X

Yaşlanma bir hastalık mıdır?

Bazen beden susar, hücreler konuşur. Ve o sessizlikte, yaşlanma dediğimiz şey sadece kırışıklıklar ya da yavaşlayan adımlar değildir; o, hücrelerin fısıltısıyla başlayan bir iç geri sayımdır.

Tıpta uzun yıllar boyunca yaşlanma, doğal bir süreç olarak kabul edildi. Doğmak kadar olağan, ölmek kadar kaçınılmaz. Ama artık biliyoruz ki bu kaçınılmazlık, kodlanmış bir yazgı değil. Bilimin ışığı altında yaşlanma, önlenebilir, yavaşlatılabilir ve hatta bir hastalık gibi ele alınabilir hale geldi.

Stanford Üniversitesi’nin önderliğinde yapılan son çalışmalar, her bir organın kendine özgü bir “yaşlanma ritmi” olduğunu gösterdi. En dikkat çekici olanıysa beyin yaşının, ölüm riskini yüzde 182 oranında artırabileceğiydi. Bu sadece bir veri değil; yaşlanmanın kader değil, yön verilebilir bir süreç olduğunu haykıran bilimsel bir kanıt.

Yaşlanma, kronolojik bir sayı değil.

Üç ayrı zaman vardır insan bedeninde:

  • Kronolojik yaş : Doğum tarihinizden bu yana geçen süre,
  • Biyolojik yaş : Hücrelerinizin gerçek durumu,
  • Metabolik yaş: Bedeninizin enerji üretme ve yenilenme kapasitesi.

Ve bazen, 52 yaşındaki bir kadının biyolojik yaşı 39’a düşebilir. Çünkü o kadın, genetik kaderini değil, epigenetik seçimlerini yaşamaya karar vermiştir. Tabağındaki besini, gecedeki uykuyu, gündüzdeki hareketi birer şifa mührü gibi taşımıştır hayatına.

Peki, yaşlanma hastalık mıdır?

Eğer hastalık, önlenebilen, geri döndürülebilen ve tedavi edilebilen bir durumsa, yaşlanma artık sadece bir zaman çizgisi değil, bir biyolojik olaydır. Ve evet, bu haliyle hastalık olarak sınıflandırılabilir.

Ama bence yaşlanma, aynı zamanda bir öğretmendir. Her kırışık, bir hatıranın izi; her yavaşlayan refleks, içe dönmeye çağrıdır. Yaşlanmayı hastalık gibi görmek, onunla savaşmak için değil, onu anlamak ve yönetmek için önemlidir.

Bugün bilim; metformin, rapamisin, NAD+ destekleri ve senolitik moleküllerle yaşlanmanın biyolojik köklerine inmeye başladı. Genetik testlerle bedenin hangi ritminde tıkandığını anlayabiliyor, kişiselleştirilmiş uzun yaşam haritaları çıkarabiliyoruz.

Benim için yaşlanma, hem bilimsel bir keşif yolculuğu hem de ruhun zarif dönüşümüdür.

Ve evet; yaşlanma bir hastalıksa, bu hastalık sevgiyle, bilgiyle, ritüelle iyileştirilebilir.

Oya Malbora: Ben Kimim? Uzm. Dr. Oya Malbora, radyasyon onkolojisi ve onkolojik beslenme alanında uzmanlaşmış bir doktordur. “Yaşlanma bir kader değil, bilinçli bir seçimdir” diyerek uzun ve sağlıklı yaşamın şifrelerini yazılarında paylaşmaktadır. Instagram’da @uzmandoktoroyamalbora hesabından takip edebilirsiniz.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale