X

Yavaş akış: Verimlilik ve farkındalıklı sabahlar

Gittiğim her yere zamanında gitmeye özen gösterip, yola çıkmak içinse son dakikaya kadar bekleyen biriydim. Zamanında gideceğim yerde olmak, otobüs, ders saatini kaçırmamak dışında dikkat ettiğim bir detay yoktu. Bu sebepten dolayı, otobüse/servise koşan koşarken ayağı takılıp kalabalık insan grubunun önünde düşüp ağlamaktan utanan da ben oldum.

Bazen bir musibet bin nasihatten iyidir derler ya, o gün insan içinde ağlayamayışım bana “acele etmek zorunda kalmamayı” öğretti. Alarmı 5 dk geri almayı, akşam daha erken uyumayı, uyku kalitem artsın diye son 1 saat ekranı elime almamayı öğretti. Sonraları alarmdan önce uyanmayı öğrendiğim sabahlarda 5-6 sayfa kitap okumaya başladım. Yataktan çıkmadan 1 saat kitap okuduğum keyif sabahlarını hatırlar hale geldim zamanla ve haftasonlarımı sabah okumalarıyla taçlandırdım. (Okuma alışkanlığı edinme konusunda zorlandığınız noktalar oluyorsa bunu da bir yöntem olarak deneyimleyebilirsiniz. Sabah uyandığınızda telefon ile daha az ilgilenmek beyninize ve size her anlamda daha iyi gelecektir.) Zamanla sabah işe gitmeden önce kitabını okuyan, demleyebilirse kahvesini içen biri haline dönüştüm. Sonraları bunu, sabah sayfaları rutini takip etti. Ve sabahları kendine 15 dakikalık vakit ayıran benim gün içinde iletişim kurarken, işimi yaparken daha özenli ve farkındalıkla bunu yaptığımı gördüm. Sosyal medyada geçireceğim 4-5 reels süresinde sevdiğim ve bana katkısı olan bir şey yapmak benim günümün akışını bir şekilde değiştiriyordu.

Tıpkı hızlı giden bir arabada manzaraya odaklanamayacağımız gibi hayat akışının hızına kapılırken de detaylara hakim olamayabiliriz. Yavaşladığımızda netlik kazanan şeyler bazen önemsiz gibi görünen akışın en önemli parçası olabilir. “An”a daha fazla dikkat edebilir hale gelirsek akışlarımızda fark yaratabiliriz. Çözümlenemeyen, sürekli sorun yaratan bir alanı yavaşlatıp incelediğinizde ufak da olsa mutlaka bir hata çıkacaktır ve küçük gibi görünen bir detayı değiştirmek tüm akışınızı değiştirecek etkiyi yaratabilir. Verimli ve üretken başladığımız nice sabahlara.

İlginizi çekebilir: Yavaş akış: Verimli sabah rutini ve alarm ertelemeyi bırakmanın gücü

Büşra Pekdüz Özkan: 1995 senesinde Mayıs ayının son pazarında sabah kahvesinin hemen üstüne evin 4. üyesi olarak kolaylıkla Dünya’ya gelmişim. Bundandır ki annem “keyfine düşkün olacağın buradan belliydi” der. O zamandan beridir en sevdiğim sabah kahveleri annemle içtiklerimdir. 14 yaşımın yaz tatilinde Aziz Nesin ve Muzaffer İzgü’nün toplamda 30 kitabını okuduktan sonra hem okumaya hem de yazmaya merak sardım. Yıllar içinde kendi içsel dönüşümümü keşfederken ve sınavlarıma çalışırken yazmak terapim oldu. Bugün özel sektörde bir Makine Mühendisi, eş ve anne olarak yazmaya ve okumaya devam ediyor, deneyimlerimi blogumda paylaşmaya çalışıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale