X

Sevmediğiniz bir işte çalışarak mutlu olmanız mümkün mü?

Sevmediğimiz Bir İşte Çalışmak

Kendinizi keyif almadığınız bir işi yapıyorken bulmak; alanınızın dışında bir işi yapmak zorunda olmak; ya da mesai bitişi için dakikaları saymak… Eminiz ki bir çoğunuz bu yazıyı okurken sevmediği bir işi yapmak zorunda olmanın sıkıntılarıyla baş etmeye çalışıyorsunuz.

Peki, sevmediğiniz bir işte çalışıyor olmak hayatınızın geri kalanını sıkılarak ve işten çıkış saatini iple çekerek mi geçirmeniz anlamına geliyor? Sevmediğiniz bir işte çalıştığınız halde mutlu olabilmeniz mümkün mü?

Uplifers olarak, sevmediğiniz işle baş edebilmenizin, hayatınıza daha mutlu ve işinizden tatmin olmuş bir şekilde devam edebilmenizin yollarını araştırdık. İşte, işyerinizde geçirdiğiniz dakikaları daha kaliteli kılabilmek için yapmanız gerekenler;  

1. İşe pozitif bir tutum ile gidin

Sevmediğimiz Bir İşte Çalışmak

Orada olmak isteseniz de istemeseniz de pozitif bir tutuma sahip olmak fark yaratacaktır. Hislerimiz bulaşıcıdır ve iş yerimizde olumsuz tavırlar sergilersek, farkında olmadan etrafımızdaki de etkileyerek daha da negatif ve düşmanca bir atmosfer yaratılmasına neden olabiliriz. Oysa bunun yerine insanların karşısına gülümseyerek, mutlu bir şekilde çıkarsak, bu tutum çevremize de yansıyacaktır. Sonuçta iş ortamınızın aslında o kadar da kötü bir yer olmadığını fark edebilirsiniz.

2. Kötü bir mesleğin kötü bir hayat anlamına gelmediğini fark edin

Sevmediğimiz Bir İşte Çalışmak

Haftada ortalama 40 saatimizi iş yerinde geçiriyoruz; dolayısıyla yaptığınız işten veya çalıştığınız yerden hoşlanmadığınızda hayatımızla ilgili olumsuz düşünmemiz çok kolay. Ama yine de kötü bir mesleğin kötü bir hayat demek olmadığını hatırlayın. Hayatınızın sevdiğiniz yönlerini düşünün, takdir edin ve işin hayatınızın tamamı değil yalnızca bir parçası olduğunu fark edin.

3. Kendinize zaman ayırın

Sevmediğimiz Bir İşte Çalışmak

İş yerindeki zamanı kişisel meşguliyetlerinizle harcayın demek istemiyoruz. Bunun yerine iş dışında kalan zamanı kendiniz için değerlendirmeye çalışın. Mesleğinizi geliştirmek için uzun vadeli olarak neler yapabileceğinize, hayatınıza ve kariyerinize odaklanabilirsiniz.

4. Yapabileceğinizin en iyisini yapın

Mevcut mesleğinizin sevdiğiniz ve sevmediğiniz yönlerini düşünün. Sevmediğiniz aslında şirket mi yoksa pozisyon mu? Kendinizi daha çok ispatlamak için daha çok sorumluluk gerektiren başka bir pozisyona başvurabilir misiniz? Ya da işinizi daha sevilebilir bir hale getirmek için patronunuzla konuşabilir misiniz? Belki sosyal medyadan gerçekten hoşlanıyorsunuzdur  ve şirketinizin sosyal medyadaki konumunun geliştirilmeye ihtiyacı vardır…

5. Bu işin kalıcı olmadığını hatırlayın

Sürekli iş değiştiren insanlardan olmayı hiçbirimiz istemeyiz tabi ki; ama mevcut işinizin kalıcı olmadığını kendinize hatırlatabilirsiniz. Mevcut işinizi bir sıçrama tahtası olarak görüp ilerleyebilirsiniz. Bu durum, bir meslekte neyi sevip neyi sevmediğinizi görmeniz için iyi bir fırsat olabilir. Alabileceğiniz her şeyi aldığınıza inandığınız zaman artık ayrılmanın iyi olacağını bilir ve işinizden ayrılabilirsiniz.

6. Aramaya devam edin

Eğer kariyerinizi değiştirmek istiyorsanız bunun için çabalamalısınız. Eğer yanlış bir alanda olduğunuzu düşünüyorsanız, asıl ilgi duyduğunuz alanı ve o alandaki imkanları sürekli olarak araştırmalısınız. İlginizi çeken sektörü iyi bilen insanlara ulaşın; onlarla bağlantılar kurun ve yol alın. Eğer daha iyi ve yeni bir meslek bulmak için çabalamazsanız, hedeflerinize ulaşamazsınız.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale