X

Yeni nesil için tasarlanmış modern bir klasik: Reebok’tan Classic Leather Legacy

Reebok, geçmişin koşu tarzından ilham alan ve yeni nesiller için yeniden yorumlanarak ortaya çıkan Classic Leather Legacy’i tüketicilerin beğenisine sundu.

1979 yılının profesyonel koşu ayakkabısı Aztec ve 1983 yılının ikonik model Classic Leather’dan ilham alan Classic Leather Legacy’de, yılların birikimi olan incelikli bir tasarım öne çıkıyor. Markanın zengin geçmişini göz önünde bulunduran Reebok tasarım ekipleri, sahip oldukları hayal gücü, araştırma ve bilgi birikiminden faydalanarak, Classic Leather Legacy’ye bugün sahip olduğu modern tasarım cazibesini kattılar.

Classic Leather Legacy’de modern yırtılmaz kumaşlar yumuşak süetlerle birleştirilerek Reebok’ın koşu geçmişine sadık kalındı. Model, yansıtıcı alt katman, retro naylon üst kaplama ve dışarı çıkan köpük dil tasarımı ile gerçek çok parçalı nostalji hissi sunuyor.

Reebok, piyasaya sunacağı yeni ürünü Classic Leather Legacy’nin tanıtımı için gelecek vaat eden bir grup genç sanatçının çalışmasını da görücüye çıkardı. Classics Collaborators’ın çalışması, yeni Classic Leather Legacy’nin kendine özgü hikayesini anlatıyor

Bu süreçte, farklı disiplinlerden genç sanatçı ve tasarımcıların oluşturduğu “Classic Collaborators” takımı, “Geçmişin, geride bıraktığın değil, bugün yarattığındır” sloganıyla bu yeni ürün çevresinde benzersiz bir hikaye yarattı. Tasarımcılar, tüm yaratıcılıklarını kullanarak fotoğraflar, videolar ve bilgisayar ortamında yaratılmış grafikler gibi birbirinden farklı iletişim materyalleri tasarladılar.

Tüm bunları karantinada yapan ve çalışmaya dünyanın her yerinden katkı veren sanatçılar şu şekilde:

• Achille Laplante – Fransa, Paris, Le Brun’dan bir fotoğrafçı
• Becky Garner – İngiltere, Londra’dan bir video-grafiker
• Chloe Karayiannis – İngiltere, Londra’dan bir sanat direktörü ve 3D sanatçısı
• Christina Lopez – Massachusetts, Boston’dan bir tasarımcı
• Dan Hall – İngiltere, Londra’dan bir fotoğrafçı
• Davo Howarth – İngiltere, Manchester’dan bir tasarımcı
• Enkako – Çin’den bir fotoğrafçı ve blog yazarı
• Jade Pearl – İngiltere, Londra’dan bir sanatçı
• John Yuyi – New York’tan bir görsel sanatçı
• Kicki Yang Zhang – Almanya, Berlin’den bir sanatçı, güzellik ürünleri fenomeni ve manken
• Michael Kusumadjaja – New York’tan bir fotoğrafçı
• Myles Loftin – New York, Brooklyn’den bir fotoğrafçı ve yönetici
• Natalie Shields – New York, Brooklyn ve Washington, Seattle merkezli bir tasarımcı, sanat direktörü, fotoğrafçı ve ressam
• Nathanael Layne – Massachusetts, Cambridge’den bir görsel sanatçı
• Somnath Bhatt – Hindistan ve ABD’den bir sanatçı ve tasarımcı
• Thorpe – Massachusetts, Boston’dan, çoğunlukla tekstil malzemeleriyle çalışan bir görsel sanatçı
• You Lu – Shanghai doğumlu, New York, Brooklyn’den bir tipografi ve grafik tasarımcısı

Reebok Classic Leather Legacy, hem erkek, hem de kadın modellerinde çeşitli lansman renkleriyle www.reebok.com.tr, Reebok mağazaları ve perakende mağazalarında.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale