X

Yılbaşı için işin uzmanından beslenme önerileri

Vücudumuz yılbaşı gibi özel günlerde yanlış beslenme, aşırı alkol tüketimi, fazla kaloriler, şekerler, yağlardan dolayı oldukça yorulur. Ödem riski artar. 45 dakikalık yürüyüş, taze ve mevsiminde sebze meyve tüketimi, bolca su tüketimi önceki gece yapılan hatalı beslenmeyi düzenlemeye yardımcı olacaktır.

Obezite tüm dünyada ikinci önlenebilir ölüm nedenidir.

Kabul edelim ki gittikçe şişmanlıyoruz. Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması-2010 ön çalışma raporuna göre Türkiye’de obezite sıklığı erkeklerde %20,5, kadınlarda 41,0, toplamda %30,3’tür.

Türkiye şeker hastalığında Avrupa birincisi!

İstanbul Tıp Fakültesi ve Sağlık Bakanlığı işbirliği ile yapılan Türkiye Diyabet, Hipertansiyon, Obezite ve Endokrinolojik Hastalıklar Prevelans Çalışması’nın (TURDEP II) verilerine göre Türkiye’de şişmanlık ve şeker hastalığı oranları gittikçe artmaktadır. Çalışmada 12 yılda %44 artış gösteren şişmanlık sıklığı %32 olarak belirlenmiştir. Şişmanlıkla ilişkili olarak şeker hastalığı 12 yılda %90 artış göstererek %7.7’den %13.7’ye çıkmıştır.

Çözüm nedir?

Meselenin çözümü düzenli hareket ve düzenli ve doğru beslenmekten geçiyor.

Peki, yılbaşında nasıl sofra donatacağız, öneriler nelerdir?
  • Özel günlerde yenilecek yemekler hazırlanırken yağ ve şeker konusunda elinizi korkak alıştırın. Biliyorum bizim yemeklerimizden bazıları aşırı yağ, tatlılarımız da aşırı şekerli oluyor. Bu tür tariflerde yağ ve şekeri kısmaya yönelmenizi öneriyorum.
  • Yılbaşında sucuk, salam, sosis yememeye çalışın. Bu tür ürünler aşırı doymuş yağ, tuz ve kanserojen madde içerir. Bilindiği üzere, Dünya Sağlık Örgütü de bu tür işlenmiş et ürünlerinin kansere neden olduğunu açıkladı.
  • Antioksidan içerikleri nedeniyle taze sebze ve meyveleri çiğ olarak tüketin. Sofranızdan eksik etmeyeceğiniz mevsiminde taze meyve ve sebzeler hem bağırsaklarınızı çalıştırır hem de fazla kilolardan kurtulmanıza yardımcı olur. Bununla beraber hücreleri arındırıp yeniler.
  • Yılbaşında alkol fazla kaçırılabilir. İki kadehten fazla içmemeye çalışın. Ne kadar insafsızım 🙂
  • Alkol aç karnına veya tıkabasa tok karnına alınmalıdır. Özellikle alkol ile beraber kızartma ve tatlılardan uzak durulmalıdır.
  • Alkol alındıktan sonra vücudun su dengesini korumak için bolca su için. Su içmeniz, ertesi sabahki baş ağrınızı ortadan kaldıracaktır.
  • Mezelere sarımsak eklenirse yılbaşında harika tatlar ortaya çıkarılabilir. Sarımsak deyip geçmeyin, miniciktir ama düzenli yenildiğinde şifa deposudur. Sarımsağın tansiyonu dengeleyici özelliğinden faydalanın.
  • Kuru bakliyatları yılbaşı sofranızdan eksik etmeyin. Humus, pilaki şeklinde ya da yemek olarak hazırlayabilirsiniz.
  • Cevizi kullanmayı çok severiz, biliyorum. Yılbaşında mezelerinizde ve yemeklerde cevizi kullanmanız omega 3 açısından önemli olacaktır. Cevizin yanısıra fındık, badem de tercih edilebilir.
  • Kızartma türü her şeyden uzak durun.
  • Mayonezli mezeler yerine zeytinyağlı mezeler tercih edilmelidir.
  • Oluşabilecek ödemi engellemek için koyu yeşil yapraklı sebzeleri sofradan eksik etmeyin. Hafif bir sebze çorbası ile geceye başlanabilir. Doymuş yağ oranı yüksek çorbalar tercih edilmemelidir.
  • Zayıflama programına devam edenler için bu öneriler özellikle dikkate alınmalıdır.
Kevser Başkara: 10 yıla yakındır %100 vegan yaşayan Kevser Başkara, Ankara Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Lisans Programını, Cornell University Plant Based Nutrition, American College of Lifestyle Medicine programlarından mezun olmuştur. Türkiye’de bireysel vegan beslenme ve yaşam danışmanlığı, kurumsal beslenme danışmanlığı hizmetlerinin yanısıra vegan marka danışmanlıkları vermektedir. Bitki Temelli Beslenme’yi Beslenmenin Geleceği adlı ders ile ilk kez devlet üniversitesi müfredatına eklemiştir. Bitki Temelli Beslenme, Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin 17’de 12’sine çözüm üretmektedir. Bütünsel sağlığın önemine tüm eğitimlerinde ve hizmetlerinde vurgu yapan Başkara, International Vegan Society (England) Plant Based Health Professionals (England) üyesidir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale