Tasarruf etmenizi sağlayacak ekolojik hareketler

Yıllardır bilirkişiler tarafından “Atmosfer ısınıyor”, “İklimler değişiyor”, “Su kaynakları azalıyor” ve “Ekolojik denge bozuluyor” laflarını duyuyorduk ama bu insanlara kulak veren ve bu konuda elini taşın altına koyan çok az kişi vardı. Günümüzde ise küresel çapta farkındalığın arttığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Artık daha fazla kişi çevre kirliliği ve ekolojik denge konusunda bilgi sahibi ve artık çok daha fazla yaratıcı çözüm fikirleri yükseliyor. Ancak çevre dostu çözümler sadece ekolojik sorunlara değil, bireysel ekonomik sorunlara da çözüm getiriyor. Karbon ayak izi düşük ve plastikten uzak bir yaşam rutini oluşturarak kişisel masraflarınızı azaltmanız mümkün. İşte, tasarruf etmenizi sağlayacak çevre dostu öneriler…

Benzin yerine elektrik (ya da tabanvay)

Fosil yakıtlar sınırlı, yani tükenebilir yakıtlardır. Rezervlerin de sonuna her geçen gün daha fazla yaklaşıyoruz. Daha nadir bulundukça daha değerli oluyor ve haliyle de fiyatları artıyor. Üstelik yüksek oranda sera gazı açığa çıkardığı için de atmosferin ısınmasına ve iklim değişikliğine sebep oluyor.

Kişisel otomobilinizi veya motorlu araçları kullanmak yerine elektrikli araçları tercih ederek hem karbon ayak izinizi hem de masraflarınızı azaltabilirsiniz. Yeni bir otomobil alacaksanız elektrikli veya hibrit modelleri tercih edin. Toplu taşımada mümkünse metroyu kullanın. Eğer mesafe yakınsa bisikletle ya da yürüyerek gidin. Benzin yerine kalori yakmak çok daha az masraflı ve çok daha fazla sağlıklı!

Enerji tasarrufu

Sıradan, normal bir günde evimizde ne kadar enerji harcıyoruz? Isınmak için doğalgaz ve geriye kalan her şey için elektrik kullanıyoruz. Elbette bu enerjiler gökten avucumuza düşmüyorlar, bir üretim ve dağıtım maliyetleri var; dolayısıyla da fazladan yaktığınız her bir ampul faturanıza yansıyor.

Isı yalıtımı yaptırarak, ampullerinizi düşük enerjili LED ampuller ile değiştirerek, çalışmayan elektronik eşyaları prizden çekerek ve daha önce bahsettiğim pek çok farklı yöntemle enerjide tasarrufa gidebilirsiniz. Bu şekilde daha az fatura ödeyip, daha az karbon salınımına sebep olursunuz.

İlginizi çekebilir: Dünyanın dengesini korumak ve iklim değişikliğini önlemek için: Karbon ayak izimizi nasıl azaltırız?

Su tasarrufu

İçilebilir ve ulaşılabilir tatlı su kaynaklarının payı, gezegendeki toplam su kütlesinin %1’inden bile daha az. Bir de biz o kaynakları kirleterek ya da ihtiyaç dışı tüketerek kullanılmaz hale getirirsek neler olur, bir düşünün. Dünya dışı yaşam formu arayışlarında bilim insanlarının bir dış gezegende aradıkları en önemli kriterlerden biri de sıvı halde suyun varlığı, çünkü su varsa hayat var. Bizim ve bizden sonraki tüm nesillerimizin geleceği, bugün atacağımız doğru adımlara ve hayatta kalmak için muhtaç olduğumuz temiz içme suyu kaynaklarını korumamıza bağlı.

Su tüketimimizi azaltarak faturaları hafifletmenin ve var olan kaynakları kirleten unsurlardan uzak durarak su kaynaklarını korumanın pek çok yolu var. Tek tek saymayayım, çünkü zaten bu konuda oldukça detaylı bir yazı hazırlamıştım.

İlginizi çekebilir: Küresel su krizi: Suyumuz nereye gidiyor ve onu nasıl koruyabiliriz?

Kendin yap, kendin yetiştir

Balkonunuzun bir köşesini küçük bir seraya dönüştürdüğünüzü ve marulunuzu, domatesinizi, limonunuzu, maydanozunuzu vb. yeşilliklerinizi kendiniz yetiştirdiğinizi düşünün. Market alışverişleriniz daha az tutmaz mıydı? Bir örnek de kendimden vereyim; kışın başında güzel bir kazak beğendim bir mağazada ama çok pahalıydı, 70 lira gibi bir şeydi. Annem 35 liralık yünle hem o kazağın aynısını ördü hem de ip arttı, artan ipten de kulakları soğuktan koruyan bir bandana yaptı.

Bitki yetiştirmek, kendi deterjanını kendin yapmak, bir şeyler örüp dikebilmek; yani hazır almak yerine yapabileceğiniz şeyleri kendi imkânlarınızla yapmak, artan masraflara karşı her zaman ekonomik bir çözümdür. Üstelik daha az ambalaj atığı çıkararak çöpünüzü de azaltırsınız.

Daha fazla yeşil, daha az hayvansal

Yazılarımı düzenli takip edenler bunu söylememden bıktılar, biliyorum ama yine söyleyeceğim; insan faaliyetlerine dayalı karbon salınımının %51’i hayvancılık sektöründen geliyor. Sektör faaliyetlerinin tümü hava, su ve toprak kirliliğine sebep olmakla kalmayıp, verimli tarım arazilerini işgal ettiği için küresel açlığı da arttırıyor. Üstelik düşündüğünüz kadar da gerekli bir besin grubu değil, hatta sağlığınıza faydasından çok zararı var. Çevre için, sağlığınız için ve en önemlisi, acı çeken hayvanlar için sofranızdaki hayvansal gıdaları azaltmakta (hatta yapabilirseniz tamamen hayatınızdan çıkarmakta) fayda var.

İlginizi çekebilir: Vegan Dosyası 1: Hayvancılık ve çevre

Gıda israfına son

Gıda israfı, açığa çıkan bireysel atıklar arasında en iç acıtıcı olandır. 690 milyon insanın açlık çektiği bir dünyada (Birleşmiş Milletler Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu Raporu, 2020) küresel gıda israfı 1,6 milyon ton (FAO Raporu). Bunlar korkunç rakamlar. Üstelik, her ürünün üretim ve dağıtım maliyeti vardır. Ekonomik maliyeti cebinizi, karbon maliyeti ise gezegeni yakar. Gıda israfının azaltılması, ne açıdan bakarsanız bakın, bir zorunluluktur.

İlginizi çekebilir: Sıfır Atık Rehberi 9: Yiyecek atıkları ve gıda israfı

Tek kullanımlık yerine yeniden kullanılabilir ürünler

Yıkanabilir ve yeniden kullanılabilir makyaj temizleme pedleri aldığımdan beri pamuğa para vermiyorum. İçinde 6 adet bulunan kumaş pedlerin fiyatı, yaklaşık 2 aylık pamuk masrafım ediyor ve parçalanana kadar kullanabildiğimden, belki de yıllarca bir daha pamuk satın almam gerekmeyecek ve plastik ambalaj atığı açığa çıkmayacak. Aynısı streç film yerine kullanabildiğim lastikli kumaş kapaklar, 25 kuruşluk poşetler yerine kullandığım bez çantalar ve tek kullanımlık maskelerin yerini alan yıkanabilir maskeler için de geçerli. Bir ürünün tek kullanımlık plastik versiyonu yerine sürdürülebilir bir alternatifini aldığınızda, uzun vadede tasarruf edersiniz.

Minimalizm

Alışverişi azaltmanın daha ekonomik olacağını söylesem, şaşırır mısınız? Bu o kadar bariz bir madde ki, belki de açıklama yazmama bile gerek yoktu. Bir şeyi gerçekten (ama gerçekten) ihtiyacınız olmadığı takdirde satın almamak, son derece basit bir şekilde tasarruf etmenize yardımcı olur. Dördüncü bir çizmeye, yeni bir dekoratif vazoya, elinizdeki bozulmamışken son model bir telefona gerçekten ihtiyacınız var mı? İhtiyaç dışı tüketimi minimumda tutarak sadece cüzdanınıza değil, gezegenimize de iyilik yapmış olursunuz. Çünkü her ürünün üretim ve dağıtım aşamasında toksik atıklar açığa çıkar, dolayısıyla her tüketimim bir karbon maliyeti de vardır. Daha az tüketim, daha az masraf, daha temiz bir dünya!

İlginizi çekebilir: Fazlalıklardan kurtulurken sürdürülebilir olmanın yolları

İkinci el alışveriş

Her yeni ürün üretimi, hammadde ve enerji tüketir ve her tüketim, atık açığa çıkarır. Bu da satın aldığınız hemen her şeyin bir karbon maliyeti olduğu anlamına gelir. İkinci el pazarı bu maliyeti azaltır, çünkü bir ürün birden fazla kişiye hizmet ettiğinden, üretim ihtiyacını azaltır. Daha az üretim, daha az karbon salınımı demektir. Bir kitabı 15 kişinin okuması ve 15 kişi için aynı kitaptan 15 adet üretilmesi aynı şey midir? Kitap, giyim, mobilya, beyaz eşya, elektronik eşyalar, aklınıza gelebilecek neredeyse her ürün için bir ikinci el pazarı mevcut. Üstelik, daha önce kullanılmış oldukları için, ne kadar iyi durumda olurlarsa olsunlar, yeni üretilmiş versiyonlarına göre fiyatları daha düşük oluyor. Şimdiye kadar hiç ikinci el eşyalar kullanmadıysanız, bir şans vermeyi düşünebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Yeni yılda kendinize kazandırmak isteyeceğiniz 10 çevre dostu alışkanlık

Çağla Lotinac Akman
Galatasaray ve UPS spor kulüplerinde 12 yılını verdiği voleybol kariyerine, bilim insanı olma isteğiyle son vermiştir. İstanbul Teknik Üniversitesi'nde Moleküler Biyoloji Genetik ve Biyoteknoloji ... Devam