X

Sağlık için tabaklarınıza renk katın: Sofranızdaki renkler size ne söylüyor?

Gün içinde kaç farklı besin tüketiyorsun? Yoksa hemen hemen her gün aynı şeyleri mi yiyorsun? Aslında bu sadece senin değil, hepimizin ortak sorunu. Küresel olarak çok küçük bir besin yelpazesi etrafında dönüp duruyoruz. Küresel gıda arzının %75’inin sadece 12 bitki ve 5 hayvan türünden geldiğini söylersem belki söylediklerimi daha iyi anlarsın.

FAO’ya göre insanlık tarihi boyunca gıda amaçlı 6000 bitki türü ekilip biçilmiş ama şu anda bu 6000 türden sadece 8’i günlük kalori ihtiyacımızın %50’sini karşılıyor. Yani aslında çeşitli beslenmiyoruz ve maalesef bu, sağlığımızı olumsuz etkiliyor. Birçok sağlık sorununun ve hatta obezitenin bile altında yetersiz ve dengesiz beslenme yatıyor.

Sağlıklı beslenmede asıl amacımız, tek bir besine veya besinlere bağlı kalmadan rengarenk ve çeşitli beslenmek. Tabağına koyduğun besinlerin kalorisi kadar, hatta belki ondan çok daha önemli bir şey var ki, o da renkleri! Her besin, ona özel sağlık faydalarını renklerinin altında saklıyor. Ne kadar renkli ve çeşitli beslenirsen besinlerin gücünden de o kadar faydalanmış oluyorsun.

Peki tabağındaki renkler sana neler söylüyor merak ediyor musun?

Kırmızı

Genellikle domatesle adını duymaya alışkın olduğumuz likopen aslında kırmızı renkteki bütün sebze ve meyvelere rengini verir. Likopen, kanser riskini azaltmaya ve kalp sağlığını desteklemeye yardımcı olan güçlü bir antioksidandır. Özellikle prostat kanseri üzerinde olumlu etkilerini gösteren çalışmalar var. Bunun yanı sıra akciğer hastalığına karşı koruma sağladığı ve vücuda zarar veren serbest radikallerin uzaklamasına yardımcı olduğu da biliniyor.

Kırmızı ne yerim?

  • Çilek
  • Kızılcık
  • Ahududu
  • Domates
  • Kiraz
  • Elma
  • Pancar
  • Karpuz
  • Kırmızı üzüm
  • Kırmızı biber
  • Kırmızı soğan

Turuncu ve sarı

Bu gruba rengini veren ise karotenoidler. Özellikle betakaroten, karotenoidler arasında en bilinenlerdendir. Vücutta sağlıklı mukozanın oluşumu ve göz sağlığının korunmasına yardımcı olan A vitaminine dönüştürülür. Lutein adı verilen bir başka karotenoid ise göz sağlığı için önemlidir ve körlüğe yol açabilecek katarakt ve yaşa bağlı makula dejenerasyonunu önlediği biliniyor.

Turuncu ve sarı ne yerim?

  • Havuç
  • Balkabağı
  • Mısır
  • Tatlı patates
  • Sarı biber
  • Portakal
  • Muz
  • Ananas
  • Mandalina
  • Kayısı
  • Şeftali
  • Kavun

Yeşil

Yeşil renkteki besinler kanserle savaşta en ön sıralarda. İzosiyanat, karotenoid, indol ve saponinler gibi tümü kanser önleyici özelliğe sahip olan fitokimyasal içerir. Ispanak ve brokoli gibi yeşil yapraklı sebzeler de ayrıca önemli vitaminlerden biri olan folat kaynağı.

Yeşil ne yerim?

  • Ispanak
  • Lahana
  • Kuşkonmaz
  • Enginar
  • Brokoli
  • Brüksel lahanası
  • Nane
  • Maydanoz
  • Kekik
  • Kivi
  • Avokado
  • Yeşil çay

Mavi ve mor

Mavi ve mor renkteki besinlere hem rengini hem de sağlık faydalarını veren özel bileşenler ise antosiyaninler. Bu antioksidan bileşik, hücreleri hasardan koruyan ve hücre yaşlanmasını geciktiren, kanser, felç ve kalp hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olan antioksidan özelliklere sahiptir.

Mavi ve mor ne yerim?

  • Yaban mersini,
  • Böğürtlen,
  • Kuru üzüm
  • Kuru erik,
  • Patlıcan,
  • Erik,
  • İncir,
  • Mor lahana

Beyaz ve kahverengi

Beyaz meyveler ve sebzeler, antitümör, antiviral ve antibakteriyel özelliklere sahip allisin içerir. Özellikle sarımsak allisin açısından oldukça zengin olan besinlerden biridir. Kaempferol ve quercetin de bu gruptaki besinlere antioksidan özelliği katan diğer faydalı bileşenlerdir. Ayrıca muz, patates gibi bazı beyaz besinler de önemli bir mineral olan potasyumun iyi kaynaklarıdır

Beyaz ve kahverengi ne yerim?

  • Soğan
  • Sarımsak
  • Karnabahar
  • Pırasa
  • Turp
  • Mantar

İlginizi çekebilir: Ruhunuza iyi gelen gıdalar seçin: Sağlıklı beslenerek depresyon riskini azaltabilirsiniz

Betül Karakuş: 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Üniversite eğitimi süresince, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi onkoloji, nutrisyon destek, poliklinik ve dahiliye bölümlerinde ve Özel Ankara Güven Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde çocuk beslenmesi üzerine; T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarıyla tamamladı. Diyabet diyetisyenliği, kardiyoloji diyetisyenliği, sporcu diyetisyenliği kursları başta olmak üzere bir çok eğitim ve kurs programına katıldı. Nisan 2014 tarihinden itibaren Mezura Kliniği’nde diyetisyen olarak çalışmaya başlayan Betül Karakuş; Mezura’nın wellness çalışmalarının yönetimi ve koordinasyonundan sorumludur. Ayrıca Mezura Kliniği’nde hasta tedavi ve eğitimi konularında, bilimsel yayın takip ve uygulama geliştirme konularında Uzm. Dyt Dilara Koçak’a yardımcı oluyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale