X

1940’ların göz kamaştıran kadın modası

1940’ların modasını incelediğimizde, ikinci dünya savaşının olumsuz etkisine rağmen göz kamaştırıcı ve zengin olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Dönemin altın yıldızlarının da tabi ki bunda payı büyük. Rita Hayworth ve Grace Kelly gibi isimlerin o dönem modanın öncüleri olması, moda sektörünün savaşa rağmen canlı kalmasına yardımcı olmuş olabilir.

Francesca Rice, 40’lı yılların en güzel moda akımlarını dönemin ikonik isimlerinden ilham alarak derledi. İşte sizin için seçtiklerimiz:

Joan Crawford‘ın vatkaları, 1980’ler modası Joan Crawfordnın habercisi. Peplum detaylı bu takım, oldukça güçlü bir görünüm yaratıyor.

 

Christian Dior‘un imzası haline gelen kabarık etekler ve dar, bele oturan ceketlerin temelleri, 1940’larda atılmış. Döneme damgasını vuran bu görünümü, hala Dior defilelerinde görebilmek mümkün.

 

Doris Day, marin modasının en karizmatik örneklerinden birini Romance On The High Seas filminin çekimleri sırasında kullandığı bu kombinle ortaya koymuş.

 

Rita Hayworth‘ın bol paça kumaş pantalon ve siyah-beyaz ayakkabılarıyla tamamladığı bu kombin, uniseks giyimin en dişil örneklerinden biri.

 

Grace Kelly‘nin dönemin modasını zarif karakteriyle birleştirdiği bu fotoğraf, Grace henüz genç bir modelken, 1947 yılında çekilmiş.

 

Rita Hayworth, 1940’larda gece elbiselerinin ne kadar dişi ve gösterişli olduğunu, bu siyah saten, straplez elbise ile gözler önüne seriyor.

 

Bette Davis, parlak renklerdeki kombini kırmızı bir ruj ile tamamlayarak kusursuz bir görünüm elde etmiş.

 

Ann Sheridan, yüksek yakalı metalik elbisesiyle bugün bile kırmızı halıda yürümeye hazır.

 

Betty Grable, dönemin imzası haline gelen yüksek bel bikinisini limon sarısı tercih etmiş. Günümüz modası için bile oldukça trend.

 

Tulumunu gömlek ve kemer ile kombine eden bu İngiliz kadını, dönemin kadınlarının tarlayla uğraşırken bile ne kadar şık olduğunu gösteriyor.

 

Fotoğraflar:

Marie Claire

Kaynak:

Vintag

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale