X

Gardırobunuzu yenilemek için pratik ve ekonomik ipuçları

Evden çıkmadan önce hazırlanmak için dolabın karşısına geçtiğinizde giyecek hiçbir şey bulamıyor musunuz? Gardırobunuzu yenilemek için pratik ve ekonomik ipuçları ile kolları sıvama zamanı gelmiş demektir o zaman…

Dolabınızdaki tüm kıyafetlerden sıkıldınız ya da hayatınızda olduğu gibi gardırobunuzda da değişiklik yapma kararı aldıysanız, sizin için bir araya getirdiğimiz pratik ve düşük maliyetli öneriler, alışveriş yaparken daha akıllı tercihler yapmanıza yardımcı olurken, bir kısmı da yıllardır sahip olduğunuz parçaları daha etkin kullanmak ve farklı bir gözle görmek için öneriler sunacak. 

3 kelime tekniğini uygulayın.

Hayalinizdeki gardıroba ulaşanın ilk kuralı, kişisel tarzınızı bulmaktan geçiyor. Dünyaca ünlü stil ve yaşam blogger’ı Chriselle Lim tarafından da uygulanan 3 kelime tekniği, stilinizi 3 kelimeyle tanımlamaktan geçiyor. Kendi stilini saf, gösterişli ve feminen olarak tanımlayan Lim’in bu taktiği ile siz de kendi stilinizin tanımını yapabilir ve sahip olduğunuz kıyafetleri bu şekilde değerlendirebilirsiniz.

80/20 kuralıyla alışveriş yapın.

Sezon başı, indirim dönemi ya da hafta sonu… Hepimiz sürekli bir şeyler satın alıyoruz. Satın almak istediğiniz parçaları daha sağlıklı bir şekilde değerlendirmenizi sağlayacak 80/20 kuralı, alışveriş için ayırdığınız bütçenin %80’ini gardırobunuzdaki eksikleri tamamlamaya ayırırken, geri kalan %20’yi ise indirim zamanlarında ya da canınız alışveriş yapmak istediğinde harcamanız anlamına geliyor.

Hayatınızı ve gardırobunuzu yeniden düzenleyin.

Kullanışlı bir gardıroba sahip olmanın yolu, yenilerini aldıkça eskilerden kurtulmaktan geçiyor. Kıyafetlerinizi ayırırken neyi saklayıp neyi vereceğinize karar veremiyorsanız, kendinize şu soruları sorun:

  • Son bir yıl içerisinde giyildi mi?
  • Şu anki tarzınızla uyumlu mu?
  • Duygusal bir anlamı var mı?
  • En az 3 farklı kombinde kullanılabiliyor mu?
  • Tadilat gerektiriyor mu?
  • Gelecek sezon da giyilebilecek mi?

Bu sorulara dürüst cevaplar verdikten sonra kıyafetlerinizi ayırabilir, seçtiğiniz parçaları tamir edebilir, satabilir, eskidiyse atabilir ya da bağışlayabilirsiniz.

İlham alın.

Aslında hiç para harcamadan da gardırobunuzu daha verimli kullanmanın bir yolu bulunuyor: İlham almak. Dolabınızdaki parçaları farklı şekillerde kombinleyebilmek için stilini beğendiğiniz blogger’ları ya da ünlüleri farklı sosyal medya mecralarında takip edebilir, kıyafetlerinize farklı bir gözle bakmanın yollarını bulabilirsiniz.

Anlık satın alma dürtünüzü dizginleyin.

Alışverişe çıkmadan önce plan yapmamak, pek çoğumuz için gardırobumuzu aslında hiç de ihtiyaç duymadığımız pek çok parçayla doldurmamızla sonuçlanıyor. Daha kullanışlı parçaların yer aldığı bir gardırop oluşturmak için, anlık alışveriş isteğinizi kontrol altına alın ve gerçekten severek giyeceğiniz ya da ihtiyacınız olan parçalara yönelmeye çalışın.

Acil durum kombininizi belirleyin.

Bir sabah uyandığınızda kendinizi sahip olduğunuz tüm kıyafetlerinizden nefret ederken bulabilirsiniz. Bu noktada ihtiyacınız olan tek şey, bir acil durum kombini. Böylelikle düşünmenize gerek kalmadan kendinizi iyi hissettiğiniz bir şeyler giymeniz mümkün olabilir.

İyi bir terziniz olsun.

Stil sahibi kadınlar genellikle güvendikleri bir terzi bulmuş olan kadınlardır. Sevdiğiniz markalar ya da alışveriş için ayırdığınız bütçe ne olursa olsun, stilinize asıl etkileyici dokunuşu yapan üzerinize tam oturan kıyafetler giymektir.

8 saat kuralına başvurun.

Sabah kalkar kalkmaz ne giymek istediğinize karar vermekte zorlanıyor ve elinize ilk geçen şeyi giyiyor olabilirsiniz. Dolabınızdaki tüm parçaları kullanabilmek, farklı şekillerde kombinleyebilmek ve daha iyi görünmek için 8 saat kuralından yardım alabilirsiniz. Kıyafetinize sabah kalkma saatinden 8 saat önce karar vermeye dayanan bu kural ile akşamları sadece 10 dakikanızı ayırarak her gün daha renkli ve şık kombinler yapabilirsiniz.

Vintage mağazaları keşfedin.

Kendinize has bir stil yaratmanın, bunu yaparken bütçenizi sarsmamanın ve ilginç parçalara sahip olmanın en akıllıca yollarından biri de ikinci el, retro ve vintage dükkanları. Daha düşük bütçelerle ilginç, kaliteli ve özel parçalara sahip olabilmek için ikinci el satan yerleri keşfetmeyi ihmal etmeyin.

Küçük düşünün.

Evet, yanlış okumadınız; bazen büyük farklar yaratmak için işe küçük adımlarla başlamak gerekir. Örneğin baştan aşağı monokrom giyinmek, dolapta bekleyen o broşu çıkarıp kullanmak gibi basit kararlarla gardırobunuzdaki parçalardan yararlanabileceğiniz gibi; do it yourself videolarından ilham alarak küçük dokunuşlarla gardırobunuzu baştan yaratabilirsiniz.

Kaynak
WhoWhatWear

İlginizi çekebilir: 3’ün gücüyle gardırobunuzu minimalist hale getirip kendinize meydan okuyun

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale