X

Spiritüellik arayışında dışsal maskelerden içsel gerçekliğe: Gerçek arınma yolculuğu

Son dönemde gözlemim yoğun, zor hallerin içinden geçerken bir arınma telaşıyla farklı farklı ‘spritüel’ yolların peşinde koşan arayıştaki ruhların arttığı yönünde.. Bazıları farkında bile değil, bazıları ise karşılarına çıkan sözde spiritüel yolları birbir deneyerek “arınmaya” çalışıyor.

Arkadaşlar yapmayın! Tek ve biricik hayatlarınızı birilerine, bir şeylere emanet etmeyin.

Günümüz modern hayatında sadece anlam değil, kelimeler de kayboluyor. Artık kelimeler, gerçek karşılıklarını vermez oldu. Onları kullandığımızda kafalarda oluşan görsellerin eksikliği, beni en çok endişelendiren şey..

“Spiritüellik” adı altında öyle şarlatanlıklar dönüyor ki… Tek amaçları senin kendi hayatının iplerini ellerine almak, seni yetersiz hissettirmek. Onlar “çok bilge”, sen ise “hiçbir şey bilmeyen”…

Tütsüler, semboller, kitaplar, farklı yöntemler… Yıllar sonra anladım ki spiritüellik, dışarıda aradığın bir şey değil. O, senin kendinle ve yaşamla kurduğun ilişkinin aynası olup, şimdi ve burada olma sanatı.

Çözümü yaktığın ada çayında, koyduğun taşta, ‘olumlamalarda’, manifestlerde arıyorsan bulamayacaksın. Bunun nedeni onların ya da yolların yanlış olması değil.

HEPSİ DOĞRU ASLINDA BİLİYOR MUSUN? ÇÜNKÜ HEPSİNİ DOĞRU YAPAN SENSİN.

SADECE SEN!

GÜNEŞ SENSİN! HER ŞEYİ GÖRÜNÜR VE GERÇEK KILAN SENSİN.

Spiritüellikten  anladığım…

Giydiklerin ya da taktıkların değil! Sadece basitçe o kalbin içinde olanlar.

Hangi olumlamaları söylediğin değil de, o kelimelerle nasıl titreştiğin..

Nasıl gördüğün değil, ne bildiğin, ne kadar ‘psişik’ olduğun değil, spiritüellik arkadaşım!

Sadece ne kadar insan olma deneyimine açıksın? İnsanca gülebildiğin gibi ağlayabilir musun?

Bir haberim var…

Bu yazdığım o kadar kolay yaşanmıyor. İnsanlığın gücü, kökü buradan geliyor. Yaşamla kurduğu ilişkiden… Kalp açılması tam burada başlıyor. Ve bu bölüm bu yaşam sahnesindaki rolümüz bitene kadar devam ediyor. Bir kerelik değil, anbean hayat boyu…

Hissetmediğin olumlamaların içinde kaybolmak değil. Bu yol tam da, spiritüel maskeni kenara koyup, -mış gibi yapmayı bırakma cesaretine duyduğun istekte saklı ve evet dostlar, bazen yangın yeri, bazen meltem rüzgarları…

Günümüzde spritüellik çoğu yerde cennet bahçesi olarak tasvir ediliyor. Oysa spiritüellik, yükselen ve alçalan duygularla mümkün olduğunca burada olmaktan geliyor. Dalga, vahşileştiğinde de, yumuşacık olduğunda da Okyanus’a ait. Okyanus’a ait olmaması mümkün mü?

Varılacak bir yer yok ve hiç olmadı.

Her nefes anbean soruyor: ‘Burada mısın?’ Benim spiritüellikten  tam olarak anladığım bu ve burası beni her şeye bağlı olduğumu hatırlatan varoluşumun da kendisi…

İlginizi çekebilir: Yaşama yakın dur

Özde Çolakoğlu: Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ardından farklı uzmanlar ve stillerle çalışma şansı yakaladı. Bedende başlayan bu öğretiyi daha da derinleştirmek isteyen Çolakoğlu bu amaçla ilk temel yoga uzmanlık eğitimini 2012 yılında aldı. O zamandan itibaren farklı birçok eğitime katıldı ve katılmaya devam ediyor. Ocak 2018’de Yoga Alliance’ın E- RYT 500 Sertifikasını almaya hak kazandı. 2013 senesinden itibaren çeşitli yoga merkezlerinde ders vermeye başlayan Çolakoğlu, 2017 yılında Githa Yoga ekibine katıldı ve stüdyonun ana hocalarından biri oldu. Bu dönemde stüdyonun büyümesi için kurucu ekip ile birlikte çalıştı, atölyeler ve eğitimler verdi. Çolakoğlu, yoga uzmanlık programları düzenleyerek uzmanlar yetişiyor. 200 ve 300 saatlik temel ve ileri yoga uzmanlık programları ve kamplar düzenliyor. 2021’de bu mesleğini stüdyo sahipliğine dönüştürmüştür. Kadıköy, Moda’da kurulan, Yoga ve Ayurveda merkezi Goa Yoga’nın kurucu ortağıdır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale