Yeni yıla çentik: “Göğe bakma durağı”nda olduğunuzu fark edin

Yeni bir yıl. Türlü bilinmezlik ve endişe ertesi, yeni bir köşebaşı. “Artık” ya da “şimdi”li bir sürü kursakta cümle. Ağız tadıyla tamamlanamayan. Suçlu bir umut hissiyatı. “Ya bunlar en iyi günlerimizdiyse” kuşkusu. Anne olmak gibi bir şey bu yeni yılı karşılamak. İçeride hep bir eşlikçi yürek çarpması… “Ya şimdi bir terslik olursa” hissiyle kol kola sevinç baloncukları… Bir yandan akıyor zaman. Büyüyoruz, yaşlanıyoruz. Ve her neyse tüm bunlar, içinden yara yara, sağa sola çarpa çarpa, sürtüne sürtüne geçiyoruz. Öğreniyoruz.

Bu bir yılda, kızım kakasını tuvalete yapmayı, oğlum okumayı öğrendi, ben de araba kullanmayı öğrendim. Eşim evin gerçek bir parçası olmayı öğrendi. Ben en sevdiklerimle, az sevdiklerimi pirinç taşını ayıklar gibi ayırmayı öğrendim. Çünkü dar zamanlardı hep. Seçimler kaçınılmazdı… Yarın ölecekmişiz gibi yaşamayı daha bir içimde hissettim. Gün batımları kadar gün doğumlarını da sevdiğimi öğrendim. Denizin, dalganın, tuzun, hatta o güzelim yunusların, bize her ne oluyorsa olsun, hep orada olduklarını ve döngülerinin sürdürdüğünü öğrendim… O güzelim şarkıda dediği gibi, o suyun hiç durmadığını öğrendim.

Çoğu zaman biraz cimrisi olduğumuz “Seni çok seviyorum” cümlesinin ne kadar dönüştürücü, coşku verici olduğunu öğrendim. Çok uzun süre evde olunca, çocuklarımdan çok duydum bunu çünkü, verdiğimden çok mu aldım, yoksa aldığım mı daha çoktu, bilmiyorum.

Ama elli kere duyunca inandım. Gerçekten çok seviyorlar evet, dedim. Birileri beni çok seviyor. Hem de çok. O kadar coşkuyla, kendilerinden geçerek söylüyorlar ki. Aniden, gün ortası, oyun ertesi, ders öncesi, banyo üstü, yatak esnası. Bunu günde kaç kere duyarsanız, o kadar kat güzelleştiğinizi öğrendim.

Turgut Uyar’ın Göğe Bakma Durağı şiirini bilir misiniz, benim için okuyun bir kez. Tam zamanı bu şiirin çünkü. İşte hep buralar, birer göğe bakma durağı. Vakitler bu kadar darken, bugününüzü, yarınınızı, sonrasını “yaşanası” geçirmenize yarayacak her ne varsa, ona bakma durağı.

Bu bilinmezlerle dolu zaman içinde bile, çevirin başını göğünüze, hangi güzel söz, hangi güzel koku, tat döndürüyorsa başınızı, şevklendiriyorsa içinizi, iyiliğe, güzelliğe, paylaşmaya açıyorsa ruhunuzu, onu duyun, onu görün. Çünkü zaman durmuyor. İki bin yirmi bir avuçlarınızda dönüyor. Ona iyi davranın.

Aşkla…

İlginizi çekebilir: Günlük tutmaya başlamak için harika bir zaman: Korona günlükleriyle bugünleri hatırlayın

Sibel Ekdemir Kaya
Boğaziçi Üniversitesi’inden 2003’te mezun oldum. Hayatımı, pazarlama alanında çalışarak kazanıyorum. Her daim öğrenmeye, keşfetmeye ve keyif almaya hevesli bir kadınım. Profesyonel Koçluk, Çocuklar için ... Devam