X

18 yıllık bebek hasreti yapay zeka sayesinde sona erdi

Pek çok insan ‘’Teknoloji daha ne kadar ileri gidebilir?’’ diye düşünürken son dönemlerin en çok konuşulan teknolojisi olan yapay zeka akıl almaz bir gelişmeye daha imza attı. Uzun bir süredir bebek sahibi olmaya çalışan bir çift, birkaç ay sonra yapay zeka sayesinde ebeveyn olacak. Peki, nasıl mı? Bu yazımızda, yapay zekanın 18 yıllık bebek hasretini nasıl sonlandırdığını sizlere açıklıyoruz.

Azospermi nedir?

Çeşitli çalışmalar, Amerikan erkeklerin %10-%15’inin erkek infertilitesinden ötürü çocuk sahibi olmakta zorlandığını kanıtlıyor. Sağlıklı semenin içinde milyonlarca sperm bulunsa da infertil erkeklerin semeninde sperm bulunmuyor ve bu duruma da kısaca azospermi deniyor. Birazdan bahsedeceğimiz gelişme ise yapay zekanın azospermiyle etkili mücadelesini gözler önüne seriyor.

Columbia Üniversitesi Üreme Merkezi Direktörü Dr. Zev Williams, bir semen örneğinin tamamen normal görünürken hiç sperm içermeyebileceğini vurguluyor. Örneğin, halk arasında ‘kısır’ olarak adlandırılan erkeklerin semenleri mikroskopla incelendiği zaman bir sürü hücresel kalıntıya ve sıfır sperme rastlanıyor.

Yapay zekanın potansiyeli fark edilene kadar, azospermi teşhisi konmuş erkekler için çok az tedavi bulunuyordu. Bu tedaviler arasında donör sperm kullanmak veya ağrılı bir ameliyat vardı. Bahsi geçen ameliyat esnasında testisin bir kısmı alınıyor ve sperm bulma amacıyla inceleniyor.

Yapay zeka cinsel sağlığa fütüristik bir boyut katıyor

Donör uygulaması ve ameliyatın önüne geçmek isteyen Zev Williams ve ekibi, dikkatini galaksilere çevirdi. Williams ve ekibi, astrofizikçilerin uzaktaki yıldızları ve gezegenleri tespit etmek için kullandıkları yapay zeka teknolojisine odaklandı. Bu beş yıllık çalışma, STAR olarak kısaltılan Sperm Tracking and Recovery (Sperm Takip ve Kurtarma) sistemini doğurdu. Bu sistem, üstün bir başarı sergiliyor; STAR sistemi, embriyologların iki gün boyunca tarayıp başarısız olduğu bir örnek üzerinde sadece bir saatte 44 tane sperm buldu.

Yapay zeka destekli STAR sistemi, günümüzde yalnızca New York’ta uygulanıyor. Bu sistem, biyolojik olarak bir çocuğa sahip olamayacağı belirtilen binlerce erkeğe umut veriyor.

STAR yöntemiyle ebeveynliğe adım atan ilk çiftin deneyimi

Yaklaşık 20 yıldır bebek sahibi olmayı deneyen bir çift, şu anda yapay zekaya övgüler sunuyor. Bu çift geçtiğimiz Mart ayında STAR yöntemini deneyimledi ve bu deneyim bu sistemle başlatılan ilk hamilelikle sonuçlandı.

Azospermi teşhisi koyulan eş, bu yöntem için sadece sperm örneği verdi. Araştırmacılar, yüksek güçlü görüntüleme aracılığıyla bu örneği taradılar ve bir saatten kısa bir sürede 8 milyondan fazla görüntü yakaladılar. Yapay zeka da üç tane canlı sperm hücresini tespit etti.

Tespitten sonra, sperm hücreleri bir robot aracılığıyla hızlı bir şekilde çıkarıldı. Bu sayede, örneği döndüren ve hücrelere zarar verebilen santrifüj gibi geleneksel yöntemlerin sebep olabildiği hasarın önüne geçildi.

Doktorlar, sperm hücreleri çıkarıldıktan sonraki iki saat içinde anne adayının yumurtalarının başarılı bir şekilde döllenmesini sağladı. Birkaç gün sonra da embriyolar annenin uterusuna transfer edildi. Bebeğin bu yılın Aralık ayında doğması bekleniyor. Anne adayı, bu teknolojinin hala gerçek dışı hissettirdiğini söylüyor. Bu vakada elde edilen sperm hemen tüp bebek için kullanılmış olsa da spermin gelecekteki denemeler için dondurulabildiğini de vurgulamak istiyoruz.

William, STAR sistemini on futbol sahasına dağılmış binlerce samanlığın arasında saklı tek bir iğneyi iki saatten kısa bir sürede bulmaya benzetiyor. Bu benzetme, sistemin sunduğu doğruluğu ve hızı somutlaştırıyor.

STAR sistemiyle ilgili düşünceler

Bu yapay zeka sistemi, şu anda Columbia Üniversitesi Üreme Merkezi’ne özel bir yöntem. Williams, birkaç hastanın daha şimdiden dondurma aşamasında yer aldığını belirtiyor.

Bu sistem kapsamında, sperm bulma, izole etme ve dondurma süreçlerinin tamamı yaklaşık 3000 dolar tutuyor. ABD’de tüp bebek tedavisi ilaçlar ve genetik testlerle birlikte 30000 doları bulabildiği için STAR sisteminin ücretinin normal olduğu düşünülüyor.

Bu yeni teknoloji umut verici olsa da bazı uzmanlar bu sisteme şüpheyle yaklaşıyor. Amerikan Üreme Tıbbı Derneği’nin başkanı Robert Brannigan, üreme bakımı başta olmak üzere tıbbın farklı dallarındaki yeni teknolojilerin verilerinin takip edilmesi ve daha fazla incelenmesi gerektiğini söylüyor.

İnfertilitenin artışa geçmesiyle daha fazla çift tüp bebek ve STAR sistemi gibi yardımcı üreme yöntemlerine yöneliyor. Bu yöntemler, yıllardır hayali kurulan şeylerin teknolojiyle desteklenmesini pekiştiriyor.

Kaynak: New York Post, CNN, Interesting Engineering

İlginizi çekebilir: Yapay zeka, yaşam kalitesini ve sağlığı iyileştirebilir mi?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale