X

Sevmek, sevilmek, doyasıya yaşamak için: Cesaretle gelen güç

Cesur olmak lazım sevmek için de, sevilmek için de.
Yaralı çocukların, yaralı ruhların sevgiyi kabul etmesi ne kadar zorsa, sevgiyi göstermeleri de o kadar zor. Bir yanda utanılacak bir şeymiş gibi gelir sevgi bu çocuklara, bir diğer tarafta taşınacak bir yükmüş gibi.
Ne yapacağını bilemez, sanki elinde ateşten bir kor parçası, ne atabilir ne tutabilir sımsıkı.

İyileşmek, sevgiyi içeri alabilme, onu dışarı çıkarabilme yeteneğinin gelişmesidir.

Nefes alıp vermeyi öğrenmek gibi, nefesi boğazından karnına kadar indirebilmek gibi.
Yaralıyız her birimiz, ruhlarımızdan parçalar koparılmış, her yanımız çizikler içinde kalmış gibi. Ve o yaralı ruhlarımızla, bedenimizdeki çizikler ve acıların yarattığı sızılar ile bakıyoruz hayata. Karşımızda olup biten her bir şeye. Bildiklerimiz bedenimizin kırık dökük parçalarına sıkıştığından, her baktığımız şeyde o şekli bozulmuş bildiklerimizi görüyoruz. Onları hem seviyoruz, hem nefret ediyor, kabul etmiyoruz.

O yırtıklardan içeri giren her duyguyu “can yakıcı” buluyoruz, “uygunsuz” buluyoruz, oradan dışarı çıkan her duyguyu “uygunsuz”, “hatalı”, “değersiz” buluyoruz. Böylece sevgiyi tatmaktan gitgide uzaklaşıyoruz. Hem istiyoruz hem kaçıyoruz. Her şeyin sonunda aslında yolumuzu kaybediyoruz. Sevgisizlik içinde kendimizi kumdan kaleler ile oyalıyoruz.

Sevgiyi elde etmek, yaşamak için, onun uğruna savaşmak gerekir, cesur olup yola çıkmak!
O yol yaralarından geçer. Her bir yaranı görmekten, o yaraların arasına sıkışmış olan bilgilere tekrar bakmaktan. Onlara ihtiyacın var mı, buna karar vermekten…

Bu süreç kendi kendine gösterdiğin sabırdır, ince ince akan bir şefkattir susuz kalmış yüreğine. Her nefesinde biraz daha açılır ciğerlerin, her açılışta biraz daha genişlersin. Her genişlemede biraz daha sabreder, bir adım daha gidersin yolunda. Her adımında biraz daha şefkat akıtırsın gönlüne. Günün sonunda bir bakmışsın ki sever olmuşsun kendini, yine istediğin kadar olmasa da dudağının kenarında bir gülümseme taşırsın kendine atfettiğin.
Seversin kendini, söz söylemesine izin verirsin gönlünün. “Uygun” bulursun her bir isteğini.
Kendinden kendine bir aşk akıtırsın.
Çağlamaz belki fakat hatırlatır; “umut olduğunu”, “mümkün” olduğunu”, “biricik” olduğunu.
Ve bazen o hatırlatma, o minicik nefes, tüm yaşamımızı değiştirir. O küçücük damla bizi bizden doğurtur.
Her şey bu hatırlatmalar için değil midir zaten?
Cesur olmamız gereken yer de tam burasıdır. Hatırlatmaların peşinden gidebilmek, düşüp kalksak da vazgeçmemek, her seferinde bize yarayanı bulamasak da umudu yitirmeden yürümeye devam etmek…

İlginizi çekebilir: Duygularınızı kucaklayın: Yaşama dahil olmak cesaret ister

Esra Uyman: Lise yıllarında başlayan kişisel gelişim, ruhsal gelişim ve metafizik konularına duyduğu yoğun merak onu yurt içi ve yurt dışında birçok özel eğitim çalışmalarına katılmaya yönlendirdi. İlk eğitmenlik diplomasını ‘World Initiatives School of Esoteric Studies’den alan Uyman’ın katıldığı çalışmaların bazıları; Organizasyon Konstelasyonu, Aile Sergileri, Vernon Frost eğitimleri, Louis Franco’dan aldığı çeşitli eğitimler, Anthony Robbins Unleash the Power Within San Jose semineri, Charlie Morlay Lucid Dreaming eğitimi, Tayland da Tantrik Yoga (RYT-200) eğitmenliği eğitimi, Peru, Amerika, Şili, G.Afrika ve Türkiye’de katıldığı Şamanik çalışmalar ve seremonilerdir. Bunların yanı sıra TGA İleri Seviye Metafizik Semineri, Ziya Azazi’nin Dervish in Progress Çalışması gibi pek çok özel çalışmaya katıldı ve eğitmenlik eğitimini aldı. Masssuma Altın Enerji I-II enerji uyumlamasını alan Esra Uyman, Avi Gören-Bar Jungian Coaching School (ICF) (ACSTH) dan koçluk sertifikasını aldı. Tüm bu çalışmalar ve eğitimlerle kendi uyanış deneyimini birleştiren Esra Uyman, farklı başlıklar altında bireylere ve kurumlara yönelik, birbirinden güçlü çalışmalar tasarlayıp sunuyor. Kişilerin iç dünyalarına yönelik farkındalıklarını artıran, çarpıcı bir vizyon ve perspektif değişimi sunan, yaşamda üstlendikleri sorumluluklarda anlam bulmalarını sağlayan, merak, heyecan ve umut duygularını yükselten, tüm insanlık deneyiminin derinliğini kavramaya yardım eden ve çarpıcı yüzleşmeleri şefkatle yaşamalarını sağlayan eğitimler gerçekleştiriyor. Yaşamın Sorumluluğunu Almak, Kendimiz Olmak, Bizi Engelleyen İnançlar, Metafizik ile Özgürleşme Yolculuğu, Seçimlerimiz ve Biz, Gözlemci Bilinci, Nefes ve Meditasyon Teknikleri başlıkları altında kurumlara webinar ve uygulamalı eğitimler veriyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale