X

Zihnini sustur: Sen hiç sessizlikteki saadeti yaşadın mı?

Bir zamanlar ulaşımın genellikle yaya yoluyla olduğu dönemlerde 3 keşiş bir manastırdan diğerine doğru yolculuk ediyormuş. Bu yolculukta dereleri tepeleri aşarken, öğleden sonra bir vakitte bulundukları tepeden cennet güzelliğinde bir vadi manzarasına rastlamışlar. Bu güzel manzara karşısında aralarında konuşma dahi geçmeden hepsi durup seyre dalmış. Manzaranın içinde doğayla bütünleşerek  saatlerce bu güzellikle ‘BİR’ olmuşlar. 3-4 saat sonra bir keşiş “Ne güzel” demiş. Bunun üzerine diğer 2 keşiş birbirlerine bakmış ve biri diğerine “Bir daha bunu yanımızda getirmeyelim” demiş.

Bu meseledeki gibi bazen sadece durursun ve o güzellikle bütünleşirsin. Ne o anı yakalama, ne o anın güzelliğini takdir etme, ne de o anı bir düşünceyle bölmek istersin. Sessiz olan sadece ağız değil, aynı zamanda zihnin ve tabii zihninin ürettiği  duygu düşüncelerdir. Ne bir plan vardır ne de bir yorum. Çünkü bir şeye bir yorum kattığın an, onu sadece kelimelerinle ya da düşüncelerinle sınırlı olana indirgemiş olursun. Artık olduğu güzellikte değil senin düşündüğün kadardır karşındaki.

Sadece  ‘an’ ve ‘varoluş’

‘Varoluş’, ‘an’ ve ‘sen’. Sanki hep bir aradaydınız fakat sadece o ‘an’ bunu hatırlama fırsatı bulmuşsundur. Bütün her şey birleşmiş ve bütünleşmiştir. İşte o yüzden doğada vakit geçirmek aslen meditatif bir bütünleşme deneyimdir. Kendinle ve etrafındaki her şeyle tekrar bütünleşerek uyumu, huzuru ve saadeti hissettiğin bir deneyim. Varoluşun o saf deneyimini yaşamak içimizde ‘saadet’i doğuruyor. Çünkü varoluşun kendisi bir pür ‘saadet’.

Ben bu deneyimi hatırladığım kadarıyla ilk defa suyun altında yaşamıştım. Tabii o sıralar ne meditasyon yapıyordum ne de yoga. Ama yaşadığım o anlık deneyimde saadetin yanında bir an ‘yoga’ kelimesi suyun altında aklıma gelmişti. Nereden gelmişti acaba bu kelime? Çünkü yoga hakkında ne bir fikrim vardı ne de denemişliğim. Sadece nefeslerimi sakince alıp vermem ve zihnimin susması sayesinde suyun altında bir ‘an’ için etrafımda bulunan her şey ile bütünleşmiş ve aslında yoganın kelime anlamını deneyimlemiştim. Birçok spritüel kaynak tarafından ve tabii yoganın da belirttiği gibi aslen bütün bilgi içimizde. Zihnin sustuğu o ‘an’larda hatırlayabiliyor ve fark edebiliyoruz.

Yoga pratiğini düzenli ve yoğun bir şekilde uyguladığında zamanla zihnini kontrol etmeye ve artık zihnini susturmaya başlarsın. Ve zamanla bu suskunluğun içerisinde olanın güzelliğini olduğu gibi görmeye ve yaşamaya başlarsın. Bunu sadece doğa ya da cansız nesnelerle olan ilişkilerde düşünme, artık karşındaki insan ya da hayvanlarla da sessizce bütünleşeme meydana geliyor.

Tabii bir yoginin amacı bu yolda saadetti bile geride bırakarak ‘hakikate’ ulaşmak olsa da bu anlattığım deneyimlediği aşamalardan sadece bir tanesi.

Hakikate giden yol her ne kadar meşakkatli olup, yoğun emek ve çaba istese de bu yolda her aşama birbirinden değerli. Bu deneyimleri belki sen de yaşadın, belki de senin için havada kalmış olabilir. Yaşamış ol ya da olma, bu deneyimleri kendi farkındalığınla yaşamaya başladığın zaman kendi ‘yol’una olan inancın ve güvenin artıyor. Yoga ya da başka yolların hepsiyle, samimi, içten ve beklentisizce yapılan düzenli pratiklerle bu deneyimlere artık farkındalıkla ulaşabilirsin.

Dilerim herkes kendi ‘öz’üne olan yolculukta sessizliğin içindeki bu ‘saadet’i deneyimler.

Yogaya nasıl ve neresinden başlayacağım diyorsan çok düşünme ve enerjisini beğendiğin bir eğitmenle çalışmaya başla. Öyle bir fırsatın yoksa artık YouTube ya da başka yollarla ulaşabileceğin birçok ders var. Sen yeter ki bu yola girmeye niyetli ol ve adım at. Sen bir adım atıp yürümeye başladığında, sana en uygun eğitmenler ve deneyimlerde sana doğru gelmeye başlayacaktır.

 

İlginizi çekebilir: Yoganın pek de üstünde durulmayan ilk basamağı: Yamalar (ahlak öğretisi)

Burak Ayhan: 1987 yılında, Akdeniz'in sıcakkanlı şehri Mersinde gözlerini dünyaya açan Burak, kendi kişisel öyküsüne başlamış. Herkes gibi kendi öyküsünün kahramanı olan bu şahıs, üniversitede tıp okumayı seçerek etrafındaki kişilere şifa vermeye niyetlenmiş. Sonrasında Radyoloji dalında uzmanlaşarak yolculuğuna devam etmiş. Fakat bu süreçlerde içinde hep bir şeylerin eksik olduğu duygusunu taşıyan kahramanımız, çeşitli kişisel gelişim seminerlerine, ruhsal öğreti danışmanlıklarına katılmış ve bu alanlarda bilgi sahibi olabileceği araştırmalar yapmış. Ta ki bir gün bütün öğretilerin dediği gibi "KENDİNİ BİL, KENDİNİ TANI" ifadesini uygulamaya ve gerçekten sadece kendi içine yönelmeye karar verip, meditasyon yapmaya başlayana kadar. Meditasyon yapmaya başlayıp kendini anlamaya ve tanımaya başladıkça, onun için süreç hızlanmış, işinin onu ifade etmediğine karar vererek işini bırakmış ve bir süre sonra da yolunu aydınlatan öğretmeni ile tanışıp YOGA yapmaya başlamış. Artık kendisi Yoga yolunda kendine giden bir yolcu. Bu yolda bir yandan öğretmeye devam ederken kendisi de bir yandan öğrenmeye, kendini keşfetmeye devam ediyor. İnsanlara artık bu yolla şifa vermeye ve aslında insanların kendi şifalarını bulmalarına destek oluyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale