X

Selfie çılgınlığı, erkeklerde narsisizme işaret ediyor

Sosyal medya hayatımızın göz ardı edilemez, hatta vazgeçilemez bir parçası haline geldi geleli, bu mecrada zaman harcayan insanlarla ilgili çeşitli analizler okur olduk. Kimilerine göre antisosyal insanların iletişim aracı olan sosyal medya, kimileri için herkesin bir nevi eşitlendiği ve erişilebilir olduğu mucizevi bir alan. Gündemi takip etmekten, bir görüş empoze etmeye, yemek tarifi öğrenmekten saç kesimimizi paylaşmaya dair akla gelebilecek her şey için sosyal medya araçlarını kullanıyoruz.

Sosyal medyada var olmak bazılarımız için kendinin en iyi / güzel / yakışıklı / önemli halini gözler önüne sermek demek. Yazımız bu kişileri ilgilendiriyor; şimdilik sadece erkek olanları…

ABD’de, Ohio Eyalet Üniversitesi İletişim Bölümü’nden iki araştırmacının yaptığı bir anket çalışması, erkeklerin sosyal medyada geçirdikleri süre, fotoğraf ekleme sıklıkları, bu fotoğraflarla ne kadar oynama (edit) ihtiyacı hissettikleri gibi ölçütler üzerinden, narsisizm, psikopati ve benzeri karakter çıkarımlarını ortaya koyuyor. Nisan ayında Personality and Individual Differences (Kişilik ve Bireysel Farklılıklar) dergisinde yayınlanan bu araştırmanın sonuçlarını siz Uplifers okurları için inceledim.

Selfie sayısı ile karakter tahlili

Türkçe karşılığı olan özçekime pek ısınamadığımız selfie, kişinin kendi fotoğrafını çekmesi anlamına geliyor. Araştırmaya göre, sosyal medyada sürekli selfie paylaşan erkeklerin narsisistik özellikleri diğerlerine göre daha güçlü. Bir diğer deyişle bu erkekler kendilerine ve kendi görünümlerine aşırı sevgi ve ilgi besliyor, kendilerini çevrelerindeki insanlara göre daha çekici, akıllı ve benzeri olumlu özelliklerle donatılmış hissediyorlar.

Fotoğraflarını yayınlamadan önce editlemek, filtre eklemek gibi işlemler için zaman harcayan erkekler narsisizm açısından daha yüksek skorlara sahip.

Bu sonuç pek de şaşırtıcı olmayabilir; ancak çeşitli yaş gruplarından 1000 erkeğin katıldığı bir çalışma ile ilk kez kanıtlandı ve bilimsel bir değer kazandı (kabul edilebilir, tam anket sayısının 800 olduğunu ekleyelim).

Anında görüntü ve psikopati bağlantısı

Çalışmanın baş araştırmacısı Dr. Jesse Fox, “Çalışmanın daha önemli bir bulgusu ise, bu erkeklerin aynı zamanda bir diğer antisosyal kişilik özelliği olan psikopatide de daha yüksek puanlar alması” yorumunu yaptı.

Ancak, fotoğrafları önce editlemek için fazlaca zaman harcayan erkeklerde bu skor, diğerlerine oranla daha düşük. Bir diğer araştırmacı olan Margaret Rooney, bu sonucun anlamlı olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Psikopati, dürtüleri ile hareket etmeyi barındırır. Bu örnek özelinde, psikopati skoru yüksek olan kişi fotoğraflarını çektiği gibi paylaşmak isteyecektir; üzerinde oynayarak zaman kaybedemez.”

Çalışmanın sadece erkekler arasında yapılmış olmasının tamamen tesadüf olduğu belirtilirken, bunu izleyen çalışmalar sayesinde kadınlar hakkında da benzer sonuçlara varılabileceği iddia ediliyor. Uplifers olarak, bu sonuçları da incelemek ve sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyoruz.

Kaynak

Spring 
Science Direct 
Wikipedia 

Şule Kulein: Lisede “yapabildiği için” sayısal bölümü seçti ve Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’ne girdi. Üniversitede katıldığı Mühendislik Kulübü’nün dergisi StepS’e aşık olduğunda, içine sözelci kaçmış bir sayısalcı olduğunu fark etti. Yazım kuralları konusunda etrafındakileri itinayla delirten Şule, 2 yıl boyunca StepS’in editörlüğünü yaptı, üniversitede ve sonrasında okul ve şirket dergileri ile çeşitli bloglara yazılar yazdı. Seyahat etmeyi, okumayı, öğrenmeyi seviyor. Basılı materyalin hastası, fakat çevrimiçi de fena durmuyor. Şule kendini bildi bileli yazıyordu; artık bir de Uplifers’ta yazıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale