X

Seslerdeki ortaklığı keşfedip hayatı sade yaşamak

Hayat sadeleşmeyi öğütler insana. Süslerden, kabuklardan, -miş’lerden, -gibi’lerden, -en’lerden sıyrıldıkça sadeleşmeye başlar insan ve özüne yaklaşır.

Kendini dinledikçe, başkasını dinledikçe, suyu dinledikçe, toprağı dinledikçe, yani çok çok dinledikçe aslında duyduğu tüm seslerdeki ortaklığı keşfeder insan. Hepsi başka sandığın, aslında hep aynısıdır. Bunu fark etmek, sadeleşmekten geçer.

Ancak bütün ön yargılarını çıkarıp atarsan, soyarsan üstünden sana ait olmayan kostümlerini ve bir bir sökersen yapıştırdığın onca etiketi, o zaman sade bakmaya başlarsın herkese, her şeye.

“Sade” dinlemeden, “sade” bakmadan, sade olunmuyor.

Sonra “sade” de konuşmalı. En önce kendini duymak için konuşurmuş insan. Süslemeden, değiştirmeden, olanı olduğu haliyle konuştuğunda kendi duydukları da sadeleşiyor kişinin. Döngü kişiden başlayıp kişiye geri dönüyor, sade sade.

Hayat sadeleşmeyi öğütler insana, sadeleşmeyi öğretir.

Mesela dost dediğin de “sade” olmalı hayatta. Öyle çok laf anlatmana gerek kalmadan, hatta bazen sesindeki değişimden anlamalı seni. Açıklama istememeli senden yaptıkların için, sade’ce seni anlamanın, hayatı senle paylaşmanın ve lazımsa destek vermenin peşinde olmalı. Yeri gelince düşmanından daha ağır da konuşmalı, ama yüzüne ve sade’ce uyarmak için, sen iyi ol diye.

Sonra işinde de sade’lik peşinde koşmalı insan. Sade çalışkanlık, sade tutku, sade dürüstlük lazım olmalı hedeflerine ulaşmak için. Acı yalanlar, pek şekerli yalakalıklar, türlü fesatlıklar katmamalı işine, işi ne olursa olsun. Etrafında da sade insanları tutmalı. Sade ve sade’ce kendi olabilen, bin bir maske altına gizlenmeyen insanları.

Sevgili de “sade” olmalı. Önce kişiliği etkilemeli seni, ne sade’ce dişiliği, ne sade’ce erkekliği. Bunlar geçici… Ruhu, özü sözü “sade” olanı kalıcı. Sade’ce kalbini, aklını ve ruhunu senle paylaşmaya razı olarak geleni oturanı yanına. Gerisi teferruat.

Kimi severse sevsin, neyi severse sevsin sade’ce sevmeli insan. En saf haliyle…

 “Sade” yaşamak lazım hayatı. Sade’ce yaşamak lazım hayatı.

 

İlginizi çekebilir: Cilt cilt hayat: Hayatlarımızın kullanım kılavuzu olsaydı işimiz kolaylaşır mıydı?

Ceyda Tepret: İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümü mezunudur. Koç Üniversitesi’nde MBA eğitimi alıp, Madrid’deki IE Business School’da International MBA programında eğitimini tamamlamıştır. Pazarlama alanında bir kariyer tercih etmiştir ve bu alandaki çalışmalarına devam etmektedir. İnsan davranışları ve psikolojiye duyduğu ilgi onu koçluk eğitimi almaya yöneltmiştir. ICF sertifikalı profesyonel bir koç olarak, danışanlarına kendi yolculuklarında destek vermektedir. Pazarlama profesyoneli kimliğiyle marka hikayelerinin, profesyonel koç kimliğiyle de insan hikayelerinin peşindedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale