X

“Vücut tipleri ve belirleyici özellikleri – Fit with Beril”

Spor Yaparken En Çok Sorulan Sorular – 21

Hangi vücut tipi sınıfına ya da sınıflarına dâhil olduğunuzu tespit etmek; size, iyileştirmek ya da geliştirmek istediğiniz özellikleriniz için daha kısa bir yol izleme imkânı sunar.

Aramızda, haftada ortalama 3–5 gün olmak üzere saatlerini kararlı bir şekilde spor salonunda geçirip, uzmanlardan beslenme programlarında destek alıp, protein gramajlarına kadar söylenenlere bağlı kalıp yine de hak ettikleri sonuçları elde edememiş olanlar vardır. Bu disiplini haftalarca, hatta aylarca sürdürüp bir gelişme kaydedemeyenler mevcuttur. Benzeri bir durumda akla ilk gelmesi gereken; hedefimize yönelik izlenen yolun bizim vücut tipimize, kas yapımıza, besinlere olan toleransımıza uygun olmadığı ihtimalidir.

1940’lı yıllarda psikolog William Sheldon, insanları üç ana vücut tipi sınıflandırmasına göre ayırmıştır. Bu sınıflandırma, günümüz modern bilimi tarafından kabul görmekte ve kadın-erkek ayırt etmeksizin vücut tiplerini belirlemede kullanılmaktadır. Vücut tipleri ve özellikleri;

  • Ektomorf (yağsız ve çelimsiz)
  • Mezomorf (yağsız ve kaslı)
  • Endomorf (kuvvetsiz ve yuvarlak hatlı)

Ektomorf (yağsız ve zayıf)

Bu sınıfa mensup vücut tipine sahip olanların, hayatlarında neredeyse hiçbir zaman vücut yağ oranlarıyla problemleri olmaz. Besinlerden aldıkları yağları hiçbir egzersiz rutini uygulamadan enerjiye çeviren çok hızlı bir metabolizmaya sahiptirler. Ektomorfların hem yağ hem kas bazlı kilo kazanımları oldukça zordur.

Ektomorfların ortak özellikleri;

  • Uzun uzuvlara sahip / kollar, bacaklar, vb.
  • İnce belli
  • Dar omuzlu
  • İnce kemikli
  • Vücut yağ oranı düşük
  • Metabolizma hızı oldukça yüksek
  • İstedikleri herşeyi yiyerek zayıf kalan
  • Enerjisi yüksek

Mezomorf (yağsız ve kaslı)

Mezomorflar doğuştan yağsız ve kasları belirgin bir vücut yapısına sahiptirler. Geniş omuzları, ince belleri, orta kalınlıkta kemikleri ve geniş yuvarlak hatlı kas yapıları vardır. Mezomorflar, doğuştan bir atlet vücuduna sahip olurlar. Bu yapıyı bozmak ya da geliştirmek kendi seçimleridir.

Eğer yalnızca bu sınıfa ait gerçek bir mezomorfsanız, ender rastlanan ve genetik olarak çok şanslı bir yapıya sahipsiniz demektir. Nasıl beslenir ya da nasıl antrenman yaparsanız yapın, estetik olarak kusursuz görünürsünüz. Amacınız kas hacmi kazanmaksa, biraz ağırlık antrenmanı yapın. Amacınız yağ kaybetmekse, biraz kardiyovasküler egzersizleri artırın. İstediğinizi tüketin ya da basit ve kompleks karbonhidrat tüketiminize biraz dikkat edin; ne kadar hızlı sonuç aldığınızı göreceksiniz.

Mezomorfların ortak özellikleri;

  • Doğuştan hatlı(parçalı) kas yapılı ve atletik görünümlü
  • Orta derecede kalın kemikli
  • İnce belli
  • Geniş omuzlu
  • Yağsız

Endomorf (kuvvetsiz ve yuvarlak hatlı)

Endomorfların kas kuvveti zayıftır, yuvarlak vücut hatları ve orta-kalın yapıda kemikleri vardır. Yavaş çalışan bir metabolizmaları vardır ve vücutları kolayca yağ depolar.

Endomorflar, amaçları yağ kaybetmekse, kesinlikle kardiyovasküler çalışmalara öncelik vermeli ve yedikleri her şeye dikkat etmelidirler. Endomorflar, doğuştan karbonhidratlara karşı intoleranslı olurlar. Bu da tükettikleri karbonhidratların enerji olarak kullanılması gerekirken yağ olarak depolanmasına neden olur.

Eğer vücudunuzdan çoğunlukla şikâyetçiyseniz, ya tam bir endomorfsunuzdur ya da mezomorf / endomorf karışımısınızdır.

Vücut Tipi Kombinasyonları

Belirtmekte fayda vardır ki, hemen hemen kimse yalnızca bir ana sınıfa mensup değildir. Aslında çoğumuz bu 3 ana sınıftan, 2’sinin kombinasyonuyuzdur.

Örnek vermek gerekirse;

Mezomorf (kaslı) / Endomorf (yuvarlak hatlı) kombinasyonu vücutlar; kolay kas kazanımı sağlayan ama aynı zamanda kolay yağlanan yapıya sahiptirler.

Ektomorf (çelimsiz ve uzun uzuvlara sahip) / Mezomorf (Atletik) kombinasyonu vücutlar; çok yağsız, uzun ve hatlı kas yapısına sahiptirler. Basketbol oyuncuları bu gruba verilebilecek en harika örnektir.

Yukarıdaki bilgiler doğrultusunda kendi vücut tipinizi belirlemeli ve genetik özelliklerinizin ışığında bir beslenme ve aktivite planı benimsemelisiniz. Bu plan geçici süreli değil, hayat boyu sürdürebilir nitelikte olmalıdır. Planınıza ana hatlarıyla sadık kaldığınız sürece, vücudunuzla barışık olmamanız imkânsızdır.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. 

Beril Tarakçıoğlu: Personal Fitness Trainer Beril Tarakçıoğlu, lise Sainte-Pulcherie ardından Lise Saint-Benoit ve son olarak Yıldız Teknik Üniversitesi – Fransızca Tercümanlık Bölümü’nden mezun olarak akademik yaşantısını tamamladı. 2013 Yılı Şubat ayı itibarı ile, profesyonel hayatına, ACE ‘American Council on Exercise’ sertifika programını başarıyla tamamlayarak Fitness eğitmeni olarak devam ediyor. Eğitimini aldığı branşlar; Burhanfelek/Cimnastik; Enka/Yüzme; Levent Tenis Kulübü/Tenis.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale