X

Spor, ekoloji ve çevrecilik konularına koşucuların gözünden bakış: “Nefesin Peşinde”

Şehirlerde koşuyoruz; sağlıklı olmak için, ihtiyacımız olduğu için, sorunlarımızı çözmek için, özgür olduğumuzu hissetmek için… Bunu yaparken, nefesimizi düzenleyip, kaslarımızın ağrılarını kontrol ederek hedefe odaklandığımız kadar, etrafımızdaki çevreden de güç alıyoruz. Dizlerimizin konforu için toprak zeminde koşmayı tercih ederken, ciğerlerimizin açılması için de arabalardan uzak olmayı da tercih ediyoruz. Peki şehir içinde bunları ne kadar yapabiliyoruz? Yaşadığımız şehrin hava kirliliğinin koşuyla açılan ciğerlerimize nasıl etki ettiğini ölçebiliyor muyuz? Koşunca susuyoruz ama parklarda temiz su bulabiliyor muyuz? Peki tüketim alışkanlıklarımız ekolojik koşuculuğun neresinde duruyor?

Size tüm bu soruları cevaplamak ve ilgili konu başlıklarına dikkat çekmek için düzenlenecek olan keyifli, spor dolu bir atölye önerimiz var!

“Nefesin Peşinde” bireysel ve grup koşucularını çağırıyor

Sosyal Güçlendirme için Spor ve Beden Hareketi Ağı BoMoVu, yeni sezonun ilk atölyesinde Pera Müzesi iş birliğiyle, ekoloji ve koşuculuk kavramlarını bir araya getiriyor. ”Nefesin Peşinde” spor, ekoloji ve çevrecilik konularını bu kez koşucuların gözüyle tartışmaya açıyor.

Nefesin Peşinde, 9 Eylül Cumartesi günü Pera Müzesi’nde gerçekleşecek.

9 Eylül Cumartesi günü 14.00’dan 16.00′ kadar, bireysel ve grup koşucuları için düzenlecek olan bu atölyede, önce koşuculuk açısından spor ve çevrecilik konusu ve karşılaştığımız problemler masaya yatırılacak, ardından çözüm yollarına odaklanılacak.

Müze ziyareti ardından düzenlenecek atölye, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü 2. katında yapılacak; ancak ücretsiz olan atölyenin kontenjanları sınırlı. Dolayısıyla elinizi çabuk tutmanızda fayda var. Atölye, Nil Delahaye ve Buket Atlı tarafından yürütülecek. 

Atölye eğitmenlerini biraz daha yakından tanıyalım…

Nil Delahaye

Nil Delahaye, göç alanında çalışıp çeşitli alanlarda gönüllülük yaptıktan sonra, capoeira tutkusuyla hassas gruplarla çalışma hakkında edindiği becerilerini birleştirmeyi amaç edindi. Yerinden edilmiş çocuklar ve daha sonra kadınların spesifik ihtiyaçlarını odak merkezine alan programlar geliştirmeye başladı. Spor alanında fırsat eşitliği hakkını savunan ve kişilere fiziksel özellikleri temelinde ayrımcılık yapan normatif yaklaşımın karşısında duran BoMoVu’nun kuruculuğunu üstlendi. Burada aynı zamanda proje yazarı ve ağ geliştiricisi olarak görev yapıyor.   

Buket Atlı

Buket Atlı, iklim değişikliği, enerji politikaları, ekoloji eğitimi ve hava kirliliği ile ilgili Greenpeace, Toplum Gönüllüler Vakfı, Yuva Derneği gibi çeşitli sivil toplum kuruluşlarında çalıştı. 2015 yılında, 18 tane çevre ve sağlık kuruluşunun yer aldığı Temiz Hava Hakkı Platformunun kuruluşunda etkin rol aldı. 2016 yılından bu yana İnanç Mısırlıoğlu ve Zeynep Mataracı ile birlikte Şehirde Ekolojik Uygulamalar atölyesini yürütüyor. Permakültür, şiddetsizlik ve topluluk olma konularında da kendini geliştiriyor ve eskisi gibi doğa döngüsünün bir parçası olduğumuz bir yaşamı büyütmek için hep birlikte değişim yaratma ilhamları arıyor.

Etkinlik hakkında detaylı bilgi edinmek için Facebook sayfalarını ziyaret edebilir, etkinliğe kayıt olmak için de buraya tıklayabilirsiniz.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Sosyopix ile sevgi paylaşıldıkça çoğalır, hatırlandıkça sonsuzlaşır

Telefonlarımızın galerisi, aslında hayatımızın en güzel anlarının sergilendiği ama kimsenin tam anlamıyla gezmediği gizli bir müze gibi. Binlerce fotoğraf, yüzlerce gülümseme ve “bu anı hiç unutmayalım” dediğimiz o saniyeler… Peki, neden aşkın en saf hali sadece bir ekran camının soğukluğuna hapsolsun?



Alınan rastgele hediyelerin yerini, yaşanmışlığın ağırlığı ve dokunulabilir hatıralar alsın. Çünkü sevgi, sadece söylenince değil, paylaşılan bir kareye dokununca da hissedilebilir. Sosyopix’in sevgililer günü özel hediyeleri alışılagelmiş hediyelerin ötesine geçiyor.

Pikselden hatıraya: Dokunulabilir bir hikaye yazmak

Bazıları için aşkı anlatmanın en zarif yolu, onu kronolojik bir yolculuğa çıkarmaktır. Klasik bir hediye yerine, birlikte geçtiğiniz yolları, paylaştığınız sofraları ve o plansız kahkahaları bir fotoğraf albümü içinde toplamak, aslında “Seninle geçen her ana değer veriyorum” demenin en şık halidir. Sayfaları çevirdikçe tazelenen o duygular, dijital bir kaydırmadan çok daha fazlasını hissettirebilir.

Eğer “bizim hikayemiz her yerde olmalı” diyorsanız, yüksek kaliteli fotoğraf baskısı seçenekleriyle evin en güzel köşesini bir anı duvarına dönüştürebilirsiniz. Şık ve minimalist çerçeveler içine yerleştirilen o tek bir kare, bazen binlerce kelimelik bir mektuptan daha derin anlamlar taşır.

Günlük rutinlere sızan küçük mutluluklar

Aşk, sadece büyük kutlamalarda değil; sabah içilen o ilk kahvede veya mutfaktaki kısa bir sohbette gizlidir. En sevdiğiniz karenin yer aldığı bir baskılı kupa, en uykulu sabahları bile bir gülümsemeyle başlatabilir. Ya da buzdolabının kapağına iliştirilen, her baktığınızda sizi o tatile, o güne götüren fotomagnet çeşitleri… Bu küçük dokunuşlar, hediyeyi bir eşya olmaktan çıkarıp günlük hayatın içine sızan birer sevgi göstergesine dönüştürür.

Özenle hazırlanmış bir mutluluk: Hediye kutuları

Bazen tek bir hediye, anlatmak istediklerinizin yanında sessiz kalır; bir hikaye anlatmak, o hikayenin her sayfasına ayrı bir dokunuş bırakmak istersiniz. Sosyopix’in hediye kutusu seçenekleri, tam da bu “dile dökülemeyen” duygular için tasarlandı. O kutunun kapağını açtığınız an hissedilen şey sadece içindekilerin uyumu değil; “Seni neyin mutlu edeceğini, hangi kokunun seni gülümseteceğini ve en çok hangi anımızda huzur bulduğunu biliyorum” diyen o eşsiz özen… İçindeki her bir hediyenin birbiriyle fısıldaştığı, her detayda “seni gerçekten tanıyorum” mesajının gizlendiği bu kutular; hediye vermeyi bir alışverişten çıkarıp, sevdiğiniz kişinin ruhuna yapılan zarif bir yolculuğa dönüştürüyor. Çünkü en büyük lüks, bir başkasının kalbinde bu kadar iyi tanındığını hissetmektir.

Gelecekteki size en güzel mesaj: “İyi ki”

14 Şubat sadece bir tarih olabilir; ona asıl ruhunu veren şey ise sizin o tarihin içine sığdırdığınız yaşanmışlıklar. Sosyopix ile dijital ekranlardan çıkıp avucunuza düşen her kare, sadece bir kağıt veya nesne değil; aslında birbirinize verdiğiniz “daima yanındayım” mesajının en sessiz ve en güçlü tanığı. Yıllar sonra, bir akşamüstü o fotoğraf albümünü kucağınıza aldığınızda ya da her yeni aya en sevdiğiniz karenin eşliğinde başladığınız o takvimin her yaprağında size ‘iyi ki’ dedirten anların bıraktığı küçük tebessüm, bugünün en kıymetli yatırımı olacak. 

Çünkü hayat, biz planlar yaparken akıp gidiyor ama sevgiyle dokunulan anılar zamanı durdurmayı başarıyor. Bu Sevgililer Günü’nde sevdiğinize sadece bir obje değil; yıllar geçse de baktıkça “ne güzel zamanlardı, ne güzel seviliyoruz” dedirtecek bir hatıra bırakın. Çünkü bazı duygular paylaşıldıkça çoğalır, hatırlandıkça sonsuzlaşır.



İlgili Makale