X

Top modelin itirafları; “Güzellik her şey değildir”

Victoria Secret’in Melegi TED Konuşması

Bu Pazar Uplifers’ta dış görünüş temasına yer vermek ve 10 yıldır mankenlik yapan ünlü iç çamaşırı modeli Cameron Russel’ın kendisine kalan bu fiziksel mirasın olumlu olumsuz yönleri üzerine yorumlarını sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Victoria Secret’in Melegi TED Konuşması

Dış görünüşün hayatın farklı alanlarında nasıl etkiler yarattığını az çok biliyoruz. Biyolojik olarak, sağlıklı, genç ve simetrik olarak uyumlu kişilere karşı hayranlık besliyoruz. Dış görünüş bakımından ¨doğuştan loto kazanmış¨ bu kişilerin de, fiziksel olarak bu özelliklere sahip olmayan kişilere göre çok daha imtiyazlı oldukları aşikar.

Bu hafta sizlere sunduğumuz TED Konferansları konuşmacısı Victoria’s Secret’ın bebek yüzü Cameron Russell; 16 yaşında başladığı mankenlik kariyerini iniş ve çıkışlarıyla anlatıyor ve günümüz güzellik algısına ağır bir eleştiri getiriyor.

Russel’ın yorumuna göre; biyolojik olarak hayran kalmaya programlandığımız güzellik algısı; sağlık, gençlik ve uyumdan ziyade günümüzde incelik, uzunluk ve beyazlık üzerinden değerlendiriliyor.

Victoria Secret’in Melegi TED Konuşması

Amerika’daki toplam manken sayısına bakıldığında siyahi ve Latin kökenli mankenlerin azınlıkta olduğuna dikkat çeken genç model, fırsat eşitsizliğinin altını çiziyor.

Bu ayırım yalnızca medya sektöründe değil, hayatın her alanında dikkat çekiyor. Polis tarafından sorguya çekilmiyor, yaptığı alışverişlerde ücret talep edilmiyor.

Bu yediği meyvelerden şikayetçi olmasa da, aynı fiziksel özelliklere sahip olmayanların güzelliklerinin yeterince fark edilememesinden rahatsız.

Kendisine yaklaşan kişilerin de niyetlerinden şüpheli olacak ki, bugüne kadar hiç erkek arkadaşı olmamış. Tahmin edilenin aksine, manken olarak ne kadar güvensiz olduğunu anlatıyor.

Pazar günü için enteresan bir konuşma; iyi seyirler!

 

Yazarın tüm yazıları için tıklayın.

Eda Günay: Eda Günay, Paris IV Celsa Sorbonne ve Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde lisans eğitimi aldı. Ecole Normale Superieur de Lyon'da psikoloji dergilerinin sosyal temsili üzerine iletişim ve medya araştırmaları yükseklisansını tamamladıktan sonra Türkiye'ye dönüp Uplifers projesini hayata geçirdi. Uzak Doğu dövüş sanatları, yoga, extreme sporlar, kediler, köpekler ve doğayla iç içe olmak favorileri arasında. Sağlığın ve hayatın kıymetini genç yaşta öğrenmiş olup doya doya yaşıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale