X

Zihinsel esnekliği arttırmanın 5 etkili yolu

Ünlü evrimbilimci Charles Darwin’in “survival of the fittest” prensibini çoğumuz duymuşuzdur. Yaygın kanının ve google translate’in iddia ettiğinin aksine bu cümle “en güçlü olanın hayatta kalması” demek değildir. Zira doğada her zaman kuvvetli olan kazanmaz: Uzun vadede kazanacak olan, adapte olabilendir. Bu cümlede de fitten kasıt, değişen koşullara uyum sağlayabilen, soyunun devam etmesi için gereken biyolojik ve sosyolojik unsurlara sahip olan canlılardır.

Peki ya psikolojik unsurlar? İlgi alanımızı insan psikolojisiyle sınırlandırıp, zihinsel uyumluluk durumunu siz Uplifers okurları için araştırdık.

Zihinsel esneklik nedir?

Zihinsel esneklik (diğer adıyla beyin esnekliği), sinir sisteminin yapısını ve işlevini çevresel farklılıklara ayak uyduracak şekilde değiştirebilmesi olarak tanımlanır. Zihinsel esneklik, farklı durumları farklı şekillerde değerlendirebilme, yeni ve alışılmadık durumlarla başa çıkabilme yetisidir. Karar ve davranışlarımızı, karmaşık bir durumdan en olumlu çıktıyı alacak, bir sorun varsa onu en titiz şekilde çözecek şekilde ayarlayabilmektir.

Zihinsel esneklik, farklı durumları farklı şekillerde değerlendirebilme, yeni ve alışılmadık durumlarla başa çıkabilme yetisidir.

Zihinsel esnekliğe sahip bireyler genellikle risk almaya daha açık, belirsizliğe karşı tolerans sahibi, hatalarından ders alan, yeni çözüm yöntemleri üretebilen ve yine, değişime ayak uydurabilen kişilerdir.

Alışkanlıklar, her ne kadar bazen kendilerini yönetme ya da bırakma ihtiyacı hissetsek de, hayatımızın bir parçası. Ama dikkat! Özellikle alışkanlıklar için geliştirilen sabit, esnemez tutum kişilerde sürekli yorgunluk, stres, tatminsizlik ve bir şeylere yetişememe hissine yol açabiliyor. Sabah rutinleriniz, pazar günü planlarınız olabilir elbette, fakat bunlara ayin gibi sıkı sıkı bağlanmamaya dikkat etmeniz öneriliyor. Çünkü evdeki hesap çarşıya uymadığında daha büyük miktarda endişe ve stres sizi bekliyor olacak.

Zihinsel esnekliği arttıracak 5 öneri

1. Davranışlarınızı değerlendirmek ve nedenlerini anlamak

Çoğu karakter özelliği mutlaka aileden geçen ya da doğum anında birden ediniverdiğimiz özellikler olarak anlatılır. Oysa hem iyi hem kötü özellikler çevresel etkenlerle şekillenir ve bilhassa da iyi özellikleri sonradan edinmek çaba ister. Önce geçmişinizle yüzleşmeli, davranışlarınızın ne, neden ve nasıl olduğunu saptamalısınız.

Neyi neden yaptığınızı düşünmek, yukarıdaki alışkanlıklar örneği gibi, bunların gerçekten gerekli olup olmadığını da değerlendirmenize ve belki de zihinsel yükünüzü hafifletmenize yardımcı olur.

2. Kontrolü elden bırakabileceğiniz alanlar bulmak

Hangi alanlarda daha esnek olabildiğinizi bulup, bu kez de bilerek kontrolü başkalarına bırakmayı deneyin.

Herkesin “olursa olur, olmazsa rakı içeriz” alanları vardır. Yani kontrolü ellerinden bırakabildikleri, işler tam planlandığı şekilde ve zamanda gitmese de bunu sorun etmeyecekleri konular… Hangi alanlarda daha esnek olabildiğinizi bulup, bu kez de bilerek kontrolü başkalarına bırakmayı deneyin. Bunun rahatlatıcı olduğunu düşünürseniz, size zor gelen konularda da zihinsel esnekliği yakalamanız kolaylaşır.

3. Bebek adımlarıyla ilerlemek

Aniden hiç olmadığınız biri gibi davranmayı beklemek yerine, kendinize küçük ve mantıklı hedefler koyun. Bugün bir alanda gösterdiğinizi fark ettiğiniz esneklik, yarın hayatınızın başka alanlarına da etki edecektir. Bunlar için küçük notlar tutmaktan çekinmeyin, böylece kendinizi ödüllendirmeniz de kolaylaşacaktır (bkz. 5. madde).

4. Yeni bakış açıları geliştirmek

Başkalarının düşüncelerine sıkça itiraz eden biriyseniz, lafa “hayır ama…” ile başlamadan önce bir kez daha düşünmeye çalışın. Açık fikirli olun, karşınızdakinin fikri doğru değilse bile hala ondan öğrenebileceğiniz bir şey ya da edinebileceğiniz bir ilham olabilir.

5. Mükemmellik için değil, esneklik için kendinizi ödüllendirmek

Beynimiz bir ödül merkezine sahip.

Maddi ya da manevi, hayat boyu yaptıklarımıza karşılık bir ödül beklentisi ile yaşadığımız kesin. Öyle ki, beynimizin bile bir ödül merkezi var. Buna uygun davranın. En azından istediğiniz zihinsel esneklik seviyesine ulaşana kadar, üstesinden geldiğiniz ya da çevresinden dolaşıp rahatsızlık duymadığınız konular için kendinize aferin çekin, hatta kendinizi ufak ufak ödüllendirin. Böylece, asla elde edilemeyecek mükemmelliğin peşinde koşmayı bırakıp, sizi tatmin eden sonuçla yetinmeyi de öğrenmiş olursunuz.

İlginizi çekebilir: İstemediğiniz alışkanlıklardan kurtulmanın ve alışkanlıklarınızı yönetmenin 18 yolu

Kaynaklar:
ManageYourLifeNow
SparkPeople
CogniFit

Şule Kulein: Lisede “yapabildiği için” sayısal bölümü seçti ve Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’ne girdi. Üniversitede katıldığı Mühendislik Kulübü’nün dergisi StepS’e aşık olduğunda, içine sözelci kaçmış bir sayısalcı olduğunu fark etti. Yazım kuralları konusunda etrafındakileri itinayla delirten Şule, 2 yıl boyunca StepS’in editörlüğünü yaptı, üniversitede ve sonrasında okul ve şirket dergileri ile çeşitli bloglara yazılar yazdı. Seyahat etmeyi, okumayı, öğrenmeyi seviyor. Basılı materyalin hastası, fakat çevrimiçi de fena durmuyor. Şule kendini bildi bileli yazıyordu; artık bir de Uplifers’ta yazıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale