X

Suçluluk duygusu size tam olarak ne söylemeye çalışıyor?

Pek çok terapist, danışanlarının belli bir yükü taşıdığını fark etmeyi öğrenmiş durumda ve bu yük tam olarak üzüntü değil, korku da değil ancak bunlar da genellikle ona eşlik eden duygular. Bu yük tam olarak suçluluk duygusu. Bu gelip giden bir his değil ve bunun yerine insanların zihninde dolaşıp duruyor. Suçluluk duygusu doğada bir işe yaramıyor ancak diğer şeyler gibi tekrara bir tepki de vermiyor, zamanla da geçmiyor.

Özellikle bağımlılık problemleri olan çocukların anne babalarında, kronik hastalıkla mücadele eden bir eşe sahip olanlarda, daha fazlasını yapmış olması gerektiğini düşünen bakıcılarda, mümkün olan her şey yapılmış olsa bile görülüyor.

Suçluluk duygusunun çekici bir yanı da var. Aktif hissettiriyor. Bize olan bitenleri biraz daha uğraşırsak değiştirebileceğimiz duygusunu veriyor. Bir fark yaratabileceğimizi söylüyor. Dolayısıyla suçluluğumuz içinde bir umut da taşıyor.

Umut yetersiz kalırsa

İlk başta suçluluğun umudu gizlediğini düşünmek biraz garip gelir. Suçluluk duygusunun geçmiş davranışlarımıza dair bazı psikolojik işlevleri vardır ancak gelecekte henüz bir şeyin tamamlanmamış olduğunu da hissettirir. Eğer annem hastaysa ve buna dair suçluluk hissediyorsam, belki de gelecek günlerde onu ziyaret etmem gerekir. Eğer bir arkadaşım zorlanıyorsa, belki de onu henüz aramadım ve doğru bakış açısından bakamadım.

Suçluluk değişim ihtimalini içinde tutar. Yeni bir efor gösterirsek farklı sonuçların mümkün olabileceğini gösterir. Henüz kaderin veya biyolojinin kurbanı değilizdir. Dolayısıyla suçluluk duyan aynı zamanda iyimserdir.

Fakat zaman içerisinde kontrol edebileceğimiz şeylerin sınırına geliriz. Hiçbir suçluluk düzeyi birisinin daha hızlı iyileşmesini sağlamaz veya sevdiğimiz insanların çile çekmesine engel olmaz. Suçluluk nedeniyle gidecek hiçbir noktamız kalmadığında, güçsüzlüğü hissederiz.

Güçsüzlük bizi neden korkutur?

Suçluluk bir hareket olsaydı, güçsüzlük bir duruş olurdu. Bu duruşu, uğraşlarımız sonucu değiştirmeyecek gibi hissettiğimizde yaşarız. Pek çoğumuz için bunu tolere etmek zordur.

Güçsüzlükle çok uyumlu bir kültürde yaşamıyoruz. Üretkenliğe, çabaya, bir şeyleri oldurmaya inanıyoruz. Durmak boş vermek gibi görünüyor. Bu nedenle suçluluğa daha fazla tutunarak güçsüzlük hissini geride tutuyoruz. Kendimizi yapabileceğimiz bir şey olduğuna inandırıyoruz. Bu durumda suçluluk bizi güçsüzlükten koruyor.

Peki güçsüzlük bir tehdit değilse? Bizi korumak için önemli bir şey olabilir mi?

Güçsüzlüğün bir yenilgi değil de bir sınır olduğu anlar vardır. Yapabileceğimizi yapmışızdır ve artık kenarda durmamız gerekir. Bu terk etmek, vazgeçmek değildir ancak tutunmak da değildir.

Bunun yerine güçsüzlükten faydalanarak huzura ulaşabiliriz. Suçluluğumuza çok sıkı tutunduğumuz zaman kolay yoruluruz. Geçmiş tükenmişlikleri zorlarız çünkü durma hakkımız olmadığını düşünürüz. Peki sonraki kriz geldiğinde ne olur? Kendimizi bir fark yaratabileceğimiz bir durumda bulduğumuzda ne olur? Tüm enerjimizi kazanamayacağımız savaşlara harcamış oluruz ve kazanabileceklerimiz için enerjimiz kalmaz.

Güçsüzlük bizi dinlenmeye çeker, bu dinlenme de geleceğe hazırlar. Fakat önce güçsüzlüğü kabullenmezsek, çabalarımızın fark edip etmeyeceğinden ve eyleme geçip geçemeyeceğimizden emin olamayız.

Suçluluğu nasıl bir kenara koyabiliriz?

Suçluluktan dinlenmeye geçiş kolay değildir. Huzursuzluğu ve uzaklaştırmamız gereken hislerle oturmayı kabullenmeyi gerektirir. Ancak gereklidir ve bu yolu aşmak mümkündür. Başlangıç için bazı adımlar şöyle:

  • Neyin kontrolünüzde olduğunu fark edin: Kendinize şunu sorun: Bu durumda gerçekçi olarak neyi etkileyebilirim? Eğer cevabı varsa yapın. Cevap yoksa bunu fark edin. Enerjiniz kıymetlidir ve onu önemli yerlere harcayın.
  • Suçluluğunuzdaki umudu fark edin: Eylem gibi hissettirdiği için suçluluk hissettiğinizi kendinize hatırlatın. Bu suçluluğu bırakmak önemli anlarda gelecekte hareket etmeyeceğiniz anlamına gelmez.
  • Güçsüzlüğü koruma olarak tanımlayın: Güçsüzlüğü bir başarısızlık olarak görmek yerine gerekli bir sınır olarak görün. Enerjinizi korumanızı sağlar, kazanamayacağınız savaşlara girmenize engel olur.
  • Hazırlık olarak dinlenin: Dinlendiğiniz zaman sorumluluklarınızı bir kenara koymuyorsunuz, onlara hazırlanıyorsunuz. Fark yaratabileceğiniz anlar için kendinizi güçlendiriyorsunuz.

Suçluluğu bırakmak ve umudu korumak

Suçluluk bize daha fazlasını yapmamızı söyler. Güçsüzlük ise her şeyin yapıldığını. Dinlenme ise sonraki şeye bizi hazırlar. Suçluluk duygusuna karşı yaklaşımımızı değiştirdiğimiz zaman yeni bir açıklık belirir. Bu açıklık anda kalmamızı sağlar ve onarılamaz olanı onarmaya çalışmamıza engel olur, böylece dinlenmemize de yardımcı olur. Suçluluğumuzun umduğu şey de zaten budur.

Kaynak: psychologytoday

İlginizi çekebilir: Ebeveynlikte suçluluk duygusunun nedenleri ve çözüm önerileri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale