X

″Sen″ olmak ciddi bir iştir; aynadaki yansıman kim?

Hayatta öyle şeyler önemli olur ki bizler için, günlük koşuşturma ve telaşımız içerisinde, aslında gizliden gizliye her gün sınavlardan geçeriz. Belki farkında değilizdir; ama en zor sınavımız kendimiz olmaktır. Şimdi ‘Nasıl yani, ben zaten olduğum gibiyim. bunun sınavı mı olur?’ diyeceksiniz.

‘Bal gibi de olur’ diye iç sesimiz ortaya çıkacak. Örneğin, bir arkadaşınız bu gece sizinle bir kahve içmek istedi, sırf onu kırmamak için mi evet diyorsunuz yoksa gerçekten böyle hissettiğinizden mi? Anneniz ‘Bu tatilde mutlaka ama mutlaka bizimle zaman geçirmen gerekir’ diye söylediğinde, aslında kimin tercihine göre karar veriyorsunuz? Eşiniz örneğin para konusunda sıkıntınız olmasına karşın ve gerçekten doğru bulmadığınız bir harcama yaptığında bunu ve hislerinizi kendisiyle paylaşabiliyor musunuz, yoksa rol yaparak çok memnun olduğunuzu mu dile getiriyorsunuz? İşte bu gibi gerçek düşüncelerimiz ve toplumun iyi olarak benimsediği ve aslında bizlerden ‘’bekleneni’’ gerçekleştirdiğimiz tüm durumlar, bizim o hafife aldığımız sınavlarımızdır.

Peki şimdi de sonuçlara doğru sizinle bir yolculuğa çıkalım: Diyelim ki; rol yapmak tarafını seçtik, gerçekten eşimizi uyarmadık ve aynı tip harcamalara devam etti. Sonucunda ne oluyor, çok daha büyük bir kavganın içinde buluveriyoruz kendimizi. Annemizin istediği gibi tatilde kendimize ayıracağımız zamanı erteledik, ne oluyor, daha sonra sınırlarımızı koruyamamış oluyoruz ve daha büyük patlamalar yaşayabiliyoruz.

Eşiniz para sıkıntısı yaşamasına rağmen büyük harcamalar yapıyorsa, çok geç olmadan kendisini uyarmalısınız.

Bir sonraki adım ise suçu dışarıda aramamız oluyor, biz değil dünya suçlu oluyor genelde. Kendimizi, yaşadığımız hayat karşısında savunmasız ve ‘’kurban’’ rolünde hissedebiliyoruz, sanki tüm dünya bize karşıymış gibi. İşte tam bu noktada geri dönüp kendimizi eleştirebiliyor muyuz? Ben iki ay önce şu olay yaşandığında gerçek hislerimi paylaşsaydım veya bana uygun olmayan bu durumu tercih etmeseydim, bugün bu büyük öfke patlamasına yol açan, ‘’kendi sınırlarımı’’ kaybettiğimi hissettiğim durum ilk kez huzursuzluk verdiğinde şöyle yapsaydım diyebiliyor muyuz?

Hayatınızı her anında kendiniz olun

İşte her gün kendimize sormamız gereken en büyük sorudur; aynadaki yansımam kim? Bu yüzden, hayatımızın her anında ‘’kendi’’ gibi olmak aslında en ciddi işimizdir. Gerek seçimlerimizde gerekse de insan ilişkilerimizde rol yapmadan başkaları ne düşünür, ne ister, öncelikleri nedir diye endişelenmeden hayatımızın ‘’kendi kurtarıcısı’’ olmamız, mutlulukla harmanlanmış ve pişmanlıktan uzak, verdiğimiz tüm kararlar için sonuçları her ne olursa olsun sadece kendimiz olarak çıktığımız bu yolda yaşadığımız her anın ‘’muhteşemliğinin’’ ve ‘’bizi yansıtmasının’’ ne büyük bir haz olduğunun farkına vararak yaşamamızın temeli olacaktır.

İlgili yazı: Kendinizi daha çok sevmek için hayat yolculuğunuzda yüklerinizden kurtulmalısınız!

Aynadaki yansımanıza bakın ve kendiniz gibi olup olmadığınızı kendinize her gün sorun. 

Osho, içeriği kadar etkili eseri ‘’İnsan Kendinin Aynasıdır’’ ile aslında ‘’kendi gibi olmak’’ kavramının hayatımızda yapacağı değişiklikleri bizim için yorumluyor:

…″Bir şeyi aklınızdan çıkarmayın: Başkaları sizi prangaya vurabilir; fakat kurtarabilecek hiç kimse yoktur. Kendinizi ancak ve ancak kendiniz kurtarabilirsiniz ve bu da başkalarının sizi prangaya vurmasını, üzerinize gitgide daha ağır zincirler takmasını, etrafınıza gitgide daha yüksek duvarlar örmesini engelleyerek olabilir. Kendi mesihiniz sizsiniz, kendi kurtuluşunuz yine sizsiniz.

…″Siz her ne haldeyseniz bundan bizzat sorumlusunuz. Eğer sefalet içindeyseniz, bundan kendiniz sorumlusunuz. Bu sorumluluğu başkasına yıkmaya çalışmayın, yoksa ondan asla kurtulamazsınız.″

…″Evren sizin böyle olmasını istiyor; siz bu yüzden böylesiniz. Evrenin sizin böyle biri olmanıza ihtiyacı var, yoksa sizi siz olarak değil, başka biri olarak yaratırdı. Yani bana göre en büyük dinsizlik kendin olmamaktır.″

…″Hiçbir koşul öne sürmeden, tamamen koşulsuz kendiniz olun. Sadece kendiniz olduğunuz zaman dindar da olursunuz, çünkü sağlıklısınızdır, bütünsünüzdür.″

Bugün en önemli işiniz sadece siz olmaktır. Siz kendinizi unutmadığınızda, siz olduğunuzda dünya da sizinle olacaktır. O aynada kendinize ait güzel bir yansımayı hak ediyorsunuz, çünkü hepimiz bu kadar değerliyiz…

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale