X

Seçim ve kabullenme üzerine: Hazır olmak ne demek?

Geçen gün bir arkadaşımla seçimlerimiz üzerine uzun bir konuşmaya daldık. Her yaptığımız seçim, aslında başka bir şeye “hayır” demek. 20’li yaşlarda bunu pek önemsemeden, hatta farkına bile varmadan yapıyoruz. Ama zaman takvim yapraklarını hızla savururken bir bakıyoruz ki seneler geçmiş…

Sosyal medya sağ olsun, on yıl–yirmi yıl önceki Özde’yi önüme koyduğunda yaptığım ve yapamadığım seçimleri düşünüyorum. O zamanları hatırlayınca şunu fark ediyorum: İnsan, ancak hazır olduğu şeyi yaşıyor.

Peki, hazır olmak ne demek?

Kaç yaşındaysak, o kadar yıl boyunca maruz kaldığımız durumlara verdiğimiz ya da veremediğimiz tepkiler, aslında bizi neye hazır olduğumuz konusunda eğitiyor. Bu “hak etmek” değil; günümüz spiritüel dünyasının söylediği “benzer enerjiler birbirini çeker” anlayışının daha sosyolojik hali.

Geriye dönüp baktığımda görüyorum ki Özde, hazır olduğu ya da hazır olmayı öğrenmesi gereken öğretilerin içinden geçmiş.

Bugünkü bilincimle o günlere dönsem belki çok şeyi değiştirirdim:

  • Seçimlerimi sevgi ve onay açlığı olmadan yapardım.
  • Bir ilişkinin içinde terk edilme korkusu duymadan güvenle teslim olurdum.

Ama o zamanki halim bunlara hazır değildi. Kendi kendime kaos yaratıp yolları uzattım belki, ama şimdi anlıyorum ki herkesin yürüyüş biçimi, yol alma hızı farklı. Dolayısıyla aslında yolumu uzatmamışım; o zamanki ben ancak öyle yürüyebiliyormuş.

Hayat, istediğimiz gibi değil; hep olduğu gibi…

Ve soruyorum: 15 sene önceye dönseniz neleri değiştirirdiniz? Hangi seçimleri, hangi gözyaşlarını, hangi kalp sızlarını?

Cevap belli: Hiçbirini.

Çünkü değiştiremiyoruz. İşte bu yüzden bu deneyimin adı “insan olmak” ve bunun adı “yaşamın kendisi.”

İnsanın kendiyle savaşı ne zaman bitiyor biliyor musunuz?

Geçmişe bakıp, o günler için yapabildiğinin en iyisini yaptığını kabul ettiğinde. İşte o zaman geçmişi itip çekmeyi bırakıyoruz.

Bir ormanda yürüdüğünüzü hayal edin…

Bir yandan güneşin ışıltısı ılık ılık üzerinize vuruyor, diğer yandan çiçeklerin, ağaçların kokusu içinize doluyor.

Bedeninizi tatlı bir meltem sarıyor.

Ben geriye dönüp baktığımda bir süredir böyle hissediyorum.

Ama oraya gelene kadar sıcak kumda da, sert asfaltta da yürüdüm. Kendi seçimlerinin kabulü, ciddi pratik ve adanmışlık gerektiriyor. Ve asla tek seferlik bir pratik değil!

Ve bir haberim var: Hepimiz yapabiliriz.

Geçmişi değiştiremeyiz, ama geçmişe bakışımızı değiştirebilir, onu kucaklayabiliriz.

Geriye dönüş bileti olmayan bu yaşam yolculuğunda, o bileti bilgece kullanmak dileğiyle…

İlginizi çekebilir: Hayatın tüm sertliklerine inat, yumuşayabilir misin?

Özde Çolakoğlu: Çalışma Ekonomisinden mezun oldu. Mezun olduktan sonra metin yazarlığı, editörlük, sosyal medya uzmanlığı gibi farklı alanlarda uzun yıllar çalıştı. 2009 yılında yoga ile tanışmasının ardından farklı uzmanlar ve stillerle çalışma şansı yakaladı. Bedende başlayan bu öğretiyi daha da derinleştirmek isteyen Çolakoğlu bu amaçla ilk temel yoga uzmanlık eğitimini 2012 yılında aldı. O zamandan itibaren farklı birçok eğitime katıldı ve katılmaya devam ediyor. Ocak 2018’de Yoga Alliance’ın E- RYT 500 Sertifikasını almaya hak kazandı. 2013 senesinden itibaren çeşitli yoga merkezlerinde ders vermeye başlayan Çolakoğlu, 2017 yılında Githa Yoga ekibine katıldı ve stüdyonun ana hocalarından biri oldu. Bu dönemde stüdyonun büyümesi için kurucu ekip ile birlikte çalıştı, atölyeler ve eğitimler verdi. Çolakoğlu, yoga uzmanlık programları düzenleyerek uzmanlar yetişiyor. 200 ve 300 saatlik temel ve ileri yoga uzmanlık programları ve kamplar düzenliyor. 2021’de bu mesleğini stüdyo sahipliğine dönüştürmüştür. Kadıköy, Moda’da kurulan, Yoga ve Ayurveda merkezi Goa Yoga’nın kurucu ortağıdır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale