X

Yaşamda bir iz bırakmak: Senin en büyük tutkun ne?

“Zamanınız kısıtlı, bu yüzden onu başka birinin hayatını yaşayarak harcamayın.”
Steve Jobs

Ne yaparken zamanın geçtiğini anlamazsınız? Neyi yaparken keyif alırsınız? Sizi ne heyecanlandırır? Kısacası, neye tutkunuz var?

Bu hayatta amaçsız olmak kadar insanı boşlukta hissettiren bir şey daha yoktur sanırım. Sabah yataktan kaldıracak bir amacın olması ruh sağlığı açısından da çok önemli. Ancak birçok insan sahip olduklarına rağmen hayatını anlamsız ve keyifsiz buluyor. Bunun sebebi çoğu kişinin tutkusunun peşine düşmeye cesaret edememesi.

Neye tutkunuz olduğunu bilmek, yaşamda amacınızı bulmak için önemlidir. Çünkü tutku, enerjinizi harekete geçirip sizi hedefinize bağlar. Bütün ilham verici işlerin sırrı, tutkudur. Tutku, sizin için derin anlamı olan bir şeye duyduğunuz olumlu, yoğun bir duygudur. Tutku, sizin kimliğinizle ilişkili, sizin için anlamlı ve önemli şeyin ortaya çıkmasıdır. Tutkunuz varoluşunuzun özüdür. Bir şeye tutkunuz varsa, onu düşünmekten, ona göre davranmaktan ve başkalarıyla onun hakkında konuşmaktan kendinizi alamazsınız. Amacınızın içeriğine yoğun, anlamlı bir bağ hissetmeden başkalarını heyecanlandırmak çok zordur. Kimliğinize uymayan bir konuda başkalarını etkileyip ilham verebileceğinize inanmak bir hatadır. Tutkunuz, sizin hikayenizdir.

Tutkusunun peşinden gidenler, özgüveni yüksek kişilerdir. Bu insanlar heyecan, şevk, coşku ve iyimserlik gibi olumlu duyguları ifade etmeye meyillidir. Steve Jobs 2005’te Stanford Üniversitesi’nde yaptığı ünlü diploma töreni konuşmasında “Başkalarının düşüncelerinin gürültüsünün kendi iç sesinizi boğmasına izin vermeyin. Ve en önemlisi, yüreğinizi ve sezginizi izleme cesaretini gösterin. Onlar bir şekilde gerçekten ne olmak istediğinizi bilirler” derken, başarının tutkulu olduğunuz şeyi yapmakla ilgili olduğunu söyler.

Nasıl düşündüğünüz nasıl göründüğünüze yansır. Yaptığınız şeyde tutkulu olduğunuzda olumlu düşünceler içinde olacak, enerjiniz sizi izleyenlere de bulaşacaktır. Olduğunuz kişiyi ifade etmekten korkmayın. Bunu sadece kendi çıkarınız ve almak için değil, diğerlerine bir şey katmak, vermek için yapın. Ancak sevdiğiniz ve tutkulu olduğunuz şeyi yaparak daha büyük bir fikri yayabilirsiniz. Fikirler sizin bu hayatta iz bırakma yolunuzdur. Eğer fikirlerinizle bir başkasına ilham veremezseniz o fikirlerin ne kadar iyi olduğunun bir önemi yoktur. Diğerlerine ilham vermek için fikirlerinizi sunabilmelisiniz. En ilgi çekici sunumlar yüreğe dokunan, yeni şeyler öğreten ve samimi olanlardır.

Peki, tutkunuz olan şeyi nasıl bulacaksınız? İnsanları etkileyecek bir fikriniz varsa ve bunu yayma düşüncesi sizi heyecanlandırıyorsa bu tutkunuz olan şeydir. Fikriniz ne kadar güzel olursa olsun insanların kalbine dokunmuyorsa etkili olmaz. İnsanların kalbine dokunmak kendi hikayenizi anlatmaktan geçer. Çünkü hikayeniz sizin bir parçanızdır. Size ait olan, içselleştirdiğiniz şeye önce kendiniz ikna olursunuz. Kendinizin ikna olduğu bir şey, otomatik olarak diğerlerinin aklına ve kalbine de ulaşır. Ve başarı dediğimiz şey bununla gelir.

Hala hayattaysanız, hayatınızın bir amacı var demektir. Büyük şeyler yapabilirsiniz. Potansiyelinizi, fikirlerinizi iletemediğiniz için kendinizi sabote etmeyin. Bir birey olarak faydalı olmak ruh ve beden sağlığınıza iyi gelir, en önemlisi hayatınızı daha anlamlı kılar. Nereden başlayacağımı bilmiyorum ve profesyonel destek almak istiyorum diyorsanız bana ayselkeskin2004@yahoo.com adresinden ulaşabilirsiniz. Sevgiyle kalın.

İlginizi çekebilir: Kendinizin hangi versiyonusunuz: Başka bir hayatta kim olurdunuz?

Aysel Keskin: Merhaba ben Aysel Keskin. Psikolojik Danışman ve Psikoterapistim. 2006 yılında Marmara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık bölümünden mezun olduktan sonra, Türk Deniz Kuvvetlerinde yedi senelik bir kurumsal hayat deneyimim oldu. Kurumsal hayat deneyimimin ardından, çocukluk tutkum olan psikolojiye bir de seyahat tutkum eklendiği için okyanus ötesine giderek bir süre Amerika’nın Kalifornia ve Oregon eyaletlerinde yaşadım. Tüm psikoterapi yaklaşımlarını bilmekle beraber uzmanlaşmanın gerekliliğine inanarak, kanıta dayalı terapi yaklaşımlarından Süre Sınırlı Psikanalitik Psikoterapi (SSPP), Jungian Psikoterapi ve Rasyonel Psikoloji Enstitüsü Preferred Partner of The Albert Ellis Institute onaylı, APA (American Psychological Association) Kredili Rasyonel Duygucu & Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimlerini (süpervizyonlar dahil) tamamladım. Sorunların bütüncül ele alınması gerektiğine, beden ve zihnin dengesini kurduğumuzda hayatımızda olumlu değişimler olacağına inanıyorum. Beden ve zihin sağlığınız her şeyden önemli. Bana ayselkeskin2004@yahoo.com eposta adresinden ulaşabilirsiniz. Sağlık ve sevgi ile kalın. Instagram: ayselkeskin.psk.dan

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale