X

Soğuk suyla mı sıcak suyla mı yıkanmalıyız?

Hayatımızda yapmak zorunda olduğumuz alışkanlıklar vardır. Herkesin yapmak zorunda olduğu ancak hayat şartlarına ve alışkanlıklarına bağlı olarak farklılıklar gösteren bu zorunlu davranışlardan biri de yıkanma ihtiyacımız.

Duş almak hayatımızda sadece temizlenmek açısından yaptığımız bir alışkanlık olarak kabul edilse de, aslında farklı amaçlara da hizmet eder. Mesela bazen ruhumuzun kirlendiğini hissettiğimiz zaman da yıkanma ihtiyacı duyarız, ya da kendimizi gergin hissettiğimizde de, hatta bazen başka insanların negatif enerjisinden kurtulmak için de yıkanırız.

Yıkanmak hayatımızın önemli bir ritüeli diyebiliriz aslında. Bu ritüel için kullanılan suyun kalitesi, yıkanma amacımıza direk etki etmektedir. Isısı, yoğunluğu, suyun kalitesi gibi değişkenler yıkanmanın keyfini belirler.

Suyun ısısı

Kimi insan yaz-kış soğuk su ile yıkanır. Kimi insan ise yazın sıcağında dahi yüksek ısıda su ile yıkanır. Isı sayesinde rahatlama ve gevşeme kolaylaşır. Yıkanırken, en önemli şeylerden biri suyun ısısı. Alışık olduğumuz ve sevdiğimiz bir ısının dışında yıkanmak genelde keyif vermez.

Isının kişiden kişiye önemi fark etse de, suyun ısısı ile ilişkili birçok durum vardır. Yüksek ısıda, su buharı artar. Uzun süren ve yüksek ısıda yıkanan kişilerin banyodan çıktıklarında görünen buhar son derece yoğundur. Bu görünen su buharında klor ve bileşikleri bulunabilmektedir.

Sıcak buhar sayesinde cilt gözenekleri açılan, burun ve geniz yolları rahatlayan birçok kişi yaptığının doğru olduğunu düşünür. Hatta yüksek ısıda yıkanmak sterilizasyon gücünden dolayı da içimizi son derece rahatlatır.

Yüksek ısıda (380C’nin üzerindeki ısılar) yıkanmanın birkaç yönden sakıncası bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi ısı ile artan buhar ile birlikte suda bulunan zararlı maddelerin akciğerlere taşınması olasılığıdır. Özellikle klor ve bileşenleri son derece kanserojen maddeler olduğu için akciğer kanserini desteklemeye yardımcı olabilmektedir.

Yüksek ısıdaki klorlu su sadece akciğerlere değil, aynı zamanda cilde de son derece zarar verebilmektedir. Klorun varlığı zaten başlı başına cildin yıpranmasına, kurumasına, saçların dökülmesine ve yıpranmasına neden olabilmekte iken, su ısısının yükselmesi ile etkinliği de artmaktadır. Ayrıca yüksek ısının cildi tahriş edebilmesi ve cildin kendini koruma özelliğini yıpratabilmesi de ayrıca oluşabilecek zararlardandır.

Baş bölgesinin yüksek ısıdaki su ile yıkanması ise ayrı sağlık sorunlarını tetikleyebilmektedir. Sıcak su ile yıkanmayı tercih edenlerin su ısısının 380C – 360C arasında olmasına dikkat etmeleri gerekmektedir. Bu ısı sayesinde sıcak su ile yıkanmanın faydaları daha rahat yaşayabilecek ve zararlı etkilerinden uzak kalma şansı yakalanacaktır.

Bebeklerde yıkanma suyunun ısısı son derece önemlidir. Hassas ciltleri için suyun ısısı ne yüksek ne de düşük olmalıdır.

Isı kadar sürenin de önemi yüksektir. Duş süresi için 20 dakika uzmanlar tarafından yeterli görülmektedir.

Yüksek ısıda yıkanmayı sevenler kadar soğuk suda yıkanmayı sevenler de vardır. Bazı ülkelerde gelenek olarak kabul edilen soğuk su ile yıkanmanın sağlık üzerinde olumlu etkileri bulunmaktadır, özellikle metabolizma hızını artırması nedeni ile kişilerin daha dinç ve enerjik olmasına yardımcı olur. Artan metabolizma hızı ile birlikte yağ yakımı da arttığı için zayıflamaya da yardımcı olmaktadır.

Sıcak suyun aksine, soğuk su cilt ve saç sağlığını korumaya yardımcıdır. Hatta yüksek ısıda yıkanmanın neden olduğu olumsuz etkileri önler.

Yıkanırken su ısısını ayarlamadan önce, su ısısının sağlık üzerindeki etkileri mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

İlginizi çekebilir: Suda ruh-zihin-beden tedavisi

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Oya Milli Sülün: Sulak bir ülke olan Hollanda'da doğup, büyümeme rağmen, kendimi bildim bileli bir bardak su içmez, üniversite yıllarında okurken de içme suyu ile ilgili hiçbir çalışma yapmak istemezken, yaşam beni "canlı su" uzmanı yaparak hayatın ne kadar ironik olduğunu kanıtladı. Ben de hayatın bana verdiği cevaba karşılık, suyun bilinmeyenlerinde önce bir güzel kayboldum sonra da kendimi de bulup çıktım… Siz de su deyip geçmeyin, çünkü SU: aşktır, sanattır, sevgidir, barıştır, bununla birlikte aynı zamanda şifadır, enerjidir, yakıttır, güçtür, bazen de afettir, seldir, çığdır...

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. DDyson Airwrap Co-anda2x™D, yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.



İlgili Makale