Sofranızdaki sağlık kaynağı: Tarçın

Tarçın, son dönemlerin en çok tüketilen baharatlarından. Hatta artık neredeyse pul biber, tuz gibi günlük hayatın ayrılmaz bir parçası olup damaklarda ve sofralarda yerini almaya başladı.

tarçın
Tarçın, son dönemde pul biber ve tuz kadar sofralarımızda yer almaya başladı.

Peki bu kadar sık kullandığımız tarçının, tadından başka nelerini biliyoruz da bu kadar sık kullanmaya başladık? İnsan vücuduna alınan her türlü besin maddesinin artık mutlaka sorgulanması gerektiği hepimiz biliyoruz.

Tarçın kilo aldırır mı, kilo verdirir mi? Bizi hastalıklara karşı korur mu? Sahip olduğumuz hastalıkların çözümünde işe yarar mı? İşte bütün bu soruları yanıtlamak ve aklınızdaki soru işaretlerini yok etmek için size tarçın gerçeğini anlatmak istiyorum.

Tarçın, köken olarak Uzak Doğu’ya dayanır. Hatta Asya’da tarçını baharat olarak değil bitkisel ilaç olarak görüp, o şekilde kullanırlar. Günümüzde her köşe başında satılan tarçının gerçek olup olmadığını anlamak için fiyat etiketini inceleyebilirsiniz; çünkü Uzak doğu’dan gelen bu sihirli baharat ucuz olmamalı.

İlgili yazı: 6 muhteşem baharatla kışı sıcacık karşılayın

Tarçının faydaları

Eşsiz kokusu ve tadıyla tatlılara ve içeceklere lezzet katan bu kahverengi mucizenin bilinmeyen birçok faydasını sizlerle paylaşmak keyifli olacak. Diyabetten kansere birçok hastalığa dair araştırması olan tarçını gelin biraz da bilimsel bir şekilde inceleyelim:

Tarçının en temel mucizevi gücü şeker hastalığından geliyor. Yapılan birçok çalışma, tarçının insülin yapısına benzer çalıştığını gözler önüne seriyor. Özellikle tüm dünyada ve ülkemizde diyabet hastalığının görülme oranları artmışken, tarçın tüketimi sayesinde diyabetin önlenebileceği veya komplikasyonlarının azaltılabileceği öngörülüyor.

Doygunluk üzerine yapılan çalışmalarda ise, tarçın eklenen sütlaç mideyi daha geç terk ederken, tarçın eklenmeyen sütlaç ise, mideyi daha hızlı bir şekilde terk etmiştir. Bununda doygunluk ile arasında bir bağ oluşturduğu düşünülmüştür.

Tarçın üzerinde yapılan başka çalışmalarsa, tarçının antimikrobiyal olduğunu gözler önüne sermiştir. Titiz ev hanımlarının aldığı çubuk tarçını yıkamasına gerek yok; çünkü tarçın üzerinde mikrop barındırmamakta ve düzenli kullanımda vücudunuzdaki mikropların azalmasını sağlamaktadır.

Ülser gibi bakteri enfeksiyonu olan hastalıklarda tarçının koruyucu görev aldığı görülmüştür. Ne demiştik; tarçın bakterilere, mikroplara karşı savaşıyor. Hastalığa sebep olan enfeksiyon kaynağı bakterileri de, tarçın tüketerek engelleyebilirsiniz.

Günümüzde şişmanlık, hareketsizlik, sağlıksız yiyecek seçimi ve genetik sebeplerle görülen polikistik over sendromunda, insülin direnci önemli bir belirleyicidir. İnsülin direncinin kırılması sayesinde, hastalığın belirtilerinin azaldığı ortaya çıkmıştır. Yani her gün suyun içerisine atacağınız 1 çubuk tarçın sayesinde insülin direncini azaltabilir ve kadınsal bir hastalık olan PKOS sendromuyla savaşabilirsiniz. Ayrıca düzenli tarçın kullanan kişilerin, diyet programlarını değiştirmeseler bile kilo verdiklerini ortaya çıkarmıştır. Daha ne bekliyorsunuz, hadi suya ekleyin bakalım.

Tarçın aynı zamanda güçlü bir antioksidan kaynağıdır. Bu durum da, tarçının birçok hastalığın önlenmesinde görev aldığını gösteriyor, mesela kanser gibi. Yapılan araştırmalara göre, düzenli tarçın kullananların kansere yakalanma ihtimali %20 düşerken, kanser hastalarının diyetlerine tarçın eklenmesi, hastalığın seyrini değiştirmiştir.

Binbir derde deva dedikleri bu olsa gerek! Gün içerisinde 1 çay kaşığı kadar toz tarçın veya 1 çubuk tarçın tüketimi, tüm bu faydalarının gerçeğe dönüşmesinde etkili olacaktır.

Diyetisyen Sinem Akgün
Gaziantep doğumluyum. Beslenme kültürünün en yoğun olduğu o coğrafyadan dolayı mıdır bilemem ama 2009 yılında kendimi hiç bilmediğim bir dünyanın içinde, yani Hacettepe Beslenme ... Devam