X

Zor durumlara nasıl dayanabiliriz: Tekamül etmenin içinde gizlediği güç

Çok sevdiğim bir kelime var: Tekamül. Tekamül; “öz”e ruhun geri dönme sürecinde ruhun gelişmesidir. Bu süreçte, her ruhun dünyadaki temel amacı ve arzusu tekamül etmek ve hayatın getirdiklerine teslim olmaktır… Bir nevi hayatın sürprizlerine karşı hazır olmaktır.

Tekamül etmek, ruhsal durumlardan çok, dünyevi sınanmalar ve dersler ile gerçekleşir. Deneyimin sana kattıklarını cebine koyup yoluna devam etmen demektir. Hâliyle hayatta hepimiz, aslında cezanın veya ödülün olmadığını, sadece öğrenilecek derslerin olduğunu biliriz. Eğer hayatımızı iyice gözlemlersek sürekli başımıza gelen olayların arkasında “almadığımız dersler” olduğunu görürüz. Alamadığımız dersler karşısında ödediğimiz bedeller ve koyamadığımız sınırlar…

O dersi alana kadar veya sınır koymayı öğrenene kadar aynı şeyleri yaşamaya devam edeceksindir.
Ancak öğrenmen gerekeni alıp ruhunu tekamül ettirdiğinde kısır döngü kırılacak ve bir daha benzer deneyimler yaşamadan yeni tecrübelere yelken açacaksındır.
Tekamül, teslim olmakla mümkündür.
Teslim olmak, elinden geleni yaptıktan sonra gerçekten tüm çabanı verdikten sonra sadece ve sadece akışa güvenmen ve bir noktada olanı kabul edebilme gerçeğini görmendir.
Burada her seçim bizim kendimize aittir ve zaman hepimiz için farklı işlemektedir.
Hayatına bir birim de olsa teslimiyet anlayışı geliştirmek, kontrolü bırakmayı, evrenin muhteşem akışına sadece “olduğun” hâlinle eşlik edebilmeyi ve bu akışı mutlulukla, huzurla ve tüm güzelliği ile kabul ederek yaşamanı sağlar.

Bazen geçmişi analiz etmeyi durdurmalıyız, gelecek planları yapmayı da.
Tam olarak ne hissettiğimizi biçimlendirmeye çalışmayı ve kesin olarak ne istediğimize karar vermeye çalışmayı da. Her şeyi kontrol etmeyi de.
Bazen sadece neler olacağını görmeliyiz akışına bırakarak.
Bugün yeni bir gün. Bir daha bunun tekrarı olmayacak, bir daha bugüne geri dönmeyeceksin. Geçmişe ve gelecek telaşına kapılıp şimdiyi öldürme. Akışına bırak. Çünkü zamanla değişmeyen, iyileşmeyen, geçmeyen tek şey zaman kavramının kendisidir. Sağlığın ve sevdiklerin için şükret. Kendini sev. Hayatın sana sunduğu olanakları görmezden gelme ve bugüne senin için özel bir gün olması için fırsat ver.
Yaşarken öleceğini bilen tek varlıktır insan. Buna rağmen kalp kırar, gönül yıkar, zarar verir bile bile… Üstelik hiç ölmeyecekmiş gibi, hem de hiç umursamadan…
Var olmanın amacı iyi insan olmak değil miydi? Hani nerede o iyi insan? İyi niyette bile kötülük düşünecek, iyi niyeti bile sorgulayacak kadar güvensizlik mi yaşıyorsun iç dünyanda?

Başkalarının sana davranmasını istediğin biçimde kendine davran.” 
Hayatta tatmin olmak için bu özü yaşam biçimi yap. İyilik de böyledir. Neye inanıyorsan inan, iyiliğin göreceli olmayan taraflarına ulaşabilirsin. Neye göre iyi, kime göre iyi, ne kadar iyi diye mükemmel olma arzusundansa, kendi içinde bazı temeller kur, içindeki seni yansıtan.
Şimdi bugüne kadar yaptığın şeylerden farklı bir şey yapma vakti.
Geçmiş geçmiştir. Geleceğinse tercihlerindir. Sen yanlış yoldan gitmemeye ne kadar çabuk karar verirsen, kendini doğru ve istediğin yolda o kadar hızlı bulacaksın. Yeter ki seçimlerinin arkasında dur. Senin olan, sana gelecektir. Şimdi gelmiyorsa ya zamanı değildir ya da senin için uygun değildir.

Hayatta sana en yardımcı olacak kişi, “kendinsin.”
Ve hayat yolculuğunda ömrünün direksiyonu, “sende.”

Şimdi önünde iki seçenek; bir gün bugününe dönüp baktığın an; hangisi daha fazla olsun istersin; “keşke”ler mi, “iyi ki”ler mi?
Bugün, dünden de yarından da değerli. Çünkü yarın, bugün yaptıklarımızın sonucunu yaşayacağız. Ve hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez, unutma. Sen değerlerini bilip kendi yolunu seçtiğin ve değerlerinden, prensiplerinden ödün vermeyip arkasında durduğun anda, “iyi ki”lerinin de önünü açmışsın demektir.
“İyi ki”lerin bol olsun…

İlginizi çekebilir: Zorlukları yenme gücü içinizde: Teslimiyet ve inancın zaferi

Uzman Psikolog Gül Er İşlek: Herkese merhaba, Bahçeşehir Üniversitesi'nde lisans eğitimimi tamamladıktan sonra Klinik Psikoloji Programı’nda yüksek lisansımı tamamlayarak uzmanlığımı aldım. Bu süreçte birçok danışmanlık merkezleri,hastaneler,tıp merkezlerinde ve okullarda psikoterapist olarak görev alıp sayısız seminer verdim. Şu anda, Gül Psikolojik Danısmanlık ve Eğitim Merkezini kurarak yetişkinler için bireysel danışmanlık yapmakta ve psikoterapi uygulamalarında Bilişsel Davranışçı Terapi, EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) ve Şema Terapi, Psikodinamik Terapi ekollerini kullanmaktayım. Ağırlıklı olarak travma, stres, depresyon, yeme bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, anksiyete bozuklukları, bağımlılıklar, kişilik bozuklukları, dikkat eksikliği ve ergenlik dönemi sorunları üzerinde çalışmaktayım. Bir Psikologtan Kendine Notlar kitabının yazarıyım.Yazmanın ve okumanın ruhu dinlendirdiğini düşündüğüm için burada sizlerle yazılarımı paylaşıp daha fazla kişiye ulaşmayı temenni ediyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale