X

Yeni keşif: Vitamin L nedir?

Hayat kendiyle sürekli bir devinim halinde. Zaman içinde yer alan her şey değişir. Var olmak demek; değişmek demektir. Her gün yeni bilgiler gündeme geliyor ve eskileri önemini yitiriyor. Aslında asırlardır var olan ama önemi yeni algılanan bir vitamin keşfedildi. Vitamin ‘’L’’ .  Lifestyle’nın baş harfi. Yaşam ya da yaşam tarzı olarak Türkçe’ye çevirebiliriz. Yapılan çalışmalar sağlığımızı iyileştirmede ve kaliteli bir hayat geçirmede vitamin L’nin %80 oranında rol aldığını göstermiş. Sizin için birkaç çalışmayı aşağıda derledim.

1) 2001 yılında, Harvard Halk Sağlığı Okulu, 84.941 sağlıklı kadın hemşire ile bir çalışma yaptı. Çalışmaya katılan hemşirelerde kalp-damar , diyabet ve kanser hastalıkları yoktu. Sağlıklı bireylerdi.

Düşük Riskli Yaşam Tarzı:

  • Kişinin beden kitle indeksi 25 altında
  • Diyeti, doymamış yağ asitlerinden ve liften zengin, trans yağ asitlerinden fakir ve glisemik yükü düşük
  • Her gün orta düzeyde egzersiz yapmak (günde en az 30 dakika yürüyüş)
  • Sigara içmemek
  • Günde yarım bardak alkol tüketmek

olarak tanımlandı.

Takip sırasında 3.300 kadın diyabet oldu. Diyabet olmalarının tek ve önemli belirleyicisi, kilolu ve obez olmaktı. Çalışmaya katılan kadınların sadece %3.4 düşük riskli yaşam tarzına sahipti.

2) 2004 yılında INTERHEART (Dünya Çapında Akut Miyokard İnfarktüsü Risk Faktörleri Kontrol Çalışması) çalışmasında kalp krizini tetikleyici faktörler incelendi. Bu çalışma 52 ülkenin katılımıyla gerçekleşti. Araştırmalar kalp krizi riskinden  %90 ve %95 bu 8 faktör sorumluydu.

  • HDL(iyi kolesterol)’nin  LDL(kötü kolesterol)’ye oranı
  • Yüksek kan basıncı
  • Diyabet
  • Stres
  • Abdominal obezite
  • Yeterince  sebze ve meyve tüketmemek
  • Sigara içmek
  • Alkol
  • Yetersiz fiziksel aktivite

Kalp krizine neden olan bu 9 faktör yaşam tarzındaki değişiklikler ile ortadan kaldırabilir.

3) İsviçreli araştırmacılar 2007 yılında, kalp hastalığı olmayan 24.000 menopoz sonrası dönemdeki kadınlarından oluşan bir çalışma gerçekleştirdi. 6 yıl içerisinde 308 kadın kalp krizi geçirdi. Çalışma sonunda düşük riskli diyet kalp krizini %92 azaltmıştır. Diyetin içeriği; meyve ve sebze, balık, kepekli tahıl ve baklagillerden zengin, orta derecede alkol, sigara içmemek, 40 dakika yürüyüş yada bisiklete binmek, ideal bel/kalça oranını korumak.

4) 2013 yılında Hollanda da 18.000 kişinin katıldığı bir çalışmanın sonuçları açıklandı. Çalışma grubunu kalp rahatsızı olmayan kadın ve erkek bireylerden oluşturuyordu. 14 yıl boyunca kişiler takip edilmişti. Bu süre içerisinde 600 kişi kalp krizi geçirdi. İçerinde ölümcül olanlarda vardı.

  • Günde 30 dakika fiziksel aktivite yapmak
  • Akdeniz Tarzı Sağlıklı Beslenme diyeti uygulamak
  • Sigara içmemek
  • Ayda bir kere eğlenme amaçlı bira içmek

Bu dört faktör kalp krizi riski geçirmeyi %67 oranında azaltmış. Bu beş sağlıklı davranışa bir de günde 7 saat düzenli uyku eklendiği zaman bu oran %83 olmuş.

Sonuç olarak; yaşam tarzımızı sağlıklı hale getirerek inmeyi, kalp rahatsızlıklarını, diyabeti, obeziteyi ve Alzheimer hastalığını önleyebilirsin. Unutma! Büyük başarılar, adım atmakla başlar. Eğer bebekken emeklemeseydin şimdi yürüyemezdin. Komik geldi değil mi? Ama gerçek.  Bugün sende kendin için bir iyilik yap. Önce sağlıklı alışkanlıklar edin ve onları davranış haline getir. Büyüleyici vitamin L gücünden yararlan.

Selin Şahin: Araştırmayı, içimdeki öğrenme ateşini hep canlı tutmayı, okumayı, kalemimi kağıtla buluşturmayı ve yeni şeyler öğrenmeyi kendine görev edinmiş bir diyetisyenim. Psikoloji, felsefe, moda, spor, farklı tatlar, doğa ve hayvanlar ise ilgi alanlarım arasında. Üretmeyi ve üretim deviniminin içinde yer almayı seviyorum. Üniversite eğitimimden sonra sektörün önde gelen sağlık gruplarından birinde stajımı tamamladım. "Leptin Direnci ve İnsülin" alanında yazdığım tezimle mezun oldum. Şu anda ofisimde sağlıklı beslenme ve diyet danışmanlığı yapıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale