X

Topuklu ayakkabı kadınları neden daha çekici gösteriyor?

Kadınların başlarken zorlandığı, başladıktan sonra bırakamadığı, ömrü boyunca belki de küçük bir servet yatırdığı en zararlı alışkanlıklardan biri topuklu ayakkabı.

Kadınlar hayatları boyunca topuklu ayakkabıya ayrı bir önem veriyorlar

Kıyafet konusunda biraz rahatıma düşkün olduğum için şimdiye kadar topuklu ayakkabıyı yalnızca özel günlerde kullansam da, artık git gide günlük hayatımda da yer vermeye başladım. Günlük kullanım için biraz daha alçak topukları tercih ederek rahat ediyorum. Gece dışarı çıkarken şıklık daha ön planda olduğu için topuk boyunu biraz daha yükseltiyorum. Tabii topuk ne kadar yüksekse, çekilen acı da bir o kadar fazla oluyor. Gecenin sonunda “bir daha asla” diye kendi kendime söz versem de, bir sonraki çıkışımda yine gidip en yüksek topukluyu giyiyor, aynı acıyla ve şişmiş ayaklarla geceyi noktalıyorum. Daha çekici görünmek, daha seksi hissetmek için incecik iki çubuğun üstünde saatlerce durmaya çalışıyorum.

Topuklu ayakkabı kadınların ayaklarına zarar verebilir

Herkes neden topuklu ayakkabı giymiş bir kadını daha çekici bulur? Topuklu ayakkabıyı ilk, kim niye giymiş? Erkekler neden topuklu ayakkabı giymiyor? Topuklu ayakkabı nasıl feminenliğin ve çekiciliğin simgesi olmayı başarmış?

Eğer kadınlar daha çekici olduklarını düşünerek yüzyıllardan beri incecik çubukların üstünde gezmeye çalışıyorsa, diğer rakiplerinden sıyrılmak için topuklu ayakkabılarıyla yarışıyorsa vardır bunun da evrimsel bir açıklaması dedim ve küçük çaplı bir araştırma yaptım.

Topuklu ayakkabının yürüyüş üzerindeki etkisi

İngiltere’de bulunan Portsmouth Üniversitesi Psikoloji araştırmacıları Paul Morris, Jenny White, Edward Morrison ve Kayleigh Fisher, yayınladıkları makalede kadınların neden topuklu ayakkabı tercih ettiğine evrimsel bir açıklama getirme amacı taşımışlar. Araştırmacılara göre kadınların ve erkelerin anatomik özelliklerinin farklı olmasının doğal bir sonucu olarak, iki cinsin yürüyüşü de birbirinden farklı. Topuklu ayakkabının buradaki işlevi ise basitçe, kadının daha kadınsı yürümesini sağlaması.

Kadın ve erkeklerin yürüyüş farklılıkları, ayakkabı tercihlerinde de yansıyor

Erkekler kadınlara göre daha hızlı, daha geniş adım aralığıyla ve daha az adım atarak yürüyor. Aynı şekilde yürürken yana doğru yapılan hareketlenmelere bakıldığında da, erkeklerin yürürken aktif olan bölgesi kafayken, kadınların kalça bölgesinin diğer bölgelere göre daha fazla hareket ettiği gözlemleniyor.

Aynı araştırmacılar buradan yola çıkarak kadınların ve erkeklerin yürüyüş özelliklerinin farklılığını test etmek için bir çok farklı deney gerçekleştirdiler. Bu deneylerde deneklerin vücudunun belli bölgelerine sık aralıklarla noktalar konuldu ve yürürlerkenki görüntüleri kaydedildi.  İzleyenlerin sadece noktaları görebildikleri bu kayıtlardan, noktaların hareketlerine dikkat ederek hareket eden şeyin kadın ya da erkek vücudu olduğunu anlamaları beklendi. Ekranda noktalar dışında herhangi bir görüntünün olmaması, izleyicilerin etkilenebileceği çekicilik, saç rengi, vücut şekli gibi dış etmenleri ortadan kaldırarak yalnızca harekete odaklanılmasına olanak sağlıyor.

Yapılan deney sonucunda, katılımcıların ekranda hareket eden noktalar dışında hiç bir şey görmemelerine karşın, yürüyen şeyin kadın ya da erkek olduğunu ayırt edebildikleri sonucu elde edildi.

Topuklu ayakkabı kadına ait özellikleri belirgin kılıyor

Aynı araştırmacılar, yaptıkları başka bir araştırmada topuklu ayakkabının kadının çekiciliği üzerindeki etkisini araştırmak için aynı kadına düz ve topuklu olmak üzere iki ayrı ayakkabı giydirerek sonuçları karşılaştırdılar.

Aynı noktalama metodunu kullanarak oluşturdukları 30 saniyelik videolarda, katılımcılardan bu sefer kadın ve erkek yürüyüşünü karşılaştırmak yerine aynı kadının topuklu ayakkabı ve düz ayakkabı giydiği görüntüleri karşılaştırmaları istenmiş.

Topuklu ayakkabıyla yürüyen kadınlar daha çekici olarak adlandırılıyor

Evolution and Human Behavior” (Evrim ve İnsan Davranışı) isimli bilimsel dergide yayınlanan araştırmanın sonucuna göre, topuklu ayakkabıyla yürünen videolar hem erkek hem de kadın katılımcılar tarafından daha çekici olarak sınıflandırılmış.

Araştırmanın sonuçları, kadınların topuklu ayakkabı giyerek yürüdüklerinde daha kadınsı göründükleri teorisiyle tutarlılık taşıyor. Bunun sebebi ise, topuklu ayakkabının kadınlarda daha belirgin olan pelvik bölgesinin, kalçanın ve bacakların hareket alanını artırması ve adım sayısını yükselterek bu bölgelerin yürürken daha fazla ilgi çekmesi olarak açıklanıyor. Yani, yüksek topuklu ayakkabılar kadınların yürürken kendi cinslerine özel bölgeleri hareketlendirerek erkeklerin ilgisini çekmesine yardımcı oluyor. Kadının yürürken yaptığı hareketleri abartılı göstererek normal üstü bir tepki elde edilmesine olanak sağlıyor.

Görüldüğü gibi, kadınların topuklu ayakkabıyı tercih etmesinin nedeni, moda ve güzel görünme tutkusundan çok daha derin anlamlar taşıyor. İnsanlığın var oluşundan beri devam eden en iyi genleri üretme kaygısı, su toplayana kadar eziyet edilen ayakların da acısının önüne geçiyor. Her ne kadar evrimsel sürece hizmet etse de, dünya üstünde var olan tüm canlılarda çekici görünmek için kendisini kılıktan kılığa sokan cins erkek bireyken insan ırkında neden bu görevi dişi bireyin üstlendiği de (makyaj, saç, kıyafet çeşitliliğinin fazla oluşu, topuklu ayakkabı gibi ) başka bir yazının konusu olsun.

Topuklu ayakkabının moda dünyasında dikkate değer bir yeri bulunuyor

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. 

Kaynak: Psychology Today
Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale