X

Sosyal medya ilişkilerimizi nasıl etkiliyor?

Sabır irade ve istikrarı ilişkilerin en temel yapısı olarak görüyorum. Partnerin eksik ve uyumlu gelmeyen yönlerine karşı sabır, sorunların çözümünde ve davranışta istikrar, sevgi ve saygıyı sürdürmek için ise iradeli bir zihin gerekiyor. Peki, günümüzde en çok eksikliğini duyduğumuz, hissettiğimiz kavram sizce hangisi ya da hangileri?

İnsanlık adaptasyon sürecini başarıyla tamamlarsa, yani değişen şartlara uyumlanabilirse “hayatta kalabilir.” Bu insanlığın varlığının ilk saniyesinden günümüze kadar değişmeyen bir gerçektir. Günümüz ilişkileri için de bir adaptasyon süreci mevcut. Artık kişiler arası esneklik ve empati düzeyi eskisine nazaran daha katı ve ender bulunan bir özellik. Her şey gibi ilişkiler de, adeta bir tüketim pazarında ve hunharca tüketiliyor. Günübirlik ilişkiler, isimsiz birliktelikler, tahammülsüz partnerler ve kaçıngan bağlanma ile kaygılı bağlanma arasında gidip gelen bir yalnızlar ordusu kalıyor günün sonunda.

Fazlasıyla var olan ne varsa hoyratça tüketen insanlık, sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle birlikte, kendi türünü ve kurduğu ilişkileri tüketmeye başlamıştır. Peki, sosyal medya ilişkilerimize tam olarak ne yaptı?

1. Ulaşılabilirlik

Artık birine ulaşmak istiyorsanız ev veya iş adresini/telefonunu bilmenize gerek yok. A uygulaması yeterli olmazsa B uygulaması, B yeterli gelmezse C, D, E uygulamaları hizmetinizde. İnsanın ulaşılabilirliği ilişkilerdeki “sorumluluk” kavramını bir külfet olarak gösteriyor: “Sana bu kadar kolay ulaşabilirsem, bir başkasına da ulaşırım.” Bu sorumlulukları şart koşmayan birisi elbette bulunur.

2. Çeşitlilik

Her şeyin daha da iyisinin ve daha iyinin daha daha iyisinin olduğu bir dünya burası. Fakat bunun yanında herkesin “biricik” olduğu bir dünya. Birini tanımasak bile hızlıca ve kolayca tanışacağımız sosyal medya mecraları, insanın insana ulaşılabilirliğini artırdı dedik ama aynı anda insan çeşitliliğini de fark ettik. Ne çok insan varmış, hatta bazıları yanı başımızdaymış. Bu tarz bir ulaşılabilirliği tam olarak otellerdeki açık büfelere benzetiyorum. Açık büfelerde de çeşit çoktur ve o çeşitlerin hepsinden biraz tabağınıza koymak isteyebilirsiniz. Sosyal medyada da insan çok ve hepsini bir check etmek istiyorsunuz. Fakat unutulmamalı ki açık büfeler sonrası mide fesadı geçirmek olasıdır.

3. Mükemmellik illüzyonu

Sosyal medyada herkes mutlu, sosyal, çok güzel/yakışıklı ve çok aşık. Ama sizin ilişkiniz buna pek de benzemiyor mu? Yoksa partneriniz, buradaki kadınlar/erkekler kadar güzel/yakışıklı değil mi? Ya da ilişkiniz sosyal medyadaki diğer ilişkiler kadar heyecanlı ve eğlenceli durmuyor mu? Daha iyisi nedir? Ve ona neden ihtiyacınız var? Kendiniz için mi, yoksa sosyal medya için mi?

Bazen bazı şeylerle yüzleşmek zor olsa da şifayı ve değişimi başlatan aslında bu ilk adımdır. Bir düşünün derim, sizin ilişkiniz “gerçekten” nasıl bir ilişki?

Sağlıklı, tamamen size ve ruhunuza ait olan ilişkiler yaşayabilmeniz dileğiyle.

Instagram: https://instagram.com/psikolog.ezgiaslantas?igshid=YmMyMTA2M2Y=

Ezgi Aslantas: Psikolog Ezgi Aslantaş istanbul Bilgi Üniversitesi İngilizce Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. Lisans hayatı boyunca Kanada Okulları, Humanite Psikiyatri Hastanesi, Çocuk Aile Danışmanlığı merkezi gibi birçok kurumda staj yapmıştır. 2014 yılında Beşiktaş Gençlik Meclisi ile beraber "İstanbul'dan Çorum'a Dostluk Köprüsü" projesini gerçekleştirmiştir. 2016 yılında "Radyo Vesaire" isimli radyo kanalında "Şiirin Ezgisi" isimli psiko-sosyal bir radyo programı hazırlayıp sunmuştur ve yine 2017-2018 yılları arasında Doç. Dr Ayten Zara süpervizyonluğunda "Çocuğa Şiddete Dur De" ve "Van Başkale Okul Yapımı" projelerinde gönüllü olarak yer almıştır. 2019 yılında ise "Bulut Hareketi" isimli şiddete karşı bir sosyal sorumluluk projesi başlatmıştır ve proje kapsamında özel ve kamu kurumlarına seminerler vermiştir. Bilişsel Davranışçı Terapi, Çözüm Odaklı Terapi, Bilişsel Beceri Eğitimi, Adli Görüşme Teknikleri, Objektif Testler, Psikofarmakoloji, Denver II gibi birçok mesleki eğitim ve atölyeye katılmıştır. Mesleki ilgileri arasında; depresyon, anksiyete bozukluğu, yas, ayrılık, obsesif-kompülsif bozukluk, ilişki sorunları, stres yönetimi, duygu yönetimi, motivasyon gibi konular yer almaktadır. Psikolog Ezgi Aslantaş, şu anda ergen ve yetişkin bireylerle yüz yüze ve online olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale