X

10 adımda pozitif düşünme alışkanlığı edinmenin yolları

Hepimizin zihninden gün içinde türlü türlü düşünceler geçiyor. Zihnimizin kıvrımlarında yaşanan bu diyaloglar, kişisel yorumlar, etkili kelimeler, olaylar, alışkanlıklar bazen hayatımızın geri kalanını belirleyebilecek kadar etkili olabiliyor. Eğer zihninizin içinde negatif düşünceler geziniyorsa, bunun hayatınızın her alanının olumsuz etkilemesi neredeyse kaçınılmaz. Zihnimizdeki negatif düşünceler çevremizi karanlık ve kirli bir gözlük camından gören birine dönüşmemize, hayatın renklerini göremememize ve gerçekleri olduğundan farklı algılamamıza neden olabiliyor. Güzel haber: Pozitif düşünme alışkanlığı pratik yaparak geliştirilebilir bir beceri. Hayata daha renkli bir pencereden bakmanıza ve pozitif düşünme alışkanlığı edinmenize yardımcı olacak muhteşem önerileri sizler için yazımızda bir araya getirdik. 

1. Güne pozitif başlayın

Güne nasıl başlarsanız, büyük ölçüde kalanı da öyle gider. Olumsuz bir bakış açısıyla başlarsanız, gününüzün geri kalanında olumlu duygular deneyimlemeniz çok kolay olmayabilir. Güne başlarken olumlu duygulara tutunun. Yatağınızın yanına veya aynanızın önüne olumlu duyguları anımsatacak bir not bırakın. Günün ilk saatlerinde, olumlu konuşmalar yapmaya özen gösterin. 

Pozitif bakış açısını geliştirmek, olumlu davranışları, duyguları ve tutumları bilinçli olarak hayatınıza dahil edebilmenizle mümkün. Doğuştan sahip olduğunuz özgür iradeyi olumlu olana yönelmek, bardağın dolu tarafını görmek ve iyiye odaklanmak için kullandığınızda zamanla hayata karşı çok daha pozitif bir bakış açısı kazandığınızı göreceksiniz. 

2. Negatiflerin yerini pozitiflerle doldurun

Gün içinde yaşadığınız tüm deneyimler nasıl düşündüğünüzü ve nasıl hissettiğinizi belirler. Bu yüzden zihninizin içinde olup bitenleri ve olumsuz düşüncelerinizin kaynaklarının neler olabileceğini sorgulamaya başlayın. Kendinize şu soruyu sorun: Hayatımdaki 3 olumsuzluk kaynağı nedir? Olumsuz düşünmenize ve dolayısıyla kendinizi kötü hissetmenize neden olan kaynak, size yakın birisi, sürekli ziyaret ettiğiniz bir internet sitesi veya uygulama, bir televizyon programı hatta bir şarkı bile olabilir. Sonra zihninizde yeni bir sayfa açın ve hayatınızda bu üç şeyle daha az vakit geçirmek için nasıl değişiklikler yapabileceğinizi, bu kaynakların yerine size iyi hissettiren hangi kaynakları koyabileceğinizi düşünmeye başlayın. Kendinize gerçekçi bir eylem planı çıkarın ve önümüzdeki bir hafta boyunca bu planı uygulayın.

3. Olumsuz bir durumla karşılaştığınızda, o durumun olumlu yönlerini düşünün

Hayata olumlu bakan ve olumsuz bakan iki kişi arasındaki en büyük fark, engellerle veya zor durumlarla karşılaşıldığında ortaya çıkar. Zorluklarla veya engellerle karşılaştığınızda olumsuz duyguların esiri olmamak için kendinize şu soruları sorun:

  • En iyi arkadaşlarım veya ailem bana nasıl bir destek verdi?
  • Bu durumun içinde faydalanabileceğim ve hayatıma katkı sağlayacak şeyler neler olabilir?
  • Bu durumdan öğrenebileceğim şeyler neler?
  • Bir sonraki sefer benzer bir durumla karşı karşıya kalırsam neyi farklı yapabilirim?

4. Düzenli egzersiz yapın

Negatif düşüncelere kapılıp zor günler geçirdiğiniz zamanlarda, 20-30 dakikalık bir egzersiz bile kafanızın içindeki düşünceleri değiştirmenize yardımcı olabilir. Egzersiz sırasında salgılanan mutluluk hormonları sayesinde içinizde biriken gerilim, endişeli düşünceler dağılır ve kendinizi daha güçlü hissetmeye başlarsınız. Zihninizi odaklama beceriniz gelişeceği için şimdiki anda daha fazla kalarak gelecekle ilgili endişe verici düşüncelerden ve geçmişle ilgili takılı kaldığınız olumsuzluklardan daha kolay uzaklaşabilirsiniz. Bu da, olaylarla başa çıkma kapasitenizi güçlendirir.

İlginizi çekebilir: Pozitif kalmanıza yardımcı olabilecek 10 olumlu düşünme tekniği

5. Pireyi deve yapmaktan vazgeçin

Her zaman en tehlikeli, en riskli ve en korkutucu senaryoyu düşünerek kendimizi dışarıdaki tehditlere karşı korumaya programlı olduğumuz için, bazen gerçekten çok küçük olan problemleri gözümüzde çok büyütebiliyoruz. Ancak hayata karşı daha pozitif bir bakış açısı geliştirebilmek için bu konudaki farkındalığınızı artırmanız ve ufacık meseleleri zihninizin içinde büyütmekten, hayatınızın en önemli sorunuymuş gibi görmekten vazgeçmeniz gerekiyor. İlerlemek istiyorsanız ve endişelerinizin, korkularınızın hayatınızı ele geçirmesini istemiyorsanız bu alışkanlığınızdan vazgeçin. Bir şekilde pireyi deve yapmaya başladığınızı hissettiğinizde kendinize şu soruyu sorun: Bu sorun 5 yıl ya da 5 ay sonra hala hayatımda olacak mı? 

6. Şükredin

İnsan, hayata olumsuz bir çerçeveden baktığı zaman aslında günlük hayatta şükretmesi gereken birçok şeyi ıskalayabiliyor. Hayatınızda çok fazla olan, farkına bile varmadığınız, küçüklüğünüzden beri yanınızda olan pek çok şey olduğunu, ancak o şeyleri hatırladıkça fark edebilirsiniz. Gece yatağa girdiğinizde veya sabah gözlerinizi açtığınızda gün içinde yediğiniz yemeklere, başınızı sokacak bir eviniz olmasına, temiz su kaynaklarına sahip olmanıza, ailenize, arkadaşlarınıza, sizi mutlu eden her ne varsa bol bol şükredin.

7. Daha fazla anda kalın

Eğer kendinizi sık sık olumsuz düşüncelere kapılıp sürükleniyormuş gibi hissediyorsanız, büyük ihtimalle geçmişte yaşanmış bir şeye takılıp kalmış, onu tekrar yaşıyor, ne yapmanız gerektiğini veya neler yapabileceğinizi tekrar düşünüyor olabilirsiniz. Benzer şekilde, henüz gerçekleşmemiş ancak gerçekleşme olasılığı olan felaket senaryoları zihninizi meşgul ediyor olabilir. Bu düşüncelerden kurtulmanın tek yolu onlarla aranıza mesafe koymak ve şimdi, şu anda olup bitenlere odaklanmak. Gününüzün büyük bir kısmını geçmişi veya geleceği değil de yaşadığınız anı düşünerek geçirdiğiniz zaman, zihninizde daha az olumsuz düşünce oluştuğunu ve sahip olduğunuz güzel şeylere daha fazla odaklanabildiğinizi göreceksiniz. Yaşadığınız anda kalabilmek için etrafınızda duyularınızla algıladığınız uyaranlara ya da nefesinize birkaç dakika boyunca odaklanabilir, meditasyon yapmayı alışkanlık haline getirebilirsiniz. 

İlginizi çekebilir: Anda kalmanızı kolaylaştıracak 3 öneri

8. Hiçbir şeyi içinizde tutmayın

Eğer negatif duyguları içinizde tutmaya devam ederseniz, bir süre sonra bu duygular sizi ele geçirmeye başlar. Bu negatif duygulardan kurtulmak için kendinizi en iyi ifade edebileceğiniz konuşma, yazma, resim yapma, şarkı söyleme gibi aktarım araçlarını kullanın. Yaşadığınız olumsuz duyguları, bir yakınınızla da paylaşabilirsiniz. Böylelikle zihninizi biraz dinlendirebilir, karşınızdaki kişi sizi dinlerken, konuya yeni bir bakış açısı getirebilirsiniz.

9. Bir başkasının hayatına değer katın

Eğer olumsuz düşünceler arasında sıkışıp kaldıysanız, bundan kurtulmanın en etkili yollarından biri diğeri de başkasının hayatına olumlu bir şey katmak. Sevdiğiniz bir kişinin hayatına dair olumlu bir şey yaptığınızda ve onun ışık saçtığını gördüğünüzde, siz de daha mutlu olabilir ve kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz. Bir başkasının hayatına değer katmak için aşırı çaba harcamanıza gerek yok; nazik olun, yardımcı olun, size ihtiyacı olduğunda yanında bulunun yeter.

10. Yavaşlayın

Çok hızlı gittiğinizde, hızlı düşündüğünüzde, hızlı yaşadığınızda genelde elinizin ayağınıza dolaştığını ve hiçbir şeyi tam olarak istediğiniz gibi yapamadığınızı hissedebilirsiniz. Aktivasyonunuzun yüksek olduğu zamanlarda stres seviyeniz yükselebilir ve yaşananları net bir biçimde düşünmek imkansız hale gelir. Bu durumda da negatif düşünceler zihninizi sarmaya başlar. Oysa yavaşladığınız zaman zihniniz ve bedeniniz de sakinleşir. Böylece olaylara karşı olumlu bakış açısına sahip olmanız kolaylaşır.

 

İlginizi çekebilir: Güne enerjik ve dinç bir başlangıç için küçük ama etkili öneriler

Kaynaklar: Positivity Blog, Psychology Today

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale