X

Yetinmek ve yitirmek arasındaki denge

İnsan yaşamı, sürekli bir denge arayışı içinde geçer. Bu denge, genellikle zıtlıklar arasında bulunur. Denge kavramı hayatımızın pek çok yönünde belirleyici bir rol oynar. İnsan psikolojisi üzerinden bu dengeyi anlamak, yaşamımızı daha bilinçli ve tatmin edici hale getirebilir.

Yetinmek, sahip olduklarımızla barış içinde olmayı ve eldekiyle mutlu olmayı ifade eder. Bir bakıma, yetinmek, mevcut durumu kabul etmek ve iç huzuru bulmakla ilgilidir. Ancak, yetinmek aynı zamanda hedeflerimize ulaşmayı veya potansiyelimizi tam olarak kullanmayı bırakmamız anlamına gelmez. Tam tersine, iç huzurumuzu korurken, hala büyümeye ve gelişmeye açık olabilmeyi de gösterir. Yitirmek ise, kaybetme veya eksiklik hissiyle ilişkilidir. Bir şeyleri kaybetmek, genellikle acı verici bir deneyimdir ve duygusal zorluklar yaşamamıza neden olabilir. Ancak, kayıplarımızdan ders çıkarmak ve bu deneyimlerden büyümek de mümkündür. Yitirmek, insanın dayanıklılığını ve adaptasyon yeteneğini sınar ve bu süreçte önemli öğrenme fırsatları sunabilir.

İnsan psikolojisi, bu dengeyi sağlamak için çeşitli mekanizmalar geliştirir. Örneğin, kabul etme ve uyum sağlama yetenekleri, bizi mevcut durumumuza uyumlu olmaya ve iç huzur bulmaya yönlendirir. Aynı zamanda, motivasyon ve hedef belirleme mekanizmaları da varoluşsal bir tatminsizlik duygusu yaratır ve bizi daha fazlasını aramaya teşvik eder.

Peki, yitirmek ve yetinmek arasındaki dengeyi nasıl sağlayabiliriz? İlk adım, içsel bir muhasebe yapmaktır. Kendimizi ve sahip olduklarımızı gerçekçi bir şekilde değerlendirmek, hem yetinme hem de hedef koyma arasında bir denge kurmamıza yardımcı olabilir. Aynı zamanda, geçmiş deneyimlerimizden ders çıkarmak ve geleceğe odaklanmak da önemlidir. Tecrübelerimizden öğrendiklerimizi gelecekteki kararlarımızı şekillendirmek için kullanabiliriz. Dahası, kendimize hedefler belirlemek ve bu hedeflere ulaşmak için çaba sarf etmek de önemlidir. Ancak, bu hedeflerin gerçekçi ve sürdürülebilir olmasına dikkat etmeliyiz. Hedeflerimize ulaşamadığımızda kendimizi aşırı derecede eleştirmek yerine, bunu bir öğrenme fırsatı olarak görmeliyiz. Bununla birlikte, dengeyi sağlamak bir süreçtir ve zaman zaman zorluklarla karşılaşabiliriz. Önemli olan, bu zorluklarla başa çıkma ve dengeyi yeniden kurma becerisini geliştirmektir. Kendimize nazik olmalı ve kendimizi eleştirirken aşırıya kaçmamalıyız. Her adımımızda öğrenme ve büyüme fırsatları olduğunu hatırlamak, bizi dengeyi sağlama yolunda ilerlemeye teşvik eder. Kendimizi ve yaşamımızı kabul etmek, iç huzuru ve mutluluğu bulmamıza yardımcı olurken, aynı zamanda bizi daha sağlıklı ve tatmin edici bir yaşam tarzına yönlendirir.

Sonuç olarak, yetinmek ve yitirmek arasındaki dengeyi sağlamak, yaşamımızın her alanında önemlidir. Bu dengeyi sağlamak, içsel huzurumuzu korumamıza ve aynı zamanda kişisel gelişimimizi sürdürmemize yardımcı olabilir. Bu dengeyi bulmak, belki de insanın en büyük yaşam sanatıdır ve psikoloji, bu dengeyi anlamamıza ve yaşamımızı daha anlamlı hale getirmemize yardımcı olabilir.

Sevgilerimle.

İletişim: @klinikpsikologbetulcavlak

İlginizi çekebilir: Bir tür savunma mekanizması olan ön yargılar neden oluşuyor?

Betül Cavlak Akdaş: TED Üniversitesi'nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra uzmanlığını Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji bölümünden onur öğrencisi olarak almıştır. Yüksek lisans tez konusu "Yetişkin Bireylerin Ebeveynleşme Olgusunda Obsesif İnanışların ve Kaygı Düzeylerinin Rolü"dür. İş hayatına özel bir kurumda devam eden Uzman Klinik Psikolog/Yazar Betül Cavlak Akdaş, online olarak terapi yaparak da danışan görmektedir. Ruh sağlığı alanında almış olduğu Bilişsel Davranışçı Terapi, Objektif Testler, MMPI, Aile Danışmanlığı, Sanat Terapisi gibi eğitimlerinin yanında, psikoloji bilimine yazılarıyla da katkı sağlamayı hedefleri arasına almıştır. Daha önce farklı dergilerde de Yazar olarak bulunan Betül Cavlak Akdaş'ın, "Erteleme Davranışı", "Mimari Yapı ve Psikoloji", "Benlik Saygısı" konuları üzerine araştırma projeleri mevcuttur. Ayrıca, Türkiye Buz Pateni Federasyonu bünyesinde İl Hakemliği yapmaktadır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale