X

Beyin için detoks: Sosyal medya hesaplarını silmenin ruh sağlığına olan yararları

Sosyal medya detoksu son zamanlarda en sık duyduğumuz tabirlerden biri olarak hayatımızın merkezinde yer alıyor. Hatta bu durum çok takipçisi olan ünlü yıldızlar arasında da son derece popüler. 2015 yılında Ed Sheeran, dünyayı ekrandan görmeyi istemediğini gerekçe göstererek Instagram hesabını kapatmıştı. Sheeran dışında Demi Lovato, Chrissy Teigen, Taylor Swift ve Justin Bieber gibi yıldızlar da zaman zaman hesaplarını dondurup sosyal medyaya ara vermişlerdi.

Hayatından –ara ara da olsa- sosyal medyayı çıkarmak birçok kişinin başvurduğu bir yöntem olsa da uygulaması en zor şeylerden biri. Eğer teknoloji alışkanlıklarınız konusunda herhangi bir suçluluk duygusu hissetmiyorsanız hesaplarınızı ‘kararında’ kullanıyorsanız endişelenmenizi gerektirecek bir durum yok. Ancak verilen küçük bir molanın ruh sağlığınıza da epey katkısı olacak. İşte sosyal medya hesaplarını silmenin ruh sağlığına olan yararları…

Daha iyi uyumanıza yardımcı olur

A Bank of Amerika’nın 1000 kişi üzerinde yaptığı araştırmaya göre Amerikalıların %71’i ya telefonlarıyla ya da telefonları yanındayken uyuyorlar. Tabii bu da uykunuzu etkiliyor. National Sleep Foundation’ın araştırmasına göre telefon ekranınızdan gelen mavi ışık vücudunuzun melatonin salgılamasını düşürüyor. Sosyal medya hesaplarınızı sildiğinizde telefonunuzla daha az vakit geçireceğinizden uykuya daha çabuk dalıp daha verimli bir akşam geçirebilirsiniz.

Kişilerle yüz yüze görüşmenizi sağlar

Europe Business School’dan Andreas Kaplan, sosyal medyanın sosyal izolasyon, yalnızlık ve depresyona yol açtığını söylüyor. Klinik psikolog Jacqueline Nesi ise “Aile ve arkadaşlarla iletişimde kalmak için sosyal medya mükemmel bir araç” deyip bunun çok fazla olduğunda yüz yüze görüşmeyi etkileyeceğini belirtiyor. Sosyal medya hesaplarınızı sildiğinizde ‘sanal’ muhabbetlerden çıkıp insanlarla yüz yüze iletişime geçebilirsiniz.

Anksiyetenizi azaltabilir

Araştırmalara göre aşırı sosyal medya ve teknoloji kullanımı yüksek anksiyete, hayat kalitesinin düşmesi ve depresyon gibi psikolojik rahatsızlıkların etkisini artırıyor. Tabii bu araştırmalar “sosyal medya ve teknolojinin her zaman kötü şeyler yaratacağı” anlamına gelmiyor.

Kent State University’den Jacob Barkley, sosyal medyaya bir süre ara vermenin anksiyeteyi kontrol altına almaya yardımcı olacağını belirtiyor.

Bir şeyleri kaçırma korkunuzu yener

FOMO (fear of missing out) yani bir şeyleri kaçırma korkusu son zamanlarda en çok duyduğumuz tabirlerden biri. Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla neredeyse herkeste bu korku başladı. Bir şeylerden geri kalma düşüncesi hızla yayıldı. Kent State University’den Andrew Lepp, bir şeyleri kaçırma korkusu yüzünden herkesin her an telefonlarını kontrol ettiğini ve bunun da anksiyeteyi artırdığını söylüyor.

Ancak bazı insanlar kendi açılarından daha bireysel bir FOMO yaratıyorlar. Böyle kişiler bir arkadaşının  Instagram’dan yapacağı büyük ve mutlu haberin duyurusunu kaçıracağından tedirgin oluyor. Ya da Facebook uyarmazsa birinin doğum gününü unutacağından…

Yapmanız gereken diğer şeyleri hatırlatır

Mantık basittir: Eğer çok zaman harcadığınız bir şeyi yapmayı bırakırsanız diğer şeyler için vaktiniz olur. Akıllı telefonunuzu bir kenara bırakarak sadece bir gün bile olsa teknolojiden uzak kalmayı seçin. Ailecek yemek yiyin ya da sportif bir etkinliğe katılın; arkadaşlarınızla buluşun ya da bir projede gönüllü çalışın… Yapacağınız şey tamamen size kalmış.

 

İlginizi çekebilir: Çağın hastalığı: Sosyal medya, sosyal anksiyete bozukluğunu artırıyor

Kaynak:
self.com
bustle.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale