X

Su kirliliği nedir, su kirliliğinin etkileri nelerdir?

Üç tarafı denizlerle çevrili cennet gibi bir ülkede yaşıyoruz. Her yıl sadece denizlerimize girmek için birçok yerli ve yabancı turist sahillere akın etmekte. Ayrıca ülkemizde sayısız göller, şelaleler, nehirler, ırmaklar, çağlayanlar, çaylar ve dereler var. Su yönünden çok şanslı bir ülkeyiz gerçekten de. Ancak su kirliliği sorununu gözardı edemeyiz.

Ülke olarak iyi yağış alıyoruz. Kurak olarak kabul edilebilecek az bölge çok az bölge var. Bu sayede tarım için gerekli suyu da rahatlıkla karşılayabilmekteyiz. Ayrıca suda yaşayan canlı türleri de oldukça çeşitlilik gösteriyor. Bol miktarda tatlı ve tuzlu su balığı sofralarımızda yerini alıyor. Hemen hemen her eve temiz su ulaşıyor; şehir şebeke suyunun ulaşmadığı evlerin yakınlarında çeşmeler veya kuyular var.

Günümüzde su kaynaklı hastalıklar son derece az rastlanılan hastalıklardır. Atık sular hastalık yaymadan etkili bir şekilde ortamdan uzaklaştırılıyor, arıtılıyor.

Ülkemizde birçok su kaynağı elektrik enerjisine dönüştürülmektedir. Bu sayede temiz enerji kaynaklarımız oluşmaktadır.

Su yönünden zengin bir ülke olunca, su sporları da gündeme gelmektedir. Yüzme, dalma, su kayağı, sörf, aqua gym gibi birçok faaliyet yapılabilmektedir.

Ülkemizdeki su kaynakları teknelere, yatlara ve gemilere de ev sahipliği yapıyor. Denizcilik, önemli gelir ve eğlence kaynağı oluşturmaktadır.

Su kirliliği nedir?

Yukarıda özet olarak ülkemizin su yönünden ne kadar şanslı olduğunu bir kez daha anlamış olduk. Ancak ne var ki, su kaynaklarımızı doğru kullanmadığımız gerçeği yüzünden günden güne kirlenen sularımız, azalan deniz canlılarımız ve içme kalitesindeki temiz su kaynaklarımız azalmakta. Su kirliliği suyun fiziksel, biyolojik ve kimyasal olarak kirlenmesi demektir. Su kirliliğine birçok kaynak neden olabilmektedir. Ayrıca havanın ve toprağın da kirlenmesi, suyun dolaylı yoldan kirlenmesine neden olur.

Su kirliliği evsel ve endüstriyel olarak iki grupta toplanabilir. Evsel atık, biz ev halkının ve suyu üretimde kullanmayan tüm iş yerlerinin ürettiği atık sudur. Su kirliliği denilince çoğu zaman akla önce endüstriyel kirlilik gelmektedir. Gözümüzün önüne derelere pis su deşarj eden fabrikalar gelmektedir. Ancak, evsel atık olarak nitelendirilen atıkların da su kirliliğinde rolü büyüktür.

Su kirliliğinin nedenleri nelerdir?

Genel olarak aslında su tüketimine (tasarrufuna) dikkat etmediğimiz gibi maalesef kirlenmesinde de önemli bir rol oynamaktayız. Özellikle fazla fazla kullanılan deterjanlar, sabunlar, agresif temizlik malzemeleri, yanmış yağlar, kontrolsüz atık (araçlarının yağlarının değiştirildikten sonra bulunduğu yere boşaltılması gibi) deşarjları gibi etkenler evsel atığın temelini oluşturur ve su kaynaklarımızı kirletmektedir.

Su kirliliğinin sonuçları nelerdir?

Kirlenen sular kötü kokuya ve görüntüye neden olmaktadır. Birçoğumuz Haliç’ten yükselen kötü kokuları hatırlar. Günümüzde bu problem artık yok ama hala olduğunu düşünelim. Hatta biraz abartalım, Türkiye’deki tüm su kaynaklarının kirli olduğunu, koktuğunu ve hastalık saçtığını hayal edelim. Koku ve görüntüden daha önemlisi su kirliliği nedeni ile suda yaşayan canlıların oksijensizlikten veya kirlilikten zehirlenerek ölmesi hatta nesillerinin tükenmesidir. Suda yaşayan besin zincirinden mahrum kalırız. Denizde değil yüzmek, su sporları yapmak, üzerinde tekne bile gezdirmek imkansızlaşır.

Kirlenen denizlerde azalan oksijen ve ölü hayvan leşleri nedeni ile koku ve kirlilik her saniye artacaktır. Soluduğumuz oksijenin %70’ini suda yaşayan planktonlar üretir. Su kirliliği arttıkça sudan gelecek oksijen miktarı da kısıtlanacaktır. Bu nedenle havada ve karada yaşayan insanlar da dahil tüm canlıların oksijensizlikle yüzleşmesi gerekmektedir.

İlgili yazı: İçtiğimiz suyu tanıyalım: Canlı su ve ölü su nedir?  

Oksijensiz ortamda yaşayamayız. Temiz su bulamazsak yine yaşayamayız. Yani yukarıdaki tablo bir anda gerçekleşirse, hepimiz ölürüz. Hepimiz aniden böyle bir durumda kalmayacağımızı biliyoruz. Tabii ki de sadece su kirliliğinin önemine dikkat çekmek adına böyle bir tablo çizdim. Bir çevre mühendisi, su uzmanı ve bu dünyada yaşayan bir insan olarak suyun temiz kalması ve ülkemizin ilk başta anlattığımız tablodaki gibi güzel bir ülke olarak kalmaya devam etmesini isterim. Bu nedenle, sahip olduğumuz güzelliklere sahip çıkmamızı, bilinçlenmemizi ve çevremizdekileri de bilinçlendirmemiz gerektiğine inanıyorum.

Oya Milli Sülün: Sulak bir ülke olan Hollanda'da doğup, büyümeme rağmen, kendimi bildim bileli bir bardak su içmez, üniversite yıllarında okurken de içme suyu ile ilgili hiçbir çalışma yapmak istemezken, yaşam beni "canlı su" uzmanı yaparak hayatın ne kadar ironik olduğunu kanıtladı. Ben de hayatın bana verdiği cevaba karşılık, suyun bilinmeyenlerinde önce bir güzel kayboldum sonra da kendimi de bulup çıktım… Siz de su deyip geçmeyin, çünkü SU: aşktır, sanattır, sevgidir, barıştır, bununla birlikte aynı zamanda şifadır, enerjidir, yakıttır, güçtür, bazen de afettir, seldir, çığdır...

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale