Zihin sustuğunda kalbin sesini duyarız: Sakinliğe nasıl ulaşırız?

Ha gayret… Arada kalmak, kararsız olmak sıkıştırır insanı. Artıları, eksileri sayarsın, mantığın yol göstersin istersin. Sadece zihnin vardır. Konuşur hep bırbır, dırdır… Kalbinin sesini duyamazsın, emin olamazsın, işte tam bir kaostasın, yerinde duramazsın, dursan da gidemez, kıpırdayamazsın.

Ne yapacaksın? Nasıl yapacaksın, bilemezsin. Sancılı süreçtir epey… Arada kalmak, sıkışmak. Ben genelde kaçarım sakinliğe, dinginliğe, doğaya. Dinlerim duygularımı acele etmeden, yatıştırırım onları şefkatle teker teker, birer birer. Önce cılız gelir kalbimin sesi, rehberliği… Ardından gümbür gümbür duyarım olanı, görürüm hakikati, anlarım. Zaman bazen çok uzun, bazen de sadece bir anda geçer gider ve her şey olacağına varır. O sıkışma da yeniden doğmanın sancısıdır aslında. Duramam sanırısın, durursun, kalamam sanırsın kalırsın, epeyce eğilip bükülürsün.

Yeniden gönlünde güller açacak bilirsin. Nefesle beklersin, sabırla istersin, işte böyle düşe kalka büyürsün, insan olmaya adım adım yürürsün. Ya gayret, ya selam aşkla…

Aşkla yürümek isteyenlerle 27-31 Ekim’de Kaş’ta buluşmak dileğiyle…

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Her ilişki bir okuldur: Peki bu okul bize ne öğretir?

Hande Akın
5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve ... Devam