X

Sigara / Tütün kullanımıyla ilgili doğru sanılan yanlışlar      

Bağımlılık yapan maddeler konusunda herkes tarafından kabul edilen ortak görüş, zararlı oldukları ve insan hayatını kısıtladıklarıdır. Fakat bu zararların neler olduğunu ne kadar biliyoruz?

Bu yazıda sigara ve tütün hakkında bildiklerimize göz atmak istedim. Ulaşılabilirliğinin kolay olması, kullanım yaşının günümüzde gittikçe düşmüş olması ve diğer birçok maddeye geçişe neden olması gibi etkenler, özellikle sigara ve tütün hakkındaki yanlış bilinenlerin doğru bilgiyle yer değiştirmesinin bir ihtiyaç olduğunu düşündürmektedir. İşte bazı yanlışlar:

Sağlıklı beslenip spor yaparsam sigaranın etkisini azaltırım

Egzersiz yapmak ve dengeli beslenmek, sağlıklı yaşam için yararlıdır; fakat sigaranın vücuda verdiği zararları, akciğer kanseri ve diğer tüm kanser tiplerinin gelişmesine neden olmasına engelleyen tedbirlerden değildir.

Nargile su ile içiliyor hiçbir zararı yok

Nargile, pipo, puro gibi ürünler de tütün barındırmakta ve bağımlılık yapmaktadır.

Nargile, pipo, puro ve benzeri ürünler tütün barındırmakta olup bağımlılık riski taşıyan ürünlerdir. Sigaranın alternatifi olarak değerlendirilemezler.

21 günde bağımlılık ortadan kalkar

Sigaranın fizyolojik bağımlılığı nikotin ile gerçekleşmektedir. Sigara bırakıldıktan sonra yaşanan yoksunluğun süresi ve şiddeti bireysel farklılıklar gösterir. Bağımlılığın ortadan kalması gibi bir durumdan söz etmek pek mümkün değildir. Beynin bağımlılıkta rol alan yolakları, kullanılan ilgili maddeye yönelik hassasiyetine beyin her zaman sahip olacaktır.

Günde bir kaç sigara içmekten zarar gelmez

Sigara içmenin zarar vermeyen bir oranı yoktur. Sigara dumanında 7.000’den fazla kimyasal bulunmaktadır. Herhangi bir miktarda sigara içmek sağlığa zararlı olup kanser riskini arttırmaktadır.

Bir taneden bir şey olmaz – Bir defa bıraktım bir daha bırakabilirim

Bu, sigarayı bırakan çoğu bireyin tekrar başlamasına neden olan hatalardan bir başkasıdır. Sigarayı bıraktıktan sonra bir tane sigara içmiş olmak, sigaraya tekrar başlamak olarak ele alınmasa da beyinde bulunan ilgili reseptörlerin canlanmasına ve kişinin aşermesine neden olabilmektedir.

İlgili yazı: “En iyi sigara karşıtı kampanya” ödüllü bu videoyu izledikten sonra sigarayla olan ilişkinizi gözden geçirmek isteyebilirsiniz

Elektronik sigaralar zararsızdır

Elektronik sigaraların içeriği ile ilgili yapılan araştırmaların netlik kazanmamış olmasının yanı sıra elektronik sigara kullanan kişilerin bağımlılığının azaldığına yönelik kanıtlar bulunmamaktadır.

Sigara sadece içene zarar verir

Sigaranın dışarıya salınan dumanına maruz kalan bireyler pasif içici olmaktadırlar. Bu dumanın, sigara içmeyen kişiler üzerinde de zararlı etkileri bulunmaktadır.  Her yıl sigara içmeyen ortalama 50.000 kişi pasif içicilik sebebiyle hayata veda etmektedir.

Bant ve sakızla sigara bırakılmaz – Nikotin replasman tedavisi işe yaramaz 

Nikotin replasman tedavisi (NRT), nikotin yoksunluğu konusundaki en etkili tedavi yöntemidir.

Vücudun nikotin yoksunluğunun giderilmesi adına en etkili tedavi nikotin replasman tedavisidir. Sigarayı bıraktıktan sonra ortaya çıkan nikotine olan ihtiyacı karşılamada başarılı sonuçlara sahip bir tedavidir. Ancak bir uzman tavsiyesi ile kullanımı önerilir.

Bağımlı değilim, istemezsem içmem

Sigarayı bırakmanın önündeki engellerden biri de kişinin bağımlı olduğunu kabul etmemesidir. Sigara tüketiminin az miktarlarda olması kişi tarafından bu durum kendi kontrolünde algısı uyandırabilmektedir. Başlangıçta günlük kullanımın az olması, toleransın gelişmesiyle birlikte kişinin farkında olmadan tüketim miktarını arttırmasıyla devam eder ve kişi bağımlılık yaratan döngüye girer.

Sigarayı bırakmak kolay olmasa da doğru bilgi sayesinde başarı oranını arttırmak her zaman mümkün.

Dilan Üzgün: İzmir Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nü yüksek onur derecesi ile bitirdikten sonra aynı üniversitede Aile Danışmanlığı eğitim programını tamamladı ve “aile danışmanı unvanını kazandı. Şu anda Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı Yüksek Lisans programında tez aşamasındadır. Akademik eğitimlerinin yanı sıra MMPI, WISC-R gibi psikolojik değerlendirme ve “Kanser Hastalarında Psikoterapi Uygulamaları” eğitimlerini aldı. Çalışmalarında Şema Terapi, Sanat Terapisi, Bilişsel Davranışçı Terapi yaklaşımını kullanmaktadır. Halen İzmir Terra Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nde yetişkin, çift ve ailelere danışmanlık hizmeti vermektedir. Türk Psikologlar Derneği üyesidir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale