X

Salt’ın yeni sergileri Mayıs ayında başlıyor

Şehirde bahar rüzgarları eserken kültür-sanat etkinliklerinin tadı da şüphesiz ki bu mevsimde bir başka. En güzel sergilerin nabzını tutan Salt’ın yeni sergileri Mayıs ayında başlıyor. Salt Beyoğlu ve Salt Galata’da iki yeni sergiye, bir dizi ses enstalasyonu ile kamu programları eşlik edecek.

2050+ tasarım stüdyosunun Havaya Dair enstalasyonu Salt Beyoğlu’ndaki Forum alanında; sanatçı Itziar Barrio’nun Öyleyse En Başa Dönelim sergisi Salt Galata’da sunulacak. Salt Beyoğlu’nun dördüncü katındaki Kış Bahçesi’nde ise Haziran 2024’ten Mart 2025’e Özcan Ertek, Fulya Uçanok, Ömer Sarıgedik, Zeynep Hatipoğlu ve Passepartout Duo’nun ses enstalasyonları yer alacak.

Salt Beyoğlu’nda Enstalasyon: Havaya Dair

1*

Disiplinlerarası tasarım stüdyosu 2050+ tarafından Salt Beyoğlu’ndaki Forum alanı için tasarlanan Havaya Dair, materyal, işitsel ve görsel deneyler üzerinden hava kirliliğine dair unsurları somutlaştırmayı amaçlıyor.

Enstalasyon, bir dizi müdahale aracılığıyla ziyaretçileri havanın maddeselliğiyle ilişki kurmaya teşvik ediyor. Havaya nüfuz eden ve hava yoluyla yayılan zehirli maddelerin yanı sıra bu zehirliliğin işaret ettiği toplumsal ve politik sonuçları, yerel ve küresel izlekleri, gezegen ölçeğindeki inkâr edilemez bağıntıları da irdeliyor. Havanın, bir bölgedeki faaliyetlerin binlerce kilometre ötedeki insan ve insan olmayan nüfusları etkileyebilen ortak bir alan olmasından yola çıkan sergi, temiz ve solunabilir havanın müşterek ve evrensel bir hak olduğu bir dünya için kolektif eylemin gerekliliğine de vurgu yapıyor.

8 Mayıs-18 Ağustos tarihlerinde Salt Beyoğlu, Forum’da sunulacak Havaya Dair, İstanbul İtalyan Kültür Merkezi iş birliğiyle gerçekleştirilmektedir. Sergiye, video işlerin sunulduğu bir gösterim programı eşlik edecek.

Salt Galata’da Itizar Barrio’nun Madde Üçlemesi: Öyleyse En Başa Dönelim

2*

Öyleyse En Başa Dönelim sergisi, sanatçı Itizar Barrio’nun Madde Üçlemesi’ni oluşturan video işleri bir araya getiriyor. Üçlemenin ilk bölümü A Demon that Slips into Your Telescope While You’re Dead Tired and Blocks the Light (Sen Yorgun Düşmüşken Teleskobuna Girip Işığı Kesen Şeytan) (2019), bilim insanları ve teknoloji uzmanlarının dünyaya bakışımızı nasıl etkilediğini irdelerken “nesnel” bilgi alanlarını şekillendiren toplumsal sistemlere ve iktidar yapılarına odaklanıyor. ROBOTA MML (2019-2023), Çekçe zorunlu çalışma anlamına gelen robota kelimesinden türetilen ve ilk kez Karel Čapek’in 1920 tarihli R.U.R. oyununda kullanılan “robot” kavramının etimolojik kökenlerini takip ediyor. İnsan emeğinin özgürleşmesi için robotların üretildiği bir fabrikada geçen bu oyunun karakterleri, Barrio’nun işinde sınıf bilinci, biyoiktidar, kimlik ve toplumsal cinsiyete duyarlı güncel bir bağlama yerleştiriliyor. Barrio’nun, sanatçı ve besteci Seth Cluett ile birlikte ürettiği Particle Matter (Parçacıklı Madde) (2021) ise maddi dünya ve bilimsel araştırmanın yanı sıra insan deneyiminin duyusal boyutlarını keşfe çıkıyor. Üçlemeyi oluşturan bu çalışmalarda, bilim insanlarından teknoloji çalışanlarına, vücut geliştirmeciden robotik mühendisine, farklı alanlardan uzmanların görüşlerine de yer veriliyor. 

Öyleyse En Başa Dönelim, ortak varoluş fikriyle hafıza, duyumsama ve deneyimin merkezi olarak bedenin işlevine dair açılımlar barındırıyor. Zaman, mekân ve kolektif deneyimin kesişimlerine dikkati çekerken, daha geniş toplumsal bağlamlar ile bireyleri bir arada tutan bağlantıları yeniden düşünmeye davet ediyor.

23 Mayıs-29 Eylül tarihlerinde Salt Galata’da yer alacak Öyleyse En Başa Dönelim sergisi, BBVA Vakfı’nın desteğiyle gerçekleştirilmektedir.

Salt Beyoğlu’ndaki Kış Bahçesi’nde Ses Enstalasyonları

3*

Haziran 2024’ten Nisan 2025’e Salt Beyoğlu’ndaki Kış Bahçesi’nde sunulacak Bitkiler ve Bitkileri Sevenler için Sıcacık Toprak Sesleri programı, adını elektronik müziğin öncülerinden Mort Garson’ın bitkiler için hazırladığı Mother Earth’s Plantasia (1976) albümünden alıyor. L’Internationale’nin Museum of the Commons [Müşterekler Müzesi] projesi kapsamında hazırlanan programda, Özcan Ertek, Fulya Uçanok, Ömer Sarıgedik, Zeynep Hatipoğlu ve Passepartout Duo’nun ses enstalasyonları yer alacak.

Görsel kredileri
1* Itziar Barrio’nun ROBOTA MML (2019-2023) videosundan bir kare – Sanatçının izniyle
2* Itziar Barrio’nun ROBOTA MML (2019-2023) videosundan bir kare – Sanatçının izniyle
3* 2050+ tasarım stüdyosunun Salt Beyoğlu’ndaki Havaya Dair sergisi için hazırladığı görsel

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale