X

Spor yaparken daha fazla terlemek, yağ yaktığınız anlamına gelmiyor

Spor salonlarında, parklarda, yürüyüş parkurlarında mutlaka görmüşsünüzdür. Kimileri özel eşofmanlar giyerek veya başka kıyafetler kullanarak daha fazla ter almaya çalışır çünkü terledikçe yağların eridiğini düşünür. Ancak maalesef yağ yakma, bu arkadaşların sandığı kadar basit bir şekilde gerçekleşmiyor.

Neden terliyoruz?

Terlememizin tek bir sebebi var; o da bedenin vücut sıcaklığını düşürmek istemesi. Bedenimiz, gün içinde yaşanabilecek ufak dalgalanmaların dışında vücut sıcaklığını her zaman 37 santigrat derecede tutmak ister. Bedenin en iyi şekilde çalışmasını sağlayan enzim aktiviteleri bu sıcaklıkta gerçekleşir.

Vücut sıcaklığı 37 santigrat dereceyi aştığında, ter bezleri çalışmaya başlar. Beden tuz, şeker ve az miktarda bazı başka maddelerle birlikte su atar. Bedenin soğumasını sağlamak için 2 ile 4 milyon arasında ter bezi bulunur.

Ne kadar çok terlediğiniz ise genetik özelliklerinize bağlı olarak değişir. Sıcaklık ve nem oranının yanı sıra cinsiyet, yaş ve spor alışkanlığı da terleme hızını etkiler. Sıcak ve nemli ortamlarda daha fazla terlersiniz ancak bu daha fazla kalori veya yağ yaktığınız anlamına gelmez. Bedeniniz, 37 santigrat derece sıcaklığa ulaşmak için daha fazla su açığa çıkarıyor anlamına gelir. Yağ oranı yüksek olan kişiler daha fazla terler çünkü soğutmaları gereken vücut kütleleri daha fazladır.

Terleme ve yağ oranı

Yağ hücreleri yağ salgılayarak bedene enerji verir. Bedeniniz yağları yağ asitleri ve gliserol olarak parçalar ve daha sonra metabolizmaya karıştırır.

Yağın metabolizmaya karışması oldukça zordur ancak imkansız değildir. Bedeniniz daha fazla enerjiye ihtiyaç duydukça yağ hücrelerine başvurma ihtimali de artar. Enerji için yağ harcamanıza neden olan beden fonksiyonları, aynı zamanda terlemenize de neden olan beden fonksiyonlarıdır.

Sıcak veya nemli bir ortamda egzersiz yapmak, daha zor bir egzersiz yaptığınız ve daha fazla yağ yaktığınız anlamına gelmez. Vücut sıcaklığınızı belli bir seviyeye çıkardığınız ve daha fazla terlediğiniz anlamına gelir. Düşünün ki 100 santigrat derece sıcaklığında bir bankın üzerinde oturduğunuzda terliyor olmanız, bedeninizin yağ yaktığı anlamına gelmez. Sadece bedeninizin kendini soğutmaya çalıştığı anlamına gelir. Öte yandan 0 santigrat derece havada koşuya çıktığınızda, terlemeseniz bile bedeninizin yağ yakar.

Kilo kaybı mı su kaybı mı?

Tişörtünüzü terden sırılsıklam yapan bir egzersizden sonra tartıda kilonuzun azaldığını fark edebilirsiniz. Bu aslında yağ değil bedeninizin sıvı kaybettiğini gösterir. Akşam katılmak istediğiniz bir davet öncesinde o çok sevdiğiniz elbisenin içinde girmek için bu iyi fikir olabilir. Ancak uzun vadede fit bir vücuda sahip olmak istiyorsanız, bedeninizi susuz bırakmamak için yeterince su tüketmelisiniz. Yeterince su içmeden girdiğiniz bir egzersiz sınıfında terlemeyebilirsiniz. Bedeninizin ısısı yükselir ancak kendi kendini soğutabilmek için yeterince sıvı bulamaz. Bu da bedeninizin performansını düşürür. Yeterince su içmek, performans açısından bu yüzden çok önemlidir. Egzersize başlamadan önce yarım litre su içmeli, egzersiz sırasında her 20 dakikada 300 ml su tüketmeli, egzersiz sonunda da yarım litre su tüketmelisiniz.

Belki şimdiye kadar döktüğünüz terlerin, vücudunuzdan giden yağlar olduğunu düşündünüz. Bu belki sizi motive etmiş olabilir ancak gerçeğin bununla pek de ilgisi olmadığını öğrenmelisiniz. Daha fazla terlemek daha fazla yağ yakmak anlamına gelmiyor. Daha fazla terlemek, vücut ısınızın yükseldiği ve bedeninizin soğutmak için daha fazla çabaladığı alamına gelir.

 

Kaynaklar:
Lifehack
Health

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Sosyopix ile sevgi paylaşıldıkça çoğalır, hatırlandıkça sonsuzlaşır

Telefonlarımızın galerisi, aslında hayatımızın en güzel anlarının sergilendiği ama kimsenin tam anlamıyla gezmediği gizli bir müze gibi. Binlerce fotoğraf, yüzlerce gülümseme ve “bu anı hiç unutmayalım” dediğimiz o saniyeler… Peki, neden aşkın en saf hali sadece bir ekran camının soğukluğuna hapsolsun?



Alınan rastgele hediyelerin yerini, yaşanmışlığın ağırlığı ve dokunulabilir hatıralar alsın. Çünkü sevgi, sadece söylenince değil, paylaşılan bir kareye dokununca da hissedilebilir. Sosyopix’in sevgililer günü özel hediyeleri alışılagelmiş hediyelerin ötesine geçiyor.

Pikselden hatıraya: Dokunulabilir bir hikaye yazmak

Bazıları için aşkı anlatmanın en zarif yolu, onu kronolojik bir yolculuğa çıkarmaktır. Klasik bir hediye yerine, birlikte geçtiğiniz yolları, paylaştığınız sofraları ve o plansız kahkahaları bir fotoğraf albümü içinde toplamak, aslında “Seninle geçen her ana değer veriyorum” demenin en şık halidir. Sayfaları çevirdikçe tazelenen o duygular, dijital bir kaydırmadan çok daha fazlasını hissettirebilir.

Eğer “bizim hikayemiz her yerde olmalı” diyorsanız, yüksek kaliteli fotoğraf baskısı seçenekleriyle evin en güzel köşesini bir anı duvarına dönüştürebilirsiniz. Şık ve minimalist çerçeveler içine yerleştirilen o tek bir kare, bazen binlerce kelimelik bir mektuptan daha derin anlamlar taşır.

Günlük rutinlere sızan küçük mutluluklar

Aşk, sadece büyük kutlamalarda değil; sabah içilen o ilk kahvede veya mutfaktaki kısa bir sohbette gizlidir. En sevdiğiniz karenin yer aldığı bir baskılı kupa, en uykulu sabahları bile bir gülümsemeyle başlatabilir. Ya da buzdolabının kapağına iliştirilen, her baktığınızda sizi o tatile, o güne götüren fotomagnet çeşitleri… Bu küçük dokunuşlar, hediyeyi bir eşya olmaktan çıkarıp günlük hayatın içine sızan birer sevgi göstergesine dönüştürür.

Özenle hazırlanmış bir mutluluk: Hediye kutuları

Bazen tek bir hediye, anlatmak istediklerinizin yanında sessiz kalır; bir hikaye anlatmak, o hikayenin her sayfasına ayrı bir dokunuş bırakmak istersiniz. Sosyopix’in hediye kutusu seçenekleri, tam da bu “dile dökülemeyen” duygular için tasarlandı. O kutunun kapağını açtığınız an hissedilen şey sadece içindekilerin uyumu değil; “Seni neyin mutlu edeceğini, hangi kokunun seni gülümseteceğini ve en çok hangi anımızda huzur bulduğunu biliyorum” diyen o eşsiz özen… İçindeki her bir hediyenin birbiriyle fısıldaştığı, her detayda “seni gerçekten tanıyorum” mesajının gizlendiği bu kutular; hediye vermeyi bir alışverişten çıkarıp, sevdiğiniz kişinin ruhuna yapılan zarif bir yolculuğa dönüştürüyor. Çünkü en büyük lüks, bir başkasının kalbinde bu kadar iyi tanındığını hissetmektir.

Gelecekteki size en güzel mesaj: “İyi ki”

14 Şubat sadece bir tarih olabilir; ona asıl ruhunu veren şey ise sizin o tarihin içine sığdırdığınız yaşanmışlıklar. Sosyopix ile dijital ekranlardan çıkıp avucunuza düşen her kare, sadece bir kağıt veya nesne değil; aslında birbirinize verdiğiniz “daima yanındayım” mesajının en sessiz ve en güçlü tanığı. Yıllar sonra, bir akşamüstü o fotoğraf albümünü kucağınıza aldığınızda ya da her yeni aya en sevdiğiniz karenin eşliğinde başladığınız o takvimin her yaprağında size ‘iyi ki’ dedirten anların bıraktığı küçük tebessüm, bugünün en kıymetli yatırımı olacak. 

Çünkü hayat, biz planlar yaparken akıp gidiyor ama sevgiyle dokunulan anılar zamanı durdurmayı başarıyor. Bu Sevgililer Günü’nde sevdiğinize sadece bir obje değil; yıllar geçse de baktıkça “ne güzel zamanlardı, ne güzel seviliyoruz” dedirtecek bir hatıra bırakın. Çünkü bazı duygular paylaşıldıkça çoğalır, hatırlandıkça sonsuzlaşır.



İlgili Makale