X

Sağlıksız beslenmenin zararları ve vücudumuza etkileri nelerdir?

Vücudumuza aldığımız gıdalar hem zihinsel hem de fiziksel sağlığımızı etkiler. Sağlıksız bir beslenme, aşırı yeme, her gün ihtiyacımız olan sağlıklı gıdaları yeterince tüketmeme, tuz ve şeker bakımından fazla miktarda yiyecek ve içecek tüketme gibi şeyleri içermektedir.  Ne kadar çok sağlıksız yiyecekler tüketirsek, vücudumuzun ihtiyaç duyduğu besleyici ögeleri tüketme olasılığımız o kadar düşük olur.

Sağlıklı beslenmezsek ne olur: Sağlıksız beslenmenin zararları ve vücudumuza etkileri

Brokoli ve çikolatalı kek arasında bir seçim yapmak zorunda kalsaydık, çoğumuzun tercihi kekten yana olurdu. Peki, sağlıklı besinlere kıyasla, işlenmiş gıdaları veya şekerli atıştırmalıkları daha fazla tükettiğimiz zaman vücudumuz nasıl etkileniyor?

Depresyon riskini arttırır

Sağlıksız beslenme alışkanlıkları, beyin fonksiyonlarında ve kan şekeri kontrolünde dolaysıyla da ruh halimizde önemli bir rol oynamaktadır. 2010 yılında American Journal of Psychiatry’ de yayınlanan bir çalışmada, sebze, meyve, balık, et ve tam tahılları içeren ”geleneksel” bir diyet uygulayan katılımcıların; rafine edilmiş tahıllar, şeker ve işlenmiş gıdalar açısından zengin olan ”batı” bir diyet uygulayan katılımcılara göre daha az depresif rahatsızlıklar yaşadıkları ortaya çıktı.

Beyin işlevselliğini azaltır

Şeker ve yağ oranı yüksek olan bir beslenme, öğrenme ve hafıza oluşumuna yardımcı olan beyin peptitlerinin aktivitesini baskılar. 2011 yılında American Journal of Clinical Nutrition’da yayınlanan bir çalışmada, sadece beş gün boyunca fazla miktarda kalori, tuz ve yağ içeren gıdalar tüketen sağlıklı kişilerin bilişsel testlerde kötü performans gösterdikleri bulundu.

Kalp hastalıklarına neden olur

Yağ, kolesterol ve şeker içeriği yüksek, meyve, sebze ve tam tahıl tüketimi düşük bir beslenme, yalnızca yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol riskini değil aynı zamanda koroner kalp hastalığı ve damarların daralmasıyla oluşan ateroskleroz riskini arttırır. Bu hem kalp krizine hem de inmeye sebep olabilir.

Kilo almaya yol açar

Beslenme alışkanlıklarımız ve vücut ağırlığımız arasında güçlü bir bağ vardır. Araştırmalar, yağ ve şeker bakımından yüksek enerjili bir diyet tüketen bireylerin vücut ağırlığı ve vücut yağ yüzdelerinin daha fazla olduğunu göstermektedir. Vücudumuzdaki yağ miktarının artmasıyla birlikte tip 2 diyabete yakalanma olasılığımız artar. Ayrıca fazla miktarda rafine edilmiş gıdaların tüketimi kan şekeri seviyelerinin hızlı dalgalanmalarına sebep olur.

Demans riskini arttırır

İnsülinin pankreasta üretildiğini ve vücuda yakıt kazandırmak için glikozun taşınmasında yardımcı olduğunu biliyoruz. İnsülin beyinde de üretilir, burada sinir hücreleri arasındaki sinyaller taşımaya ve anıları şekillendirmeye yardımcı olur. Brown Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, çok fazla yağlı ve şekerli yiyecek tüketimi vücudumuzdaki insülin düzeylerini önemli ölçüde arttıracağını göstermektedir. Tip 2 Diyabet durumunda olduğu gibi insülin düzeyleri yükseldiğinde beyin bu hormona tepki vermeyi durdurur ve buna direnir. Bu hızlı düşünme, hatırlama veya yaratma yeteneğimizi kısıtlayabilir, böylece alzheimer riskini arttırır. 

Bağırsak problemlerine sebep olur, sağlıksız gıdalardan yüksek olan bir beslenme ile vücudumuzun ihtiyacı olan lif miktarını karşılayamayız. Bu da sindirim sistemimizde  hazımsızlığa, mide yanmasına, ishale ve kabızlığa yol açabilir.

Osteoporoz riskini arttırır

Şekerli ve işlenmiş gıdalarla yüksek bir beslenme daha az kalsiyum, fosfat alımına sebep olur. Bu da daha az kemik yoğunluğu ve daha zayıf kemik anlamına gelmektedir.

 Kan basıncının yükselmesine neden olur

Beslenmemizde yeteri kadar su tüketiminin olmaması, sodyum ve doymuş yağların yüksek olması yüksek tansiyona neden olabilir. Dünya Sağlık Örgütü, yüksek kan basıncının ve kardiyovasküler hastalıkların önlenmesi için günde kişi başına en fazla 5 gram tuz alımını önermektedir.

 Sağlıklı beslenme bizi sadece iyi hissettirmekle kalmaz aynı zamanda birçok hastalığa yakalanma riskimizi azaltır. Yeterli ve dengeli beslenme sağlıklı yaşamın önemli bir parçasıdır. Sağlıksız bir beslenmenin sonuçlarını önlemenin yolu sağlıklı beslenme kalıpları oluşturmaktır. Değiştirmek istediğiniz beslenme alışkanlıklarını tanımlayın ve bunu yavaş yavaş yapın. Kendi kendinize uygulamaya çalıştığınız sağlıklı bir beslenmede vücudunuzun ihtiyaç duyduğu enerji ve besin ögelerini sağlayamayabilirsiniz. Bu nedenle  dengeli beslenme için bir diyetisyenden yardım almayı unutmayın.

Diyetisyen Selvi Akman: Kurucusu olduğu Beşiktaş Dietista Diyet Merkezi'nde diyetisyen. Okan Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünde yüksek lisansına devam etmekte. Trakya Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden 2014’te mezun oldu. Kilo verme, kilo alma, ideal kiloyu koruma, sporcu beslenmesi, anne-çocuk beslenmesi, hastalıklarda beslenme, vegan-vejetaryen beslenme, iyi yaşam gibi birçok konuda bireysel ve kurumsal beslenme danışmanlığı veriyor. Bir diyetisyen olarak sağlıklı ve bilinçli beslenme ile ilgili bilimsel verilerin doğrultusunda yazılar yazıyor. Farklı lezzetler denemeyi, sağlıklı tarifler oluşturmayı, farklı şehirler ve ülkeler görmeyi ve yüzmeyi seviyor. Daha detaylı bilgi için kendisine diyetisyenselviakman.com sitesinden ulaşabilirsiniz.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale