek girer mi? Klimayı açsak bu kez üşür mü?

Ve tabii yaz aylarının aileler arasında nesilden nesile aktarılan o meşhur cümlesi: “Aman klima çarpmasın.”

Biz de Uplifers ekibinde çocuklu evlerde yaz konforunu konuşurken fark ettik ki aslında hepimizin kafasında benzer sorular var. Üstelik mesele çoğu zaman “klima kullanalım mı, kullanmayalım mı?” kadar siyah-beyaz değil. Belki de asıl konuşmamız gereken şey klimayı nasıl kullandığımız.

O yüzden bu kez biraz kendi evlerimizden, biraz ebeveynler arasında dönüp duran konuşmalardan, biraz da yeni nesil teknolojilerin sunduğu çözümlerden yola çıkarak çocuklu evlerin en klasik yaz sorularına baktık.

Önce şu “klima çarpması” meselesini bir konuşalım

İtiraf edelim, bu cümle hepimizin zihnine biraz yerleşmiş durumda.

Çocuğun yatağı klimanın karşısındaysa huzursuz oluyoruz. Arabada klimayı açınca hava doğrudan arka koltuğa gidiyor mu diye elimizi havalandırma ızgarasının önüne koyuyoruz. Bir restoranda klimanın tam altında masa verilirse çocuğun sandalyesini başka yere çekiyoruz.

Aslında “klima çarptı” diye tarif ettiğimiz rahatsızlıkta mesele çoğu zaman klimanın kendisinden ziyade soğuk havanın uzun süre doğrudan üzerimize gelmesi.

Kendimizden düşünün: Ağustos sıcağında klimalı bir yere girdiğimizde ilk birkaç dakika harika. Ama hava yarım saat boyunca doğrudan omzumuza üflüyorsa bir noktadan sonra sandalyeyi sağa sola çekmeye başlıyoruz.

Çocuk odasında da benzer bir mantık var. Odayı serinletmek istiyoruz ama bunu çocuğu sürekli güçlü bir soğuk hava akımının karşısında bırakarak yapmak istemiyoruz.

Tam bu noktada Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun WindFree™ Rüzgarsız SerinlikSamsung Bespoke AI WindFree Pro’Samsung Bespoke AI WindFree Pro’ teknolojisi bizim özellikle dikkatimizi çekti. Çünkü klima havayı tek bir noktadan güçlü biçimde üflemek yerine, on binlerce mikro hava deliğinden çok düşük hızla dağıtıyor. Sonuçta oda serinliyor ama o klasik “klima üzerime üflüyor” hissi olmadan.

Bunu yerde oyuncaklarıyla oynayan, yatağında kitap bakan ya da gece sürekli sağa sola dönen bir çocuk üzerinden düşündüğümüzde teknoloji biraz daha anlamlı hale geliyor. Amaç çocuğu soğuk havanın karşısına oturtmak değil; içinde bulunduğu odanın konforunu değiştirmek.

Peki çocuk uyurken klimayı açık bırakabilir miyiz?

Bizce asıl ebeveynlik ikilemi burada başlıyor. Çünkü gündüz çocuğun terlediğini görüyoruz. Klimayı açıyoruz, oda serinliyor, hayat güzel. Gece ise işler değişiyor. Çocuk uyuyor. Üstünü atıyor. Bir saat sonra oda serinliyor. Biz uyanıp üstünü örtüyoruz. Sonra “Acaba klima fazla mı açık?” diye dereceyi yükseltiyoruz. Bir süre sonra sıcak geliyor, tekrar düşürüyoruz… Tanıdık geldiyse yalnız değilsiniz.

Aslında burada aradığımız şey çok basit: Gece boyunca mümkün olduğunca dengeli bir oda ortamı.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro‘nun yapay zekâ tarafını da tam bu nedenle ilginç bulduk. Sistem ortam sıcaklığını, nemi ve kullanım alışkanlıklarını analiz ederek ihtiyaca göre uygun soğutma yöntemini seçebiliyor.

Odayı hızlıca serinletmek gerekiyorsa Hızlı Soğutma devreye giriyor. İstenen sıcaklığa ulaşıldığında daha yumuşak bir serinlik için WindFree kullanılabiliyor. Havanın sıcaklığından çok nemi rahatsız ediyorsa Konforlu Nem Alma modu devreye girebiliyor.

Yani gece boyunca klimanın kumandasıyla küçük bir satranç maçı oynamak yerine, sistem ortamın ihtiyacına göre kendini ayarlayabiliyor.

Bir de çocuk nihayet uyumuşken önemini çok iyi anladığımız başka bir detay var: sessizlik.

WindFree modunda düşük hava hızıyla sessiz çalışan sistem, özellikle çocuk odası gibi gece ses seviyesinin önemli olduğu alanlarda ciddi bir konfor sağlıyor.

Bir dakika önce yatağındaydı, şimdi yerde: Çocuk odasında hava akışını nasıl ayarlayacağız?

 

Bir yetişkinin çalışma odasında klimayı ayarlamak nispeten kolay olabilir. Masanız belli, koltuğunuz belli, günün büyük bölümünde nerede olduğunuz belli.

Bir çocuk odasında ise böyle bir düzen beklemek biraz iyimserlik.

Beş dakika önce masada resim yapan çocuk bir bakmışsınız yerde tren yolu kuruyor. Sonra yatağa çıkıyor. Ardından odanın öbür ucundaki oyuncak sepetine gidiyor.

Bu yüzden Samsung Bespoke AI WindFree Pro’daki 7 farklı akıllı hava akışı modu bize özellikle çocuklu evlere uygun geldi. Klima hızlı soğutma, havayı eşit dağıtma, uzak mesafeye ya da aşağı doğru üfleme gibi farklı ihtiyaçlara göre hava akışını değiştirebiliyor.

Ama bizim burada daha çok sevdiğimiz detay Akıllı Sensör oldu.

Sistem odadaki kişilerin konumunu ve hareketini algılayarak hava yönünü ve üfleme şiddetini buna göre optimize edebiliyor. Doğrudan hava akımı istemediğiniz durumlarda AI Dolaylı Üfleme tercih edilebiliyor.

Bunun ebeveyn dilindeki karşılığı ise aşağı yukarı şu olabilir: “Klimanın karşısına geçme!” cümlesini biraz daha az söylemek.

Ve açıkçası bazen iyi teknoloji bizim için tam olarak budur: Gün içinde tekrarladığımız cümlelerden bir tanesini eksiltmek.

Bazen sorun sıcaklık değil, o yapış yapış nem hissi

Özellikle İstanbul’da yaşayanlar bu hissi çok iyi biliyor.

Termometreye bakıyorsunuz, aslında sıcaklık korkunç görünmüyor. Ama çocuğun saçları ensesine yapışmış, pijaması nemlenmiş, yastığı terlemiş.

İlk refleksimiz ne oluyor? Klimanın derecesini biraz daha düşürmek.



Fakat oda bu kez gereğinden fazla serinleyebiliyor.

Samsung’un konforlu nem alma özelliğini bu nedenle önemli bulduk. Sistem sıcaklıkla birlikte nemi de değerlendirerek ortamı gereğinden fazla soğutmadan nemi dengelemeye yardımcı oluyor.

Özellikle sıcak ve nemli yaz gecelerinde bazen ihtiyacımız olan şeyin “daha soğuk” değil, sadece daha konforlu bir hava olduğunu hatırlatan güzel bir özellik.

Parktan eve dönerken klimayı açabilmek küçük bir lüks mü? Bizce değil.

Sıcak bir ağustos öğleden sonrası düşünün.

Parktan dönüyorsunuz. Bir elinizde scooter, diğerinde çanta, su şişesi bir yerden sarkıyor. Çocuk “kucaak” diye peşinizden geliyor ve hepiniz eve vardığınızda hafifçe erimiş durumdasınız. İşte SmartThings özelliğini tam olarak böyle anlarda sevdik.

Samsung’un SmartThings uygulaması üzerinden klimayı uzaktan açıp kapatabiliyor, çalışma modunu değiştirebiliyor ve enerji kullanımını takip edebiliyorsunuz. Yani parktan çıkarken klimayı açıp eve geldiğinizde daha konforlu bir ortamla karşılaşmak mümkün.

Tersi de geçerli.

Evden çıktınız ve “Klimayı kapattım mı?” sorusu aklınıza düştü. Geri dönmek yerine telefondan kontrol edebiliyorsunuz.

Üstelik Akıllı Sensör odada kimse olmadığını algıladığında performansı düşürerek veya klimayı kapatarak gereksiz enerji tüketiminin önüne geçmeye yardımcı olabiliyor.

Çocuk odasındaki oyun salona taşındığında klimanın bunu bizden önce fark etmesi fikri açıkçası hoşumuza gitti.

Peki bütün bunların elektrik faturasındaki karşılığı?

Konfor güzel ama yaz boyunca klima kullanırken hepimizin zihninin bir köşesinde aynı hesap makinesi çalışıyor.

Özellikle çocuklu evlerde klimayı “çok sıcak oldu, yarım saat açalım” şeklinde değil de ortam sıcaklığını gün boyunca daha dengeli tutmak için kullanıyorsanız enerji tüketimi daha da önemli hale geliyor.

Burada Samsung’un AI Enerji Modu, kullanım alışkanlıklarını ve dış ortam koşullarını analiz ederek enerji tüketimini %30’a kadar azaltmaya yardımcı oluyor.

WindFree Rüzgarsız Serinlik modu ise Hızlı Soğutma moduna kıyasla %77’ye kadar daha düşük enerji tüketebiliyor.*

Bizce buradaki güzel fikir şu: Teknoloji artık yalnızca “odayı ne kadar hızlı soğutabilirim?” sorusuna değil, “bu konforu ne kadar akıllı sürdürebilirim?” sorusuna da cevap vermeye çalışıyor.

Çocuk odasında konuşmamız gereken bir şey daha var: Temizlik

Klima konusunda sıcaklık ve hava akımını çok konuşuyoruz ama cihazın temizliğini bazen ikinci plana atabiliyoruz.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun 3 adımlı otomatik temizleme fonksiyonu kullanım sonrasında iç ünitenin içindeki nemi azaltmak için sistemi otomatik olarak kurutuyor; böylece nem ve kötü koku oluşumunun azaltılmasına yardımcı oluyor.

HD Filtre ise kolayca çıkarılıp temizlenebiliyor ve havadaki tozun yakalanmasına yardımcı oluyor.

Ebeveynlik yapılacaklar listesinin hiçbir zaman gerçekten bitmediğini düşünürsek, evdeki bir cihazın kendi bakımının en azından bir bölümünü üstlenmesine kesinlikle itirazımız yok.

Belki de yanlış soruyu soruyoruz

Bu yazıyı hazırlarken bizim aklımızda en çok kalan şey bu oldu.

Yıllardır “Çocuklu evde klima açılır mı?” diye soruyoruz.

Belki artık soru bu olmamalı.

Belki daha doğru sorular şunlar:

  • Hava doğrudan çocuğun üzerine geliyor mu?
  • Odayı gereğinden fazla mı soğutuyoruz?
  • Sıcaklık kadar nemi de düşünüyor muyuz?
  • Gece boyunca ortamı mümkün olduğunca dengeli tutabiliyor muyuz?
  • Ve kullandığımız teknoloji bütün bunları bizim sürekli müdahale etmemize gerek kalmadan yapabiliyor mu?

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’yu ilginç kılan taraf da bizim için tam olarak burada.

WindFree™ teknolojisi, yapay zekâ destekli soğutma, hareket sensörü, nem kontrolü ve SmartThings gibi özellikler tek tek bakıldığında birer klima özelliği. Ama hepsini çocuklu bir evin gündelik hayatının içine koyduğunuzda başka bir şeye dönüşüyorlar:

Gece kalkıp klimayı üçüncü kez kontrol etmemek.
Parktan eve ter içinde dönmeden önce odayı serinletebilmek.
Çocuk yerde oynarken “klimanın önünden çekil” dememek.
Ve bazen sadece bir şeyi daha az düşünmek.

Çünkü ebeveynlikte konfor her zaman hayatımıza daha fazla şey eklemek anlamına gelmiyor. Bazen iyi bir teknoloji, gün içinde düşünmemiz gereken şeylerden birini sessizce listeden çıkardığında gerçekten işe yarıyor. Keşfetmek için tıklayın.

*Belirtilen enerji tasarrufu oranları Samsung’un ilgili modeller üzerinde gerçekleştirdiği testlere dayanmaktadır. Gerçek enerji tasarrufu kullanım koşullarına ve ortama göre değişiklik gösterebilir. AI Enerji Modu ve bazı akıllı özellikler için SmartThings uygulaması, Wi-Fi bağlantısı ve Samsung Account gerekebilir.

*Bu yazı Samsung’un katkılarıyla hazırlanmıştır. 



İlgili Makale